Dine Karşı Din

8,5/10  (37 Oy) · 
111 okunma  · 
26 beğeni  · 
1.813 gösterim
Dr. Ali Şeriati, kendi kullandığı terim ile ifade edecek olursak, "Safevi Şiiliği" mensubu bir bilim adamı değildir. rnŞeriati, 1977de 44 yaşında iken dünya hayatı son bulmuş genç ve heyecanlı bir bilim adamıdır. Onun dini eğitim ve inancının sağlamlığı, istisnasız bütün eserlerinde görülür. O, genç yaşında şehid edileceğini biliyormuşcasına, söylenmemiş bir şey kalmasın diye coşku içinde, bütün düşüncelerini heyecanlı bir uslup ve tevhidi bir anlayışla aktarmaktadır.rnŞeriatinin düşünceleri temelde doğru ve istisnasız iyi niyetle ileri sürülmüş düşüncelerdir. Ne var ki bazı değerlendirmeleri ilk bakışta sarsıcı gelebilir. Böyle bir değerlendirme ile karşılaşıldığında derhal yazar hakkında kötü zanna sahip olunacak yerde; yazının, kitabın veya konuşmanın bütünü değerlendirilirse, yazarın yanlış anlamaları önlemek için sık sık yaptığı açıklamalarla, aynı düşünceye okuyucuyu alıştırdığı ve bu değerlendirmenin "belki de" yanlış olmadığı görülecektir.rnYazar, elinizdeki konuşma metninde "Din Halk Yığınlarının Afyonudur" sloganını ele almakta ve İslami açıdan eleştirisini yaparak doğru sonuca varabilmenin metod ve yollarını göstermeye çalışmaktadır.rnDr. Şeriatiyi rahmetle anıyor, bu çevirinin de üzerinde düşünülmeye değer bulunacağını ümid ediyoruz.SİTErn
  • Baskı Tarihi:
    Aralık 2005
  • Sayfa Sayısı:
    95
  • ISBN:
    9789753500180
  • Orijinal Adı:
    Mezheb Aleyhi Mezheb
  • Çeviri:
    Prof. Dr. Hüseyin Hatemi
  • Yayınevi:
    İşaret Yayınları
  • Kitabın Türü:
Ayten Ernaz Tiryaki 
25 May 11:48, Kitabı okudu, 2 günde, Beğendi, 10/10 puan

Bu kitap, gece toplantı ve sohpet konuşmalarından derlenmiş anladığım kadarıyla.
Bilinenin aksine hiç bir toplumda, hiç bir zaman inançsız (dinsiz) bir zümre yaşamadığını, Peygamberimiz İslamiyeti yaymaya çalışırken de bozulmuş dinî inanışların var olduğunu, yaşandığını ve dönemin çıkarcıları (para ve guç sahipleri )tarafından yaşatılmaya çalışıldığını; yani yeni düzen istemeyenlerin, aslında bir reform dini olan Islamiyetin'in gelişine muhalefetinin kaçınılmaz olduğunu ve bu kişilerin Kuran'daki İslamiyeti çıkarları doğrultusunda bozup değiştirmeye çalışacaklarını; her zaman dinin dine savaşının varolduğunu ve olacağını,...Ve daha bir çok konuyu, akademisyen bilgeliğinde ama bir öğretmen sabrıyla çok güzel anlatmış Şeriati...

Bilgilenmek, bilgilendirmek isteyenlere tavsiyemdir!

Rezzan 
28 Kas 21:19, Kitabı okudu, 13 günde, 10/10 puan

İnsana ve insan haklarına hizmet etmeyen, statükonun savunuculuğunu yapan idare şeklinin ve düşünce yapısının Hak dinlerinden ayrı tutulması gereken şirk dini olduğunun altı kalın çizgilerle çizilmiş.
Tarihin hiç bir döneminde Dinin dinsizlikle savaşmadığı, dine karşı gelenin din olduğu vurgulanmış.
Hak dinler tebliğ edildiğinde, mevcut dinin direnişiyle karşılaşmış, din din ile çatışmıştır.
Hak dini kabul edenler arasında ortaya çıkan çıkar odakları ise süngülerinin ucundaki kutsal kitaplarla, toplumları sınıflandırarak, kutuplaştırarak din ile dini karşı karşıya getirmiştir.
Allah'ın Peygamberler vasıtası ile tebliğ ettiği dinin işaret ettikleri ile şirk dininin işaret ettiklerinin farkını anlayabilmemiz açısından önemli ve okunması gereken bir kaynak olduğunu düşünüyorum.

