Sineklerin Tanrısı

8,2/10  (429 Oy) · 
1.099 okunma  · 
309 beğeni  · 
6.407 gösterim
"Sineklerin Tanrısı", günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını dile getirir. Konusu, R. M. Ballantyne'ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası'ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişir. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken "Sineklerin Tanrısı"; daha çok Conrad'ın kısa romanı "Karanlığın Yüreği"ni andırır. Golding'in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşır, korkunç bir kişiliğe bürünürler. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı'nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışmasıdır.
  • Baskı Tarihi:
    Ağustos 2016
  • Sayfa Sayısı:
    261
  • ISBN:
    9789754582901
  • Orijinal Adı:
    Lord of the Flies
  • Çeviri:
    Mina Urgan
  • Yayınevi:
    Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:
Aysel 
12 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Golding, 1954 yılında " Sineklerin Tanrısı" kitabını hiç bir yerde bastıramaz. 20 yayınevine gider, geriçevrilir. Sebebiyse " dönemin şartlarına ters algıyla yazılmış olması "mış. Sonunda kitab`ı basmağa yanaşan bir yayıncı çıkar, kitap basılır ve kısa dönem arasında bestseller olur.

Çocuk kitab`ı sanarak başladım okumağa. Kitab`ın içinde çocuklardan başka şey yok ama bu kitap bir çocuk kitab`ı olmak için çok büyük...
Kitap bir atom savaşı sırasında güvenlik sebebiyle ülkeden kaçırılmak istenen bir grup erkek çocuğu taşıyan uçağın ıssız bir adaya düşmesiyle başlar. Yaşları 6-12 arası bir yığın çocuğun liderlik üzerinde çekişmeleri, adaya hakim olmak istekleri onları adım adım " vahşileştirir". Golding, kahramanlarını çocuk seçmekle, merhametli, melek gibi bildiğimiz çocukların da şeytanlaşabileceği, " Sineklerin Tanrısı" nı simgeleyebileceklerini anlatmak ister. Zira yazar, boşuna kitab`ın ismini " Sineklerin Tanrısı" koymamışdır. "Sineklerin Tanrısı" Musevi dininde şeytan ismi yerine geçer...

Eğer, " Hayvan Çiftliği" ni okumuşsanız, " Sineklerin Tanrısı" nı da aynı duygularla okuyacağınıza eminim. Kaba şekilde demem gerekirse, iktidar ya da liderlik söz konusu oldu mu, "hayvan" " çocuk" hiçbir şey ifade etmiyor. Hepimiz gaddarlaşıp, " vahşileşe " biliyoruz...

Keyifli okumalar...

İlker Uzun 
28 Tem 14:32, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Sineklerin Tanrısı verdiği mesajlarla okuyucuya insan değerlerini sorgulatıyor.
-Hikayede iyilik, kötülük, demokrasi faşizm, gibi kavramlar sembolik olarak okuyucuya verilmiş.
- Yazar, insanların varoluşsal olarak iyiliği ve kötülüğü barındırdığını
akıl ve mantığın yerine bireysel kaygılarla gücü tercih ettiğini, kendileri gibi tercih yapmayan kendileri gibi görünmeyen insanlara zarar vermeye meyilli olduğumuzu anlatıyor.
- Kitabı bitirdikten sonra aklıma ahlakın temeli ve evrimsel kökeni ile ilgili izlediğim bilimsel bir video geldi. Deney bebekler üzerinde yapılıyor.
Kitabın konusunu bilimsel temele oturtan bir video oldugu için izlemek isteyenler olabilir diye link paylaşıyorum.
https://youtu.be/RPMMdqQ31fU

Fırat Çağlar MANTAŞ 
04 Kas 18:15, Kitabı okudu, 2 günde, 10/10 puan

Bu kitap hakkında söylenebilecek o kadar çok şey var ki... Toplum ve insanlık adına her şeyden bahsedilmiş neredeyse. Otorite, iktidar hırsı, iyilik, kötülük, yiğitlik, azınlık,çoğunluk, zeka, güç... Yazarın ikinci dünya savaşını bizzat yaşaması, ona insanlığın ne kadar tehlikeli ve zalim olabileceğini öğrenme fırsatı vermiş, yazar da bunu en iyi şekilde bize aktarmış. Ayrıca "insan temelde iyidir fakat sonradan kötüleşir" ya da "insan doğuştan kötüdür" gibi tartışmalara verilebilecek en güzel cevap yine bu kitapta bence. Tüm toplumların aynası niteliğinde.

Esma Tezgi 
31 May 16:09, Kitabı okudu, 3 günde, 9/10 puan

Sineklerin Tanrısı, insanın içindeki iyi ile kötünün savaşını alegorik biçimde, oldukça başarılı bir şekilde ele alıyor. İyiyi-kötüyü, hırsı, barışı, sