Kimileri artık böyle tipler kalmamıştır derler. Ama heyhat! Yanılırlar. Nozdryev’ler öyle kolay kolay silinmezler ortadan. İçimizde bunların çoğu yaşar; ama herhalde kılık değiştirdiklerinden olacak, derin düşünmesini bilmeyen kimseler böylelerini hiç göremezler.
Mezar açıldığında bütün bu korkunç insan kemikleri arasında iki tane iskelet bulundu. Bu iskeletlerden biri ötekini acayip bir şekilde kucaklamıştı. İskeletlerden birisi bir kadına aitti, öteki de bir erkeğe. Belkemiği çarpık, başının omuzlarına gömülü, bir bacağının ötekinden daha kısa olduğu görülmekteydi. Bu adamın asılmadığı apaçık ortadaydı. Kendi ayağıyla buraya gelip burada ölmüştü. Erkek iskeletini, kucaklamış olduğu kadın iskeletinden ayırmak istedikleri zaman acayip bir şey oldu: İskelet toza dönüşüp yerlere dökülüverdi.
“Hadi, devam et,” dedi Lennie. “Nasıl olacak? Küçük bir yer alacağız…”
“Bir de ineğimiz olacak,” dedi George. “Belki domuzumuz, tavuklarımız da… düzlüğe biraz… yonca ekeriz…”
“Tavşanlar için,” diye bağırdı Lennie.
George “Tavşanlar için,” diye yineledi.
“Ve tavşanlara ben bakarım.”
“Ve tavşanlara sen bakarsın.”
“Hadi, anlat George. Ne zaman olacak bu?”
“Yakında.”
“Seninle ben.”