Ali Şeriati'yle tanışma kitabım oldu. Tanışma kitabı için muazzam bir seçim olduğunu söylemem gerek. Şirk ve küfür kavramlarıyla başlayan kitap, bizi çok farklı bir bakış açısına sürüklüyor. Bunu ancak bir sosyolog söylerdi diyeceğiniz tespitler yapıyor. Kısa ve öz bir kitap. Kitabı Fecr Yayınları çevirisinden okumanızı tavsiye ederim. Çok güzel ve özenle hazırlamışlar. Diğer baskıları karşılaştırdım ama kesinlikle en iyisi Fecr baskısı.

fatıma zehra 
30 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Dine karsi din oncelikle yazarin sosyoloji kimligi on plana cikarilarak okunmasi gereken bir kitap. Dine karsi din kavrami toplumun olmasi gereken dinden ziyade bu dini temel alan kendine has bir din olusturdugu tespitinde bulunur... Okurken hak vereceginiz cok tespitlerin oldugu guzel bir kitap

Cebrail Öz 
13 Kas 2012, Kitabı okumadı, Puan vermedi

ali şeriati bu kitabında dine karşı din kavaramını anlatırken bazı insanların yanlış anlamamaısnı ifade eder. yine ali şeriatinin en önemli eserleri arasında sayılan bu eseri kafasında laikliği barındıran islamdan yoksun insanlarınyeniden dirilmesini fels

kevser 
01 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitabı tek cümlede özetlemek gerekirse: "Gerçek Islam bu değil." cümlesini kurmak gerekir. Devamlı dalga geçilen, alay etmenin zeka belirtisi sayıldığı günümüzde, bu cümle de o istihzalardan epey bir nasibini alıyor malumunuz. "Ne ulan bu gerçek Islam? O değil, bu değil, hangisi o zaman?" diye soruluyor ya, cevabın bir ucu da bu eser işte!
Ali Şeriati'nin bir konferans sırasında sunduğu konuşmanın metni olan bu eser, dini hak din ve şirk dini (bence din değil inanış.) olarak ikiye ayırıyor. Şirk dinini ise baş edilmesi kolay bir din olarak tanımlıyor. Baş edilmesi zor olan ise mızrağının ucuna Kur'an'ı takmış olanların savunduğu gizli şirk imiş. Ne kadar doğru. Birbiriyle savaş halinde olanlar dinsizler ile dindarlar değil hak dinine inananlar ile şirk dinine inananlar. Çünkü dinsiz olan kimseler tarih boyunca hiçbir topluluk kuramamışlar; ekonomik, sosyal hiçbir oluşum gerçekleştirememişler. Tarih boyunca insanlar öyle ya da böyle bir şeye inanmışlar. Evet doğru.

Kitabın genel fikrine katılmakla birlikte çevirmenin düştüğü bazı notlar Ali Şeriati hakkındaki olumlu görüşüme gölge düşürdü diyebilirim. Çünkü bazı ayet ve hadisleri çok farklı ve alakasız şekilde dayatmaya çalıştığı çevirmenin notlarıyla anlaşılıyor. Kesin kanaat sahibi olmam için hakkında çok şeyler okumam gerekiyor.

Kitabı okumaktan gayet memnunum. Kendisini iyice tanımak için istek oluşturdu bende. Tavsiye ederim.

gcccghjbvfxdf 
22 Eyl 2015, Kitabı okudu, 6 günde, Beğendi, 10/10 puan

arkadaşlar kitabı bitirdim çok güzel bir eser fecr yayın evinin çevirisinden okudum bir kesiti sizinle paylaşacam
Her zaman geçmişinde tükettiğine karşılık geleceğini satmalı.Satın alacak gücü vermedikleri halde yüklenen bu ihtiyaçları temin etmek için gelecek satma, bir ömür satma....Beni muhtaç kıldıklarından ve param daolmadığından buna karşılık olmak üzere mecburen geleceğimi satışa çıkarıyorum.İşte modern kölelik ve' kölelerin özgürlüğü'dedikleri bu.

Medeni Gür 
17 Ağu 03:10, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

Suçlamadan saldırmadan ve cezalandırmadan gerçek anlamda eleştirel bir gözle bakabilmenin fotoğrafını çekmek bu olsa gerek. Tarih boyunca gerçek inancın yozlaşmış ve çürümüş olanın elinden çekmiş olduklarını ve hala da mevcut durumun devam ettiğini ortaya koyan bir baş yapıt. Ali Şeriatı nin dediği gibi "Sizi rahatsız etmeye geldim."sözünü doğrular nitelikte bir kitap okuyup da pişman olacak biri olacağını sanmıyorum saygılar ...

Ahsen B. 
29 Tem 2015, Kitabı okudu, 5/10 puan

Şeriati'nin daha önce iki kitabını okumuş ve beğenmiştim ama bu kitabını diğerleri gibi çok farklı bulamadım ne yazık ki. Bildiğimiz şeylerden çok da fazlası yoktu kitapta. İncecik bir kitap olunca dolu dolu olsun istiyor insan. Kimi zaman da tekrara düştüğünü gördüm. Dine Karşı Din maalesef beklediğim gibi bir kitap olmadı.

ihtiyar 
25 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Kitaptan alıntı eklemek istedim, ekleyemedim. Satır aralarından yapılacak alıntı, konunun bütününü ifade edemeyeceği için boşlukta kalır gibi oluyordu. Küfr, şirk, dinsizlik kavramlarıyla yola çıkarak Din'in karşısında dinsizlik savaşının olmadığını anlatıyor. Kitaptan bir bölüm size:
"Şirk dini tarihte iki şekilde devam etmiştir. Daha önce değindiğim gibi şirk dininin amacı, statükoyu savunmak ve muhafaza etmektir. Tarih boyunca insanların asil olan-olmayan, efendi-köle, sömüren-sömürülen, yöneten-yönetilen ve özgür-tutsak şeklinde iki kısma ayrıldığını görüyoruz. Bunların bir kısmı, yiyecek, içecek, altın ve soy sop sahibi iken, diğerleri herhangi bir şeye sahip değildir. Daima bir millet diğer milletlere egemen olmuş, bir sınıf diğer sınıfa tercih edilmiş ve bir aile diğer ailelere üstün tutulmuştur. Bu durum, statükonun muhafaza edilmesi ve savunulması sonucunu doğurmuştur. Bunun için de her bölgeye ait bir tanrı olmalıdır ki, her ırk ve her hanedan varlığını sürdürebilsin, anlayışı ortaya çıkmıştır."
Kitabı çeviren Prof. Dr. Hüseyin Hatemi kitabın önsözünde şunları söylemektedir: Şeriati’nin düşünceleri temelde doğru ve istisnasız iyi niyetle ileri sürülmüş düşüncelerdir. Ne var ki bazı değerlendirmeleri ilk bakışta sarsıcı gelebilir. Böyle bir değerlendirme ile karşılaşıldığında derhal yazar hakkında kötü zanna sahip olunacak yerde; yazının, kitabın veya konuşmanın bütünü değerlendirilirse, yazarın yanlış anlamaları önlemek için sık sık yaptığı açıklamalarla, aynı düşünceye okuyucuyu alıştırdığı ve bu değerlendirmenin ‘belki de’ yanlış olmadığı görülecektir.

2 /

Kitaptan 62 Alıntı

Ayten Ernaz Tiryaki 
25 May 19:57, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Ebuzer
"Evinde yiyecek bir şey olmadığı halde, kılıcını çekip de insanlara saldırmayan kimseye şaşarım! "

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati
Rezzan 
16 Kas 09:40, Kitabı okudu, İnceledi, 10/10 puan

Kelimelere muhtacız. Ne kadar izin ve imkan verirlerse o kadar anlatabiliyoruz. Anlatabilme gücümüz ne kadarsa kelimeler o kadar işimize yarıyor. Ne kadar anlayabiliyorsak o kadar anlatabiliyoruz yada yazabiliyoruz.

