Guermantes Tarafı Kayıp Zamanın İzinde - Üçüncü Kitap

9,5/10  (10 Oy) · 
20 okunma  · 
6 beğeni  · 
688 gösterim
"Kendi seçimimizle, iki güçten birine teslim olabiliriz: biri, kendi içimizden, derin duygularımızdan kaynaklanır, öteki dışardan gelir. Birinci güç, beraberinde doğal olarak bir mutluluk, yaratan insanların hayatından yayılan mutluluğu getirir. Dışımızdaki insanları harekete geçiren dürtüyü bizim içimize sokmaya çalışan diğer kuvvet ise, beraberinde haz getirmez...
Zaafları, kaygıları, tutkularıyla bir madlende canlanan burjuvazi... "Guermantas Tarafı", dev yapıt "Kayıp Zamanın İzinde"nin bir başka bölümü.
  • Baskı Tarihi:
    2000
  • Sayfa Sayısı:
    575
  • ISBN:
    9789753636032
  • Orijinal Adı:
    A La Recherche Du Temps Perdu - Le Cote de Guermantes
  • Çeviri:
    Roza Hakmen
  • Yayınevi:
    Yapı Kredi Yayınları
  • Kitabın Türü:

Kayıp Zamanın İzinde’nin üçüncü ve en uzun kitabı. Kitap önceki iki kitabın aksine diyaloglar şeklinde ilerliyor.
Guermantes Tarafı iki kısımdan oluşuyor. İlk kısımda bulunan diyaloglar dönemin en önemli olaylarından biri olan Dreyfus Olayı etrafında şekilleniyor. Burada Dreyfus Olayı’ndan bahsetmek istiyorum, çünkü Proust’un konu hakkındaki düşüncelerini anlayabilmek için bu oldukça önemli.
Var olan Yahudi düşmanlığına rağmen oldukça başarılı bir öğrenci olan Alfred Dreyfus yüzbaşı olarak Fransız ordusunda görev almış. Daha sonra haksız yere casuslukla itham edilerek idam cezası istemiyle yargılanmış. Bu durum, Yahudi düşmanlığı üzerinde, Fransa’yı ikiye bölmüş. Bir kısım Dreyfus’a haksızlık yapıldığını düşünürken bir kısım da Dreyfus’un idam edilmesini istemiş. İşte bu kısımda yer alan konuşmalar çoğunlukla Dreyfus Olayı üzerinden ilerlemektedir. Bu da Proust’un dönemin olayları hakkında hissettiği sorumluluğun göstergesi niteliğindedir. Kitabı okurken anlatıcımızın olaylar hakkındaki düşüncelerini net bir şekilde göremiyoruz ama Proust’un hayat hikayesine baktığımız zaman Dreyfus’u suçsuz bulduğunu görürüz.
İkinci kısım bilindik Proust cümleleriyle başlamaktadır, sonrasında yine diyaloglarla ilerlemektedir. Burjuva ve aristokrat kesimlerinin yaşantıları, birbirlerine karşı tutumları ve bu gruplara dahil olan insanların mizaçları şeffaf bir şekilde aktarılmış.
Okuduğum çoğu yorumda kitabın oldukça sıkıcı olduğu ve bitirmesi çok zor bir kitap olduğu belirtilmiş ama bana göre bu kitap Proust’un gelişimi açısından son derece önemli bir kitap. Kitabı önemli kılan özelliklere değinmek istiyorum:
İlk olarak kitapta ilk defa bir ölümden bahsediliyor. Bu ölüm sonrası anlatıcımızın yaşadığı duygular, okuyucuya etkili bir şekilde aktarılmış. Ölümün Proust üzerinde bıraktığı etkiyi görmek insanda değişik bir duyguya yol açıyor.
Kitabı önemli kılan başka bir özelliği ise yazarın sanata olan bakış açısını yansıtıyor olması. Yazarlar hakkındaki düşüncelerini net bir şekilde aktarmış. Victor Hugo, Anatole France, Vigny, Sophokles, Schiller, Balzac gibi yazarların üzerinde yürütülen sohbetler, yazarın bu yazarlar hakkındaki düşüncelerini yansıtıyor. Bu durum da gelişen ve değişen Proust’un en büyük göstergelerinden biri.
Bana göre kitapta fark edilmesi en zor olan şey; yazarın nesnelere ve öznelere yüklediği anlamların sürekli değişiyor oluşu. Tekrar görüştüğü bütün kişiler hakkında, yeni bir şablon oluşuyor kafasında. Burada değişen karşıdaki mi, yoksa yazarımız mı bunu anlamak da okuyucuya kalıyor.
Nesneleri anlamlandıran şey onlara yüklediğimiz duygular mıdır? Zihnimiz, sahip olmadığı ve uzaktan, üzerine anlam yüklediği nesneleri ulaşılmaz kılar. Ne zaman ki o nesneye veya olguya sahip oluruz, o zaman anlarız ki zihnimiz büyük bir yanılgıya uğramıştır. Zihnimizin nesnelere yüklediği değer, nesnenin asıl değerinin katbekat üstündedir. Tıpkı anlatıcımızın erişilmez olarak gördüğü aristokrat yaşantısını elde ettikten sonra hissettikleri gibi.
Özetleyecek olursak; Guermantes Tarafı, Proust’u anlayabilmek için büyük bir fırsat. Ölüm karşısındaki tutumu, dönemin olaylarına karşı duyduğu sorumluluk duygusu, yazarlar hakkındaki düşünceleri, Proust’un dıştan anlaşılması güç dünyası hakkında derin ve içten bilgiler sunmaktadır.
Emin olun, okurken sabırlı davranırsanız mükafatını fazlasıyla alacaksınız fakat hızlı ve anlamsız bir okumada kitabı bitirmeniz çok zor olacaktır, keza ilk iki kitaptan fazlasıyla ağır bir kitap.
(Bu seriyi anlamlandırmanıza yardımcı olacak kitap tavsiyelerime devam etmek istiyorum; Homeros’un İlyada ve Odysseia’sı sizin için oldukça faydalı olacaktır)

