Dört Köşeli Üçgen

8,7/10  (3 Oy) · 
5 okunma  · 
4 beğeni  · 
493 gösterim
Edebiyatımızın özgün kalemlerinden Salâh Birsel hiciv sanatının en başarılı örneklerinden birini sunuyor. Dört Köşeli Üçgen, mekânın; birey algısı bakımından kırılarak yeniden yorumlanışı, belleğin ritimlerine karşı çıkış, ahlak totaliterliğine tepki olarak koyulan birkaç karışlık mesafe...

"Değil"lerin dünyasına hoş geldiniz.

"Ben bir gözlemciyim, uluslararası bir gözlemci.

Gece uyurken bile gözlemcilik görevimi elden bırakmam.
Gazinoda oturanlar, işportacılar, memurlar, müdürler, satınalma kurulu üyeleri, şoförler, karaborsacılar, önemli derneklerin genelyazmanları, orospular, hırsızlar, aydınlar hep benim gözlemim altındadır.

Ben, bu gözlemciliğe, çalıştığım Tütün Yaprakevi'nin deposunda alıştım.

İşimin, günün yirmi dört saatinde etrafı kolaçan etmek olması beni, ister istemez, kimi gerçeklere varmağa, gerçeklerin öteki yanlarını, üçüncü yanını, dördüncü yanını, beşinci, on beşinci, otuz beşinci yanını görmeğe götürüyordu.

Benim bu görevimi çokları anlamamıştır.

Gözlem gücümü depodaki işlere açık tutuşumun, tütünlerin havalandırılması gerektiğini şeflerime haber verişimin özel bir anlamı olduğuna kulak asmayanlar:

- Ulan, şuna açıkça bekçiyim desene, diye bana çıkışmışlardır."
(Tanıtım Bülteninden)
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2012
  • Sayfa Sayısı:
    128
  • ISBN:
    9789755703633
  • Yayınevi:
    Sel Yayıncılık
  • Kitabın Türü:
Aykut 
 03 Eyl 19:19, Kitabı okudu, 3 günde, Beğendi, 10/10 puan

İsmi çok entresan değil mi eserin? Dört Köşeli Üçgen. Dört köşesi nasıl olur bir üçgenin? Kitabı okuduktan sonra onun da mümkün olduğunu anlıyorsunuz. Elbette ki kitap yalnızca "bir üçgenin dördüncü köşesi" üzerine değil. Bu sefer bir gözlemci ile karşı karşıyayız. Ama nasıl bir gözlemci? Karakterimizin kendi ifadesiyle uluslararası bir gözlemci. Kitapta kendini anlatan karakterimize oldukça doğal gelen bir durum bu. Her şeyi ve herkesi gözlemliyor: Arka kapakta bahsedildiği üzere; gazinoda oturanlar, işportacılar, memurlar, müdürler... Fakat bu gözlemleri yüzünden başına gelmeyen kalmıyor. Bir açıdan Aylak Adam'ı anımsatan bir eser Dört Köşeli Üçgen. Topluma nesnel bir gözle bakmaya çalıştığı için karakterimiz eksiklikleri de hemen fark ediyor. Gözlemlerinin amacını, kendisi de net olarak belirtmediği halde okurken anlıyorsunuz: Totaliterlik. Totaliterlik kelimesini kullandığım için kitabın siyasi amaçlarının olduğu anlaşılmasın, bir ahlak totaliterliğinden bahsediyorum. Ahlak totaliterliği gölgesinde kaybolup gitmiş insanlar ve bu kayboluşları sürekli izleyen bir gözlemci. Gözlenenlerden kimi bir apartmandaki bir kadın, kimisi de bir kahvedeki hararetli havada tartışan bir adam. Karakterimize bunlar fark etmiyor. Seyrettiği şeyler ona herhangi bir anlam ifade etmiyor, o seyretme işinden hoşlanıyor. Dolayısıyla bu seyretme işi, gözlemcimize farklı şekillerde gözüküyor. Herkesin gördüğü şeyden farklı şeyleri görür hale geliyor. Tıpkı ışığın suda kırılması gibi, gözlemcimizin yaptığı gözlemler de zamanla ona daha farklı gelmeye başlıyor. Bu gözlem işinin öylesine bağımlısı haline geliyor ki, günde 24 saat gözlem yaparken bunu günde 48 saate, hatta günde 96 saate yükseltiyor. Günde 96 saat, evet. Gözlemcimiz bunun da mümkün olduğunu söylüyor bizlere. Ayrıca gözlem olayının yalnızca "göz" ile değil bütün vücudumuz ile yapılabileceğini öne sürüyor. Öyle ki, verdiği örnekle de bunu kanıtlıyor: Newton'ın da tam başına elma düştüğü sırada başının üst tarafı ile gözlem yaptığını örnek veriyor. Bir süre sonra varlığının sebebini gözleme bağlayıp, "gözlem yapıyorum demek varım" düşüncesine ulaşıyor. Doğruluk payı da yok değil gözlemcimizin öne sürdüklerinin. Gözlem yapamıyorsak, nasıl yaşayacağız? Fakat bunu da yapmayanların olduğunu, o kişilerin de vücudunun hiçbir kasını fiziksel anlamda kullanmadığını söylüyor. Gözlemde doğru veya yanlışın olmadığını da çeşitli gözlemlerini bize aktararak kanıtlıyor. Fakat her farklı insan gibi farklılığı insanların gözüne çarpmaya başlıyor. Bir süre sonra gözlem yapması suç haline geliyor. İnsanlar yadırgamaya başlıyor karakterimiz "ben gözlemciyim" dese de. Zaten bu hali de kitap boyunca devam ediyor. Zannımca Salâh Birsel, bir çığlığı anlatmış burada. "Değil"lerin dünyasında atılan bir çığlık. Gölgelerin karanlığında atılan bir çığlık mı demeliydim? Dört Köşeli Üçgen, gerek ismiyle gerekse de karakterimizin C.'yi anımsatan düşünce ve tavırlarıyla ilgi çekici ve gerçekten mükemmel bir eser. Sessiz çığlıkları atan insanların isminin olmadığı yönündeki düşünceye Salâh Birsel de sahip yanılmıyorsam. Çünkü karakterimiz kendiyle ilgili onlarca şeyden bahsederken, yalnızca isminden bahsetmiyor. Sessiz çığlık atan insanların ismi olmaz...