Dine Karşı Din, Ali Şeriati (Sayfa 11)Dine Karşı Din, Ali Şeriati (Sayfa 11)
yasemin 
20 Kas 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Ebu Zer: “evinde ekmek bulamayanın, toplumdan zorla almaya kalkışmayışına şaşarım” der (çeviriyi yapan Hüseyin Hatemi’nin notu: metinde Ebu Zer’den nakledilen söz şiddetli bir söz olduğundan, hafifçe yumuşatılmıştır. “Evinde azık bulamayan kişi nasıl olur da topluma kılıç çekerek karşı çıkmaz, şaşarım.” mealindedir). Ben bu sözü -kimin söylediğini bildirmeksizin- batı’da naklettiğimde, bazıları bunun Proudhon’un sözü olduğunu sanıyorlardı. “Bu ağırlık ve kesinlikte bir söz Proudhon’un ne haddine?” diyordum. Bazıları da “Dostoyevski söylemiştir.” diyordu. Dostoyevski, “bir yerde bir adam öldürülmüşse, suça katılmayanların da eline kan bulaşmıştır.” der. Bu da bir bakıma doğrudur. Fakat Ebu Zer’in ne dediğine dikkat edin! Ebu Zer’in bu sözü bir “din”in sözüdür, din adına konuştuğunu iddia eden bir din adamının değil! Fransız İhtilâli’nden sonra söylenmiş, çeşitli etkilerin ürünü bir söz de değildir. Fransız İhtilâli’nden çok önce, gıfar kabilesinin çevre şartları içinde söylenen bir sözdür. Yoksulluğu doğuran, yoksulluğun doğmasına sebep olan kişilere karşı ayaklanılması, aç olan kişinin kendisini sömüren kişiye karşı ayaklanması değil, toplumdan hakkını zorla istemesi belirtiliyor. Niçin topluma, herkese karşı? Çünkü herkes bu toplumda yaşamaktadır. Herkes sömürücü olmasa bile, bu toplumda yaşayan herkes, benim yoksul ve aç olmam dolayısı ile sorumludur… sömürücünün eylemine katılmış demektir.

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati

Şirk dininin temeli, bir grup insanı zenginleştiren, diğerlerini ise fakir bırakan ekonomik anlayıştır.

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati

Küfr, bir şeyin üstünü örtmek demektir. Nitekim Arapça’da, çiftçinin, ektiği tohumun üstünü toprakla örtmesi işlemine küfr denir.

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati

Allah'a, kendi koyduğun, yani kendi yonttuğun kurallarla ibadet edersen, onu kendi putun yaparsın." Demek ki Allah bizim için put olabilir. Allah'a nasıl ibadet edileceğinin kurallarını sen kendin koyduğun zaman, Allah adında bir puta tapmış oluyorsun. O Kur'an'da ki Allah olmuyor. Çünkü Allah ile diyaloğa girmiyorsun, kuralları tek yanlı olarak sen koyuyorsun. Allah'ı susan tanrı yapıyorsun. İşte bu da bir putlaştırmadır.

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati
yasemin 
18 Kas 2014, Kitabı okudu, Puan vermedi

Bir topluluk bir diğerini zorbalıkla yoksun kılabilir ve kendileri için hukuki, iktisadi ve toplumsal ayrıcalıklar kabul ettirebilir. ancak, bu durumun sürdürülmesi kolay değildir. tarih boyunca zorbalar, kaynakların başını tutuyorlar ve çoğunluğu yoksun bırakıyorlardı. fakat sürekli zorbalıkla durumun sürdürülmesi de mümkün değildir. işte şirk dini bu görevi üstlenmiştir. görevi, yoksun bırakılan insanların baş eğmesini ve durumun tanrı iradesi olduğuna inanmalarını sağlamaktır."

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati

İnsanların dini duygularını kullanarak kendisine ve sömürgeci güçlere menfaat sağlayanların sembolü olan Bel’am-i Ba’ur konusuna gelindiğinde ise Kur’an, hiçbir yerde kullanmadığı şu ifadeyi kullanmaktadır: “O, köpeğe benzer...”
Bu ifade ile Kur’an şunu kastetmektedir: Tarih boyunca zülüm, zillet, istismar, ayrımcılık ve cehalet böyle kimselerin çabalarıyla gerçekleşmiştir. İnsanların yeteneklerini körelten ve onları geri bırakanlar, büyük kahramanları ve yüce insanları öldürenler ve hak peygamberlerin bütün çalışmalarını akim bırakanlar böyle kimselerdir. Kur’an, lanetli şirk dininin tarihte yaptıklarını nefretle eleştirmek için bu ifadeyi kullanmıştır.

Dine Karşı Din, Ali ŞeriatiDine Karşı Din, Ali Şeriati