Lüzumsuz Adam

8,3/10  (53 Oy) · 
189 okunma  · 
38 beğeni  · 
1.638 gösterim
"Sait Faik'e geceleri sinemalarda rastlardım. Tanışmazdık.

Sinemanın ön sıralarına oturur, koltuğuna iyice gömülürdü.

Koyu yeşil bir pardösüsü, çok dar kenarlı, kafasının biraz üstünde kalan kahverengi bir şapkası vardı. Sinema dönüşü dalgın, Beyoğlu'nun gece yarısı kalabalığına dalar, çeker giderdi. Sinemada bulunanlar arasında bu gedikli birinci mevki müşterisinin yazısını okuyan var mıdır acaba, diye çok düşünmüşümdür. Kuşkusuz, yoktu. Sait Faik, edebiyattan hoşlanacak bir okur topluluğunu hazır bulan talihli yazarlardan değildi. Okurunu yetiştiren, eğiten, okuruyla birlikte oluşan bir yazardı. Gerçek talihinin de bu olduğu söylenemez miydi?"
  • Baskı Tarihi:
    Nisan 2013
  • Sayfa Sayısı:
    108
  • ISBN:
    9786053607861
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Halil Yavuz KAYA 
26 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Lüzumsuz Adam da 14 hikayecik karşılıyor Sait Faik 'in o nefis anlatımıyla bizleri.
Bu hikayecikler bize, bizlere öyle bir boy aynası tutuyor ki; o aynada hepimiz ayrı sıfatlarda, simalarda da olsak yine biz bize benziyoruz. Kaldır aradan aynayı hangimiz hangimiziz şaşar kala kalırız.
Nasıl mı?
Ayniyle vaki bu hikayeler bize bizi tanımlıyor...Şöyle ki....!
Günlük hayatımızı sıkıştırıverdiğimiz daracık yaşam alanlarımızdaki bireysel ilişkilerimizi, kentimizdeki, semtimizdeki, mahallemizdeki, sokağımızdaki, kahvehanedeki, meyhanedeki, iş yerimizdeki bizleri yerli yerine yerleştirip harika bir izahatla tasvir ediyor. Anlıyoruz ki yaşamın içinde ne gereksiz işlerimiz, işlevlerimiz var kısacası "öyleyse ne lüzumsuz adamlarız bizler" demek zorunluluğunun girdabına yuvarlanıyoruz.
Karasızlık içindedir geleceğimiz, adeta pusulasız yol alıyoruz ve bu yolda bizi atmaca gibi bekleyen çıkarcı, istifçi, aç gözlü, sinsimi sinsi fer fecir okuyan gözler yolumuzu gözetler. Madiğin en büyüğünü birbirimize atarız böylece demeye getiriyor yazarımız..
Birbirimizi tanımadan dışsal görümümüz, hal ve hareketlerimizle, hayal dünyamızda süsleyip, kurgulaya bildiğimiz kadarıyla bu dünyada bir yere oturtup ne güzel yorumlar ve ön yargılarımızın prangasında hapsederiz...
Okumanızı dilerim...

Rogojin 
 14 May 20:52, Kitabı okudu, 1 günde, Beğendi, 10/10 puan

Lüzumsuz Adam'ı okurken Oktay Akbal'ı düşündüm. Akbal'ın okuduğum tek kitabı olan "Aşksız İnsanlar" Sait Faik'le aynı damardan beslendiği belli olan, bize İstanbul sokaklarında insanları, mekânları anlatan bir hikâye kitabıydı, Akbal'ın gençliğindendi; hikâyelerin birinde Sait Faik de kendi hikâyesini yazıyordu üstelik! Kimbilir, belki de Lüzumsuz Adam'daki hikâyelerden birisini yazıyordu o an.

Lüzumsuz Adam, aynen Oktay Akbal gibi, Sait Faik'in insanı, insanımızı anlatan ve bunu şehir mekânlarında, ama belki Akbal gibi mekânlardan çok insanın kendisine odaklanarak anlatan bir eser. Bütün hikâyelerde canlı karakterlerle karşılaşıyoruz. Dilin sadeliği, kıvraklığı akıp gidiyor; yazar sadece ve sadece insana, insanın ruhuna odaklanarak bize şehirden çeşitli insanlar anlatıyor; yoksul, kafası karışık, mutsuz, yalnız, neşeli, cıvıl cıvıl insanlar... yazar bu insanlara, toprağa, hatta mezar taşlarına ve onların hikâyelerine sevgiyle bakıyor; çaresiz, mutsuz, yalnız ya da mutlu, neşeli ama acı çekerek, mutsuz ölen insanlar olsun, hepsi yaşadıklarını söylüyor bize; o kadar canlılar, o kadar varlar; işte bu yüzden bu eser o kadar gerçek ve o kadar edebiyat. Ben de Sait Faik'in diğer kitaplarını okumaya devam edeceğim gibi, herkese Lüzumsuz Adam'ı okumayı mutlaka öneriyorum.

