Hayatın Anlamı

8,0/10  (13 Oy) · 
44 okunma  · 
8 beğeni  · 
940 gösterim
Hayatınız öncelikle bakır bozukluklarla yapılmış bir ödemeye benzer; bizim bu ödemeye karşı bir alındı makbuzu vermemiz gerekir; bakır bozukluklar günler, alındı makbuzu ölümdür. (...) Zamanın bizi telaş içerisinde biteviye koşturup durması, bize asla nefes alma imkânı sunmaması, elinde kamçıyla buyurgan bir işveren gibi hepimizin tepesinde beklemesi ile hayatımızın bir azap ve işkenceye dönmesi arasında en küçük bir bağ kurma imkânı yoktur. Zaman ancak can sıkıntısının cenderesi içinde kıvrananların başına bela kesilmez ve onları sık boğaz etmez. (...) Varsayalım insan soyu kaldırılıp her şeyin kendiliğinden gelişip olgunlaştığı, sütlerin balların yerden kaynadığı, yiyeceklerin dallarından koparılmayı beklediği; herkesin gönlünden geçirdiğini hiç vakit kaybetmeksizin önünde bulduğu ve elde etmekte hiç güçlükle karşılaşmadığı Utopia ülkesine götürüldü; o zaman ne yapardı bu insanlar? Ya can sıkıntısından ölürlerdi, ya kendilerini asarlardı ya da olmadı birbirlerine düşerler, kavga dövüş birbirlerini boğup öldürürlerdi.Schopenhauer
  • Baskı Tarihi:
    2010
  • Sayfa Sayısı:
    96
  • ISBN:
    978-975-468-678-4
  • Çeviri:
    Ahmet Aydoğan
  • Yayınevi:
    Say Yayınları
  • Kitabın Türü:
Veysel Kadir Şeker 
29 Kas 02:37, Kitabı okudu, 2 günde, Puan vermedi

Mutlu bir anınızda bile bir mutsuzluk vardır çünkü anlık yaşamalı fakat anlık yaşamamalıyız gibi farklı düşündürücü sizi zorlayan bir kitap ..Size sahte mal satan kişiye kalp paralarınızdan vermeyin...

KubraYSN 
02 Nis 18:48, Kitabı okudu, 7/10 puan

İnsan cennetten kovulmuştur.Dünya'ya kendisinin olmayan bir kovuluşun günahıyla gelmiş ve o günahtan kurtulmak için çabalamakla görevlendirilmiştir.Bu demektir ki insan günahkardır ve kötülük onun doğumuyla zaten içinde var olmuştur.Yazarın düşünceleri böyle başlıyor.İnsanların hayatın anlamı olarak mutluluğu aramamaları gerektiğini,mutluluğun zaten uzun süre var olmadığını söylüyor.Birey aradığı mutluluğa ulaşmaya çalıştığında,bunun için çaba harcadığında mutluluktan alacağı tatmin o kadar az olacak ona göre.Çünkü tatmin ettiğinde hissini daha büyük bir açlıkla karşı karşıya kalacak.Aradığı mutluluğu hiç bir zaman kalıcı olarak elde edemez.İnsana asıl hayat karşısında dayanma gücünü acı vermektedir.Bu anlamda Schopenhauer'ın acıyı,ıstırabı yücelttiğini görüyoruz.Nasıl bir geminin suda savrulmaması için bir ağırlığa,demire ihtiyacı varsa,insan ruhunun da savrulmaması için ona ağırlık yükleyecek ıstıraba ihtiyacı vardır. Yazar,bireyler bu ıstırap olmadığında kendi elleriyle bunu yaratırlar,diyor..(Tam bu kısım Peyami Sefa'nın Yalnızız kitabında Samim karakterinin de fikirlerini içeriyor.O da ablası için,kendine ıstırap bulmakta zorlanmayacaktır fikrini savunuyordu.) Bir diğer noktada intihar fikrini yüceltmesi.İnsanın kendi yaşamı hakkında tasarruf da bulunmasının en tabii şey olduğunu,ölmek isteyen bir insana ölemezsin yasak demenin anlamsız olduğunu söylüyor.
Genelde,felsefeyle ilgili bir kitap okuyacağım zaman, içerisinde olay örgüsü içeren kitaplar seçerim.Kitapta olay örgüsü yoktu.Daha çok deneme tarzı yazılmış.Uzun zamandır bu tip kitap okumamıştım ve kitabı gündelik yaşamımda çok yoğun olduğum,zihnen yorgunluğumun hat safhaya çıktığı bir zamanda okumamda talihsizlik oldu sanırım.İki neden üst üste gelince biraz beni sıktı.
Benim okuduğum kitap 96 değil,148 sayfaydı.Sonuna eleştiri eklenmiş.Felsefeyle ilgili kelime haznem çok fazla değil.Bu yüzden özellikle sonradaki eleştiri kısmı bana işkence oldu diyebilirim.
Yine de ilgisine iyi okumalar ..