Littlefinger 
24 Mar 01:39, Kitabı okudu, 12 günde, Beğendi, 7/10 puan

Cumhuriyet'in ilk düşünce romanı, yazarın ise tek romanı konumuna sahip bir eser. Dili ve anlatılan hikaye akıcı fakat yer yer mantık sınırlarınız zorlanabilir.

Akın Burak Bahçekapılı 
11 Oca 14:59, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Birsel'in ilk romanıdır. Dili akıcı ve temiz olmasının yanında benim gibi uzun romanları takip edemeyecek olanların okuyabilecekleri kadar da kısadır.

Kitaptan 4 Alıntı

Aykut 
02 Eyl 22:20, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Bir düşünce kendiliğinden ya doğrudur, ya değildir. Değilse ona başkalarının katılması düşüncenin doğruluğunu göstermez.

Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel (Sayfa 41 - Sel Yayıncılık)Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel (Sayfa 41 - Sel Yayıncılık)
Aykut 
02 Eyl 19:54, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

Doğrusu ya, insanlar, kendi türlerine benzememeye, herkesten başka bir adam olmaya pek çok değer veriyorlardı. Ama çevrelerinden kaçmak, çevrelerinin üstüne çıkmak için attıkları her adım onları çevrelerine öykünmeye götürüyor, her davranış onları bulundukları yere çiviliyordu. İnsanlarda bir dışlanmak korkusudur gidiyordu.

Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel (Sayfa 25 - Sel Yayıncılık)Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel (Sayfa 25 - Sel Yayıncılık)
Hacer 
10 Şub 08:53, Kitabı okudu, Puan vermedi

Gözlemcilikte bütün düşünceler öndedir. Vitrinlerdedir. Bunları istediğiniz zaman avucunuza alabilir, istediğiniz biçimde bıçağınızı yüreğine saplayabilirsiniz.

Dört Köşeli Üçgen, Salâh BirselDört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel
Littlefinger 
 03 Nis 15:24, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 7/10 puan

Yaşamın ilkelerine uzanmış kitaplarda, insanoğlunun ömrünün ilk yarısını ikincisi yarısını beklemekle; ikinci yarısını da ilk yarısını anmakla geçirdiği yazılı olmalıdır.

Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel (Sayfa 113 - Sel Yayıncılık)Dört Köşeli Üçgen, Salâh Birsel (Sayfa 113 - Sel Yayıncılık)