Sehertan 
 10 May 11:45, Kitabı okudu, 2 günde, 6/10 puan

14 hikayeyi içeren bu kitap, gündelik hayatımızda rastlayabileceğimiz ama çoğu zaman dikkatimizi pek de çekmeyen belki hayali belki ilham alınarak sıradan insanların hayatlarını konu alarak oluşturulmuş. Biz ne kadar sıradan olduğunu düşünsek de her insanın ayrı bir hikayesi, ayrı bir acısı ve sevinci vardır, bunu görüp de edebiyata dönüştürebilmek de derin bir hissiyat ve kabiliyet gerektirir. Sait Faik de bu özelliklerini hikayelerine başarılı bir şekilde yansıtarak bu kişilerin dünyalarına bizi de dahil etmiştir.

Bizimmahalleninkitapcisi 
04 Ara 18:47, Kitabı okudu, 2 günde, 10/10 puan

Biz kitapseverlerin her daim okunacak kitapları, kalemiyle tanışmak istedikleri yazarları vardır. Bu listeler asla tükenmediği gibi, gün be gün yenilerinin eklenmesiyle de katlanır da katlanır. Bazen yeni bir yazarın kalemiyle tanışmanın mutluluğunu yaşarken, bir burukluk da çöküverir insanın yüreğine "Keşke kalemiyle daha önceden tanışmış olsaydım" diye. Bunu birçok kez yaşadınız, belki de yaşayacaksınız. İlla ki yüreğinize çöküverecek o geç kalınmışlık duygusu. Geriye dönüp baktığımda bunu en çok Türk edebiyatının güzide yazarlarında hissettiğimi fark ediyorum. Sabahattin Ali, Yaşar Kemal ve tabii ki şimdilerde sevgili Sait Faik...

Çok değil daha geçtiğimiz ay tanıştım Sait Faik'in o güzel kalemiyle. Bir daha da bırakmak mümkün olmadı, kitaplığımın en güzel köşesinde kendine bir yer edinmeyi başardı. Zaten o zaman da dile getirdiğim gibi "Sait Faik'in kaleminden öykülerin tadına bir defa baktıktan sonra devamını getirmemenin imkansız olduğunu düşünüyorum." Bugün de yavaş yavaş eserlerine kitaplığımda yer açarak bu düşüncemi destekliyor ve okudukça bu düşüncemde yanılmadığımı da görüyorum. Öyle ki, Sait Faik'i Sait Faik yapan oldukça samimi, bir o kadar da doğal ve özel bir anlatımı var. Elinize aldığınız her bir eserinde o samimi anlatımın büyüsüne kapılmaktan, kurgunun bir parçası olmaktan kendinizi alamıyorsunuz. Sait Faik'in büyüleyiciliği eserlerindeki sohbet havasındaki, alışılmışın dışında, kendine has anlatımıyla kitabını okurken yanında içtiğiniz çayınıza kahvenize ortak olmasında, eserlerinde gördüklerimize farklı birer boyut katmasında yatıyor. Ve şuna inanıyorum ki o, bugün dahi eserlerinde yeniden hayat buluyor, eserleriyle hâlâ yaşıyor. Bugün, ölümünün üzerinden 62 yıl geçmiş olmasına rağmen ,elinize aldığınız her eserinde onunla sohbet ediyormuş hissini yaşıyorsak, bunu kendinden kaç nesil sonraki bizlere yaşatabiliyorsa bu, eserleriyle yaşıyor olduğunun en güzel kanıtı değil midir?