Ilgaz Kula 
03 Ara 2015, Kitabı okudu, 10/10 puan

Nihilizmin ve varoluş sorgusunun dorukları, muhteşem bir yazar her eseri altı çizilerek okunmalı

Kitaptan 52 Alıntı

Hasan Gct 
30 Haz 03:41, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Şurası kesin ki bu dünyada neredeyse bütün insanların hayatları boyunca paylarına düşen iş-güç, tasa kaygı, zahmet meşakkat ve sıkıntı dır. Fakat bütün arzuları dilekleri daha doğar doğmaz yerine getirilmiş olsaydı eğer, insanlar ne ile doldururlardı hayatlarını ve ne ile geçirirlerdi zamanlarını?

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 17)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 17)
Hasan Gct 
06 Tem 00:19, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayatımızın başlangıcı sonuna göre ne kadar da farklıdır! Başlangıç asılsız umutlarla, çılgınca arzularla, bedensel zevklerin sarhoşluklarıyla doludur, fakat kaçınılmaz son bütün uzuvların çözülüp dağılması ve cesetlerden yayılan fena kokulardır.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 72)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 72)
Hasan Gct 
 06 Tem 00:25, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

...çocukluğun mutlu düşselliği, gençliğin coşkunluğu, orta yaşın sıkıntıları, yaşlılığın zayıflığı ve sık sık kapıyı çalan mutsuzluğu, son hastalığımızın ıstırapları ve nihayet ölümle boğuşma. Bütün bunlar insana hayatın, sonuçları gitgide daha da aşikâr hale gelen bir hatadan başka bir şey olmadığını hissettirmez mi?

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 72)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 72)
Hasan Gct 
 04 Tem 21:43, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Hayat tamamen keskin bir azarlama, acı bir paylama olarak görülmelidir, tamamen farklı amaçlar için oluşturulmuş olan düşünce biçimlerimizle, her ne kadar böyle bir şeye nasıl olup da ihtiyaç duyabileceğimizi anlayamasak da bu ceza, bu paylama bize yönelmiştir. Dolayısıyla bu dünyayı terk etmiş olan dostlarımızı üzülerek, hayıflanarak değil, iç ferahlığıyla hatırlamalıyız ve unutmamalıyız ki onlar bir yolunu bulup bu paylamadan kurtulmuşlardır, yapacağımız tek şey bu azarlamanın arzu edilen neticeyi uyandırmış olmasını gönülden dilemektir. Aynı bakış açısıyla kendi ölümümüze de, genelde hep olduğu üzere, korkuyla ve ürpertiyle değil, arzu edilen mutlu bir hadise olarak bakmalı, yolunu gözetlemeliyiz onun.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 60)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 60)

Keza ne doymaz bir varlıktır insan! Ulaştığı her tatmin yeni bir arzunun tohumudur, dolayısıyla onun ebediyen doyurulmaz arzularının sonu yoktur.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 68 - Say Yayınları)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 68 - Say Yayınları)
Hasan Gct 
 30 Haz 14:15, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Halbuki can sıkıntısı insanda en büyük belalardan, en doğrudan hissedilen cezalardan biridir. Hayattaki tek amaçları keselerini doldurmaktan ibaret olup kafalarının içini ölümüne boş bırakan bir sürü sefil yaratıkta görürüz bunu. Kendilerini götürüp azap içerisinde kıvrandıran can sıkıntısının kollarına teslim ettiklerinden bizzat bu servetleri onlar için bir cezaya dönüşmüştür. Çünkü ondan kurtulmak için her yöne saldırırlar, yerlerinde duramazlar, şuraya buraya, her yere seyahat ederler.
Bir yere ulaşır ulaşmaz hemen oranın kendilerine sunacağı oyun ve eğlenceleri arayıp sormanın telaşına düşerler, nasıl kî yoksul bir adam akşam öğününü nerede bulacağının tasası içerisinde koşturup durursa. Zira ihtiyaç ve can sıkıntısı hiç kuşku yok insan hayatının iki temel kutbudur.

Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 20)Hayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer (Sayfa 20)

"İnsan için en büyük iki sorun, can sıkıntısı ve yeterinden fazlasını (hatta tamamını) istemektir."

Hayatın Anlamı, Arthur SchopenhauerHayatın Anlamı, Arthur Schopenhauer