Kitaptan 11 Alıntı

Sessizliğin bir güç olduğu söylenir; bambaşka bir anlamda, sevilen kişinin emrinde, korkunç bir güçtür. Bekleyenin sıkıntısını artırır. Bir kişiye yaklaşmaya insanı en fazla davet eden şey, kendisini ondan ayıran şeydir; sessizlikse, aşılması en imkânsız engeldir! Sessizliğin bir işkence olduğu ve hapiste bu işkenceye mahkûm edilenleri delirtebildiği de söylenir. Oysa sevilen kişinin sessizliğine maruz kalmak, suskunluktan da ağır, en ağır işkencedir!

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 116 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 116 - YKY)

Aptallar, toplumsal olayların büyük boyutlarının, insan ruhuna derinlemesine nüfuz edebilmek için mükemmel bir fırsat sağladığını zannederler; oysa aksine, bu olayları kavramanın, ancak bir kişiliğin derinliklerine inerek mümkün olacağını anlamaları gerekir.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 320 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 320 - YKY)

Sinirli bir yapıya sahip insanların sözde "hassasiyet"leriyle birlikte bencillikleri de artar; kendi rahatsızlıklarına giderek artan bir dikkatle yaklaşır, aynı rahatsızlıkları başkalarının sergilemesine tahammül edemezler.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 10 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 10 - YKY)

Uyku da, dış dünyanın algılanışı gibidir. Alışkanlıklarımızdaki bir değişiklik onu şiirselleştirmeye yeter; soyunurken istemeden yatağın üstünde uyuyakalmamız, uykunun boyutlarının değişmesine ve güzelliğinin hissedilmesine yeter. Uyanır, saatin dördü gösterdiğini görürüz; sabahın dördüdür daha, ama biz bütün günün geçip gittiğini sanırız; bu birkaç dakikalık, peşinde koşmamış olduğumuz uyku, bize ilahi bir yasa gereği gökten inmiş gibi, bir imparatorun altın topuzu kadar muazzam ve dopdolu gelir.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 80 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 80 - YKY)

Netice itibarıyla, genelde, bir arzunun nesnesine ulaşma zorluğunun, arzuyu artırdığı doğruysa da (imkânsızlık için aynı şey geçerli değildir, çünkü imkânsızlık arzuyu öldürür), öte yandan, tamamen fiziksel bir arzu söz konusu olduğunda, bu arzunun, yakın ve belirli bir zamanda gerçekleşeceğinden emin olmak, belirsizlik kadar coşku verir insana; hiçbir şüpheye yer olmaması, kesin bir hazzın bekleyişini, neredeyse kaygılı bir şüphe kadar dayanılmaz kılar; çünkü bu bekleyişi, çok yönlü bir gerçekliğe dönüştürür ve önceden tasarımların sıklığıyla, zamanı, kaygı kadar incecik dilimlere böler.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 371 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 371 - YKY)

"Bu güzel mi? Bu hissettiğim şey, hayranlık mı? Renklilik, soyluluk, güç bu mu?" Kendisine tekrar cevap veren, tiz bir ses, garip şekilde sorgulayıcı bir tondur, tanımadığımız, son derece somut, "üslupta açıklık" için hiç boş yer bırakılmamış bir varlığın yarattığı despotça izlenimdir. Bu yüzden de, samimiyetle dinlediğimiz takdirde, bizi en çok hayal kırıklığına uğratan eserler, gerçekten güzel olanlardır; çünkü fikirler koleksiyonumuzda, özel bir izlenime karşılık olabilecek bir fikir yoktur.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 47 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 47 - YKY)

... bizim gördüğümüz şeklinden farklı olan tek şeyin maddi dünya olmadığını anladım; belki de her gerçeklik, bizim doğrudan algıladığımızı zannettiğimiz ve görünmeyen, ama etkili fikirler aracılığıyla oluşturduğumuz gerçeklikten aynı derecede farklıydı; tıpkı ağaçların, güneşin, gökyüzünün, bizimkilerden farklı yapıda gözleri olan veya bu görevi yerine getirmek için gözden başka organlara, ağaçlara, gökyüzüne ve güneşe görsel olmayan karşılıklar sağlayan organlara sahip varlıklar tarafından algılansalar, bizim gördüğümüz şekilde olmayacakları gibi.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 63 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 63 - YKY)

Aşkın korkunç aldatmacası, başlangıçta bize dış dünyadan bir kadınla değil, beynimizin içindeki bir taşbebekle oyun oynatmasıdır; zaten bu taşbebek, daima elimizin altında bulunan, sahip olabileceğimiz tek kadındır; neredeyse hayalgücünün keyfiliği kadar mutlak olan hatırının keyfiliği, hayalimdeki Balbec'le gerçek Balbec ne kadar farklıysa, gerçek kadından o kadar farklı yaratmıştır onu; yavaş yavaş gerçek kadını, bu sahte yaratıya benzemesi için zorlar, kendi ıstırabımızı artırırız.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 359 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 359 - YKY)

...mutsuzluğa üzülmek belki de pek doğru değildir; çünkü direnmek zorunda olan mutsuz kişi, hayalimizde baştan yarattığımız ıstıraba acımayı düşünmez; aynı şekilde kötülük de muhtemelen kötü yürekli kişinin ruhunda, bize hayal ettiğimizde çok acı veren o katıksız ve haz veren acımasızlığı içermez. Nefret kötülüğü ilham eder, öfke kızıştırıp harekete geçirir, ama bütün bunların pek neşeli bir yanı yoktur; kötülükten zevk almak için sadist olmak gerekir; kötü yürekli insan, kötü birine acı çektirdiğini düşünür.

Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 165 - YKY)Guermantes Tarafı, Marcel Proust (Sayfa 165 - YKY)
arden 
29 Eki 2014, Kitabı okudu, 9/10 puan

Kendi seçimimizle, iki güçten birine teslim olabiliriz: biri, kendi içimizden, derin duygularımızdan kaynaklanır, öteki dışarıdan gelir. Birinci güç, beraberinde doğal olarak bir mutluluk, yaratan insanların hayatından yayılan mutluluğu getirir. Dışımızdaki insanları harekete geçiren dürtüyü bizim içimize sokmaya çalışan diğer kuvvet ise, beraberinde haz getirmez; ancak biz, karşılık niteliğinde bir darbeyle, son derece sahte olduğu için, çabucak sıkıntıya, üzüntüye dönüşen bir esrime içinde, bir haz ekleyebiliriz ona…

Guermantes Tarafı, Marcel ProustGuermantes Tarafı, Marcel Proust
2 /