Alemdağ'da Var Bir Yılan

8,4/10  (73 Oy) · 
239 okunma  · 
46 beğeni  · 
2.179 gösterim
"İşte karşı karşıyasın. Haydi bakalım. Söyle söyleyeceğini. De diyeceğini. Dinler de. Tatlı tatlı dinler de. Sevgiden söz aç. Ne çıkar; o seni anlarsa değil, sen onu anlarsan bir şeyler olacak.(1)

Birdenbire bulunduğumuz odanın kapısı açılıverdi. İçeriye rüzgâr girdi. Soğukla beraber yapraklarını dökmüş bir ağaç girdi. Ağacın arkasından duman, dumanın arkasından bir kuş, kuşun arkasından bir bulut girdi."

"Yılan Uykusu" adlı öyküden
  • Baskı Tarihi:
    Ekim 2012
  • Sayfa Sayısı:
    136
  • ISBN:
    9786053607205
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Sinem 
17 Eyl 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · 7/10 puan

Sait Faik Abasıyanık'ın yazış tarzını anlatmak için şunları kullanabilirim sanırım; değişik ya da olağanın dışında. Sanırım yazarı bu kadar özel yapan da bu. Dili sade ama kelimeleri kullanış şekli ve hayal gücü o kadar güzel ki insan kitaptan kopamıyor bir türlü. Her defasında bir sayfa daha çevirmek istiyorsun.
Kitap kısa öykülerden oluşuyor. ama her öyküde karakterler özel ya da seçilmiş kişiler değiller. Sokakta karşımıza çıkabilecek herhangi bir kişi gibiler. Ama onları sıradanlıktan ayıran bazı özellikleri var. Ya da onları kusursuz yapan bazı kusurları..
Biraz hayal gücü ve sade bir dil seven tüm hikaye severlere hitap edebilecek güzel bir kitap.

Gülsüm Yalçın 
19 Ara 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Puan vermedi

Hişt! Hişt!
Okuyucu, toplanın size anlatacaklarım var :)
Sait Faik okumuş olmanın tesiri altında böyle bir giriş yapmak istedim.Öncelikle Sait Faik yalnızlık temini öykülerinde çok güzel harmanlamış ve bu durumu hayali kahramanlar ve sürrealizmle desteklemiş.Ayrıca bahsettiği kişiler sanki biraz önce yanımdan geçen kişiydi ve hep gözümün önünde olan ama farkında bile olmadığım durumlardı.Yalnız ben okurken biraz zorlandım dikkat gerektiriyor diye düşünüyorum.Eğer öykülerin içine girebilirseniz zevkle okuyacağınızı düşünüyorum.

EDA 
 21 May 2016 · Kitabı okudu · 13 günde · Puan vermedi

Bu kitap Sait Faik'in en sevdiğim hikaye kitabı.
Sait Faik okurken insanın hikaye yazası geliyor. Hele birde bu kitabı okuyorsa şiirimsi hikayeler uçuşuyor zihnine...
Kullanılan dilin sade olması mı yoksa insancıklara farklı bakışı mı özel kılıyor bu kitabı bilmem ama özel bir kitap.

Nisa 
20 Eyl 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 9/10 puan

Alemdağ'da var bir yılan 17 hikayeden oluşuyor. Hikayeleri çok dikkatli okumak gerekiyor ben tam olarak anlayamadım kitabın sonunda Fikret Ürgüp Sait Faik realitesi kısmını okuyunca hikayeler kafamda oturdu. Rüya, hayal, gerçek hepsi birbirine karıştırılarak anlatılmış. Kitabı anlayabilmek için Sait Faik'in yaşamı ve hisleri üzerinde yoğunlaşmak gerekiyor, değişik bir kitaptı.

cosmos 
03 Tem 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Adını çok duymuştum bu kitabın. O nedenle listeme eklemiştim. Ancak pek sevemedim. Mutlaka okunması gereken kitaplardan biri olduğunu düşünmüyorum.