Lüzumsuz Adam, kaleminden okuduğum ilk eser olan Havada Bulut'tan( kitabın yorumu için tık tık ) sonra hayran kaldığım Sait Faik'ten okuduğum, öykü türündeki ikinci eser. Kitap, diğer kitaptaki birbiriyle bağlantılı hikayelerden ziyade alışılageldiği gibi birbirinden bağımsız on dört öykü ve "Sait Faik'ten Sonra" isimli bir ekten oluşuyor. Her daim olduğu gibi bu eserinde de öykülerin İstanbul ve Burgazada çevresinde geçiyor olması, okurken sizi oturduğunuz yerden alıp oralara doğru bir yolculuğa çıkarıyor, İstanbul ve ada havası almanızı sağlıyor. Sait Faik eşliğinde farklı hayatlara doğru tatlı bir yolculuğa çıkacağınız, onun başarılı gözlem yeteneğinin süzgecinden geçirip, kurguladığı karakterler ve onların çevresinde gelişen olaylarla yine gördüklerinize farklı boyutlardan bakacağınız bu güzel kitaba şans vermenizi öneriyor, ama en çok da ne olursa olsun mutlaka bu usta kalemle mutlaka tanışmanızı şiddetle tavsiye ediyorum :) Dile getirdiğim tüm güzel duyguları deneyimleyebilmeniz dileğiyle. Kitapla ve sevgiyle kalın...

Naz A. 
14 Kas 01:05, Kitabı okudu, 59 günde, 5/10 puan

Kitaba ismini veren öykü güzeldi fakat sonrası sıkıcıydı. Öykü insanı olmadığım için bana öyle gelmiş olabilir tabii. Kendi döneminde değerli bir öykü kitabı olduğunu düşünüyorum.

Kitaptan 36 Alıntı

Şehri bırakıp gitmeliydi. Nereye olursa olsun... Bu şehri bırakmalıydı. Dağlarda yatmalı, su başlarında garipler gibi su içmeli, köylerden ekmek dilenmeli, şehirli görünce yol değiştirip koşa koşa kaçmalı, samanlıklarda yatmalı, dağlardan üzüm çalmalıydı.

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 36 - İp Meselesi)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 36 - İp Meselesi)

Ben hikayeciyim diye sizden ayrı şeyler düşünecek değilim. Sizin düşündüklerinizden başka bir şey de düşünemem. O halde bu adamın hikayesi ne olabilir? Sakın benden büyük vakalar beklemeyin, n'olur?

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 19)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 19)
Hilal 
25 May 2015, Kitabı okudu, Puan vermedi

Severim toprağı. Bu sessiz, mütevazı, sakin, deli şeyi, dedi. Hayat bundandır işte. Biz canlı mıyız bunun yanında. Onun için bundan yapıldık derler... Karşılığı için hiçbir şey istemeden veriyor o. Cömerttir, cömert. Sonra vakti gelince, bize yeter dereceye kadar bir bayram gösterdikten sonra, yine alır kucağına çürütür, doğurur. Çürütür, doğurur. Erkekler değil ama kadınlar muhakkak topraktan çıktı. Toprak ana! Toprak ana. Her mahlukun dişisinde bir topraklık var. Biz erkek kısmı güneşin, havanın, suyun çocuklarıyız belki, ama kadınlar muhakkak topraktan.

Lüzumsuz Adam, Sait Faik AbasıyanıkLüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık

Yedi senedir bu sokaktan gayri, İstanbul şehrinde bir yere gitmedim. Ürküyorum. Sanki döveceklermiş, linç edeceklermiş, paramı çalacaklarmış -ne bileyim bir şeyler işte- gibime geliyor da şaşırıyorum. Başka yerlerde bana bir gariplik basıyor. Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar birbirine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl birbirinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 119)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 119)

Neden o kadar sarardı, neden parmaklığa dayanıp bomboş bir gökyüzüne, kalabalık insanlara korku ile baktı? Bu korkuyu, bu korkunç korkuyu şehirlerde tatmak kabil. Gitmeli, uzaklaşmalı, hiçbir şehirde durmamalı.

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 36 - İp Meselesi)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 36 - İp Meselesi)

Ben bir acayip oldum. Gözüm kimseyi görmüyor, kimsenin kapımı çalmasını istemiyorum.

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 1)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 1)
Nisa S. 
05 Kas 09:41, Kitabı okudu, Beğendi, 8/10 puan

Bütün mesele bir yere mal yığmaktı.

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 15 - Kültür Yayınları)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 15 - Kültür Yayınları)
M.Ali BARAN 
16 Haz 15:29, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Her insandan korkuyorum. Kimdir bu sokakları dolduran adamlar? Bu koca şehir, ne kadar bir birine yabancı insanlarla dolu. Sevişemeyecek olduktan sonra neden insanlar böyle birbiri içine giren şehirler yapmışlar? Aklım ermiyor. Birbirini küçük görmeye, boğazlaşmaya, kandırmaya mı? Nasıl bir birinden bu kadar ayrı, birbirini bu kadar tanımayan insanlar bir şehirde yaşıyor?

Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 9)Lüzumsuz Adam, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 9)
4 /