gece kuşağı

gece kuşağı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·200 syf.·
2017 27. kitabı
Turan Bozkurt
8.5/10 · 54 okunma
Reklam
10/10
·204 syf.··
Beğendi
·
2017 25. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Aralık 2017 21:32
Türk Solu Gazetesi'nin baş yazarı, Ulusal Parti Genel Başkanı, gazeteci, siyasetçi bugüne kadar toplam 24 kitap yazmış Gökçe Fırat, 15 Temmuz darbe girişiminden sonra fetöcü suçlamasıyla ilk tutuklanan Atatürkçü ve muhalif çizgideki gazeteci. Kitapta fetöcü iftirası ile yargılandığı davasında yaptığı savunmanın tam metni var. Kendi ifadesiyle: "Ben Atatürkçüyüm! Laikim, ateist değil!... Müslümanım, şeriatçı değil!... Devrimciyim, terörist değil!... Ulusalcıyım, gayri milli değil!..." Kitabın başında Annesi Sevim Tural anlatımıyla Gökçe Fırat'ın çocukluk, ilk gençlik yıllarından bugüne nasıl bir insan olduğunun kısa bir portresi çizilmiş ve siyasi mücadelesi, muhalif duruşu nedeniyle iktidarla yaşadığı hukuki mücadeleler anlatılmış. Devamında mahkeme savunmasının tam metni bulunuyor. Burada uzun bir savunma yapmış olduğu görülüyor. Savunmasında; öncüsü ve kurucusu olduğu Türk Solu hareketinin gazete yayınlarının kurulduğu 2002 yılından bugüne muhalif tavrını ve yayın çizgisini, mahkemeye delil olarak sunduğu Fetullah karşıtı gazete kapaklarını, kendisine Fetullah tarafından açılan davaları, "Türk Ordusu'nun Tasfiyesi" ile "Paralel Devletler Savaşı" kitaplarında 15 Temmuza gelinen süreçle ilgili bir aydın olarak yaptığı uyarı ve önerilerinin neler olduğunu ayrıntılı olarak anlatıyor. Bugünlerde Türkiye tarihinin kırılma dönemlerinden birine tanıklık ediyoruz. Tarihe not düşmek, ileride bugünleri yaşayanların neler yaptığı ve nelerle karşılaştığını anlamak ve değerlendirmek adına önemli bir kitap olduğunu düşünüyorum. Atatürkçüyüm ve bu ülkede olan biten beni ilgilendiriyor diyen vatandaşın bu kitaplarda anlatılanları bilmeye hakkı var. Öyleyse buyursun okusun.
Hukuk
Silivri SavunmasıGökçe Fırat · İleri Yayınları · 20175 okunma
İstanbul Destanı
İstanbul deyince aklıma martı gelir. Yarısı gümüş, yarısı köpük Yarısı balık, yarısı kuş. İstanbul deyince aklıma bir masal gelir, Bir varmış, bir yokmuş. İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir Anadolu`da, toprak damlı bir evde Gülcemal üstüne türküler söylenir. Süt akar cümle musluklarından Direklerinde güller tomurcuklanır. Anadolu`da, toprak damlı bir evde çocukluğum Gülcemel`le gider İstanbul`a Gülcemal`le gelir. İstanbul deyince aklıma Bir sepet kınalı yapıncak gelir Şehzadebaşı`nda akşam üstü Sepetin üstünde üç tane mum Bir kız yanaşır, insafsızca dişi Boyuna, posuna kurban olduğum Kalın dudaklarında yapıncağın balı Tepeden tırnağa arzu dolu Sam yeli söğüt dalı harmandalı Bir şarap mahzeninde doğmuş olmalı Şehzadebaşı`nda akşam üstü Yine zevrak-ı derunum Kırılıp kenara düştü İstanbul deyince aklıma Kapalıçarşı gelir
Sayfa 147 - (Sayfalar 147-160)·Kitabı okudu
Şiir
KARADAYI’YA MEKTUP
Bursa’nın Orhaneli kazasının Çöreler köyünden Karadayı Acep böyle yazsam zarfın üstüne Postalar iletir mi ona Benim altı yıldır cepte taşınmış Kenarları püskül püskül aşınmış merhabayı Kusura bakma Karadayı Nasılsa bir yerde unutmuşum Senin çoban armağanı nikel tabakayı Ama o ince belli, kınalı çilli su kabakları Hâlâ masamın üstünde durur Sallandıkça çın çın öter çekirdekleri Bunlardan bir tanesini Köy mektebinde öğretmen kardeşime verdim Bütün yaz su kabaklarıyle donandı bahçesi Bir çekirdek verdik bir bahçe doldu Can sağlığı bundan ötesi Ama diyeceğim o değil Karadayı Sene bin dokuz yüz kırk altıydı Aylardan Ağustos ayı Senin bende asıl şu sözün kaldı: Bana öyle bir öğretmen gönder ki Hem ölü yıkasın Hem teravi kıldırsın Hem eski yazıyı söktürsün Hem yenisini belletsin Bizim köy otuzbeş hane Birden fazla hocayı neylesin netsin?
Sayfa 195·Kitabı okudu
Şiir