Bizimmahalleninkitapcisi 
 13 Ara 2016 · Kitabı okudu · 1 günde · 10/10 puan

Söylenen sözün zaman üzerinde pek hükmü yoktur. Söylenen birçok söz zaman içerisinde benliğini yitirmeye, bir buhar misali havaya karışıp yok olmaya mahkumdur. Oysa yazının zaman üzerindeki hükmü bambaşkadır: günler, aylar, yıllar hatta yüz yıllar boyu zamana meydan okuyabilir, varlığını sürdürerek nesilden nesile aktarılabilir. İşte, yazının böyle bir büyüsü vardır. Bu nedenledir ki; "Söz uçar, yazı kalır," diye boşuna denmemiştir. İnsan yazar, yazdıklarıyla geriye kendinden bir şeyler bırakır en önemlisi de yazdıklarıyla yaşar.
Bugün birçok yazar aramızdan ayrılmış olmasına rağmen zaman karşısında yazdıklarıyla yaşamakta, varlıklarını sürdürebilmektedir. Yazdıklarıyla yaşamak demişken edebiyatımızdaki önemli isimlerden birini es geçmek olmaz. Edebiyatımızda öyle bir isim vardır ki, "yazdıklarıyla yaşamak" kavramının hakkını gerçekten veriyor desem hiç de abartmış olmam. Çünkü onun usta kaleminden dökülen her satırda kanlı canlı karşınıza oturup "Hadi bir çay söyle de seninle sohbet edelim." diyebilen inanılmaz bir büyü vardır. Evet, evet o kişi sevgili Sait Faik'ten başkası değil. Okuduğum her eserinde onun samimi, kendine has üslubuna, ölümünün üzerinden yıllar geçmiş olmasına rağmen her eserinde karşımda capcanlı duruşuna bir defa daha hayran olmaktan kendimi alamıyorum. Okuruna hitap eden üslubuyla Sait Faik okumak; okumaktan ziyade usta kaleminden dökülen satırlarla onun seçtiği zaman ve mekanda onunla tatlı bir sohbeti paylaşmak gibi keyifli, hoş bir his. Bugüne kadar okuduğum hiçbir eserinde beni yanıltmayan bu usta kalemden mutlaka en az bir eser okumanızı tavsiye ediyor ve biraz da Alemdağ'da Var Bir Yılan isimli eserinden bahsetmek istiyorum Alemdağ'da Var Bir Yılan, on yedi öykü ve anılarda Sait Faik'in anlatıldığı ekten oluşan bir öykü kitabı. İlk üç öykü aynı karakterler çevresinde şekillenen fakat birbiri arasında devam teşkil etmeyen öykülerden, devamındaki on dört öykü ise tamamen hem karakter hem de olay örgüsü olarak birbirinden bağımsız öykülerden oluşuyor. Her bir öyküde farklı zaman ve mekanlara doğru doyumsuz bir yolculuğa çıkarken aynı zamanda, Sait Faik'in kendisine dair de yolculuk yapacağınız bu esere şans vermenizi tavsiye ederim. Kitabınız bol, keyfiniz daim olsun.

asım mavxer 
01 Oca 19:59 · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Sait Faik Abasıyanık'ın yazış tarzını anlatmak için şunları kullanabilirim sanırım; değişik ya da olağanın dışında. Sanırım yazarı bu kadar özel yapan da bu. Dili sade ama kelimeleri kullanış şekli ve hayal gücü o kadar güzel ki insan kitaptan kopamıyor bir türlü. Her defasında bir sayfa daha çevirmek istiyorsun.
Kitap kısa öykülerden oluşuyor. ama her öyküde karakterler özel ya da seçilmiş kişiler değiller. Sokakta karşımıza çıkabilecek herhangi bir kişi gibiler. Ama onları sıradanlıktan ayıran bazı özellikleri var. Ya da onları kusursuz yapan bazı kusurları..
Biraz hayal gücü ve sade bir dil seven tüm hikaye severlere hitap edebilecek güzel bir kitap.

Aldemir... 
05 Ağu 2016 · Kitabı okudu · 3 günde · Beğendi · 10/10 puan

Kalite sadelikte ve ayrıntıda gizlidir. Sait Faik in kahramanları o kadar sade ve sıradan insanlarki sokağa çıktığınızda hepsine rastlıyorsunuz. Her zaman rastladığımız insanları bu kadar farklı açıdan yazması onun hikayeciliğini ortaya koyuyor. Öyle anlaşılıyorki hikayelerini yazmak için yazmış canı istemiş yazmış içinden geçmiş yazmış. Hİkayelerinin bağımlısı oldum. öyleki cennete gidersem isteklerimden biride Sait Faik le bir kahvehanede simit çay eşliğinde sohbet etmek olacaktır. :)

EMRE YAMAN 
15 Ağu 2015 · Kitabı okudu · 8/10 puan

Okuduğum ilk kitabıydı. Şuan ismi hatırlayamadım yanında bulunan bir kişiyle konuşuyormuş gibi içinize giriyor. Çok güzel ve düşündürücü öyküler hikayalerle dolu dolu bir kitap.

Erkan Ergül 
09 Haz 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Alemdağ’da var bir yılan
Yılanın dilinde binbir yalan
Sarmış yurdun dört bir yanını talan
Aç gözlerini artık halkım,
Uyan uyan...

Alemdağ’da Var Bir Yılan


Türk Edebiyatı’nın usta öykücüsü...
Burgaz ada denilince, ılık rüzgarlarından önce “O” gelir akla...
Sait Faik Abasıyanık.

“Alemdağ’da Var Bir Yılan” adlı bu eser, yazarın vefatından önce yayımlanan son eseridir. Girişte yazdığım dörtlük, elbette ki bu kitabın içeriğinde yer almamaktadır. Ama eserdeki öykülerde yer alan “isyanın” çağrışımı, ister istemez bende bu dizeleri oluşturdu.

Abasıyanık’ın öyküye başladığı döneme bir göz atacak olursak, öyküden ziyade alışılagelmiş şiir düzenini altüst etmiş olan “Garip” akımının, daha çok ses getirdiğini görüyoruz. Orhan Veli, Melih Cevdet ve Oktay Rıfat’ın başı çektiği bu akım, ister istemez dönemlerinde ki birçok yazar ve şairi de etkilemiştir.

Garip akımında şiirin halk diline inmiş olması, Abasıyanık’ı da etkilemiş ve öykülerinde halkın içinde göze batmayan ama özünde yükü sırtlayan insanları yazmaya çalışmıştır. Sait Faik'in "O beni kendime alıştıran yazardır" dediği André Gide’nin bir bakıma kendisine etkileme sebebi olarak da, geleneklere isyan edip, toplum tarafından dışlanmış insanların yaşama hakkını savunmuş olması diyebiliriz.

“Alemdağ’da Var Bir Yılan” adlı öykü kitabına dönecek olursak, yazarın diğer öykü kitaplarından farklı olarak bu kitapta, kendi yalnızlığını anlatmaya çalıştığını görüyoruz. "İstanbul çirkin şehir. Pis şehir. Hele yağmurlu günlerinde. Başka günler güzel mi, değil; güzel değil." derken bile, toplumun yazarı anlamadığına dair ipuçlarını yakalamak mümkün. Yine bu kitapta "Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burada her şey bir insanı sevmekle bitiyor." söylemi ise, toplum tarafından ötekileştirilmiş olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Bu kitapta dikkatimi çeken diğer bir husus ise, her ne kadar toplum tarafından dışlanmış kahramanlar anlatılıyor olsa da, anlatış şekli olarak yazarın ilk öykülerini yayımladığı sırada onu etkileyen “gerçekçilik”den ayrılıp sürrealizme (gerçeküstü) kaydığıdır. Öyle ki; kitapta yer alan ilk öykü olan “Öyel Bir Hikaye”de geçen;

“... bekçi düdükleri geliyor. Bir evden deli gibi birisi fırlıyor. Üstüme çullanıyor.
- Dostumu öldürdüm abi, diyor, sakla beni.
Paltomun cebini gösteriyorum. Dikişlerinden yağmur girmiş, sabahki yediğim simidin susamları kokan cebimi. Girip kayboluyor.”

diyaloğu, yazarın sürrealizme kayışına en güzel örnek olsa gerek.

Yaz mevsiminin yaklaştığı, okulların da kapanacak olması düşünüldüğünde, bu yazı keyifli bir hale getirmek için yine de Sait Faik Abasıyanık diyebilirim. Hatta İstanbul’da yaşayanlar veya yolu İstanbul’a düşecek olanların, günlük programlarına yazarın son yıllarını yaşadığı Burgaz Ada’da ki evini ziyaret etmelerini de önerebilirim.

Hayatın akışı içerisinde herkesin bir öyküsü vardır.
Kimisi yaşar bu öyküyü,
kimisi ise yazar...

Erkan Ergül

2 /

Kitaptan 98 Alıntı

Mâsiva 
04 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Önce kafasını gösterdi:
— Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi.
Sonra kalbini gösterdi:
— Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır.

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik AbasıyanıkAlemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık
Mâsiva 
 04 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

— Öyle bir şey; uzatma canım. Neye soruyorsun bu kadar ne iş yaptığımı?
— Okumuş yazmışa benzersin de...
— Ne olacak okumuş yazmışa benzersem?...
— Okumuş yazmış adam öğüt vermez de, dedi.
— Ya ne yapar? dedim.
— Adamı anlar, dedi, ne yapacak.

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik AbasıyanıkAlemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık
Ferah 
27 Oca 2015 · Kitabı okudu · Puan vermedi

“Kafa dediğin eskir, ihtiyarlar, ölür bile insan ölmeden, dedi.
Sonra kalbini gösterdi:
Eskimeyen, eksilmeyen şey buradadır.”

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik AbasıyanıkAlemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık
Nisa 
19 Eyl 2016 · Kitabı okudu · İnceledi · 9/10 puan

"Yalnızlık dünyayı doldurmuş. Sevmek, bir insanı sevmekle başlar her şey. Burda her şey bir insanı sevmekle bitiyor."

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 25 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık (Sayfa 25 - Türkiye iş bankası kültür yayınları)

'' Yatağım, yorganım, gözyaşım yanmıştır. Havuzlar yanmıştır. Yapraklarını kışın dökmeyen ağaçlar yanmıştır. Anılar, anılar yanmıştır. Yanmış oğlu yanmıştır. Beni bugüne getiren kitaplar yanmıştır. ''

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik AbasıyanıkAlemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık
Mâsiva 
04 Mar 2016 · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Düşünür dururum.Şu dünyaya ne ettim?Şu dünyada ne gördüm?Neye geldim?Neden gidiyorum?Ne yaptım?

Alemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik AbasıyanıkAlemdağ'da Var Bir Yılan, Sait Faik Abasıyanık

Kitapla ilgili 1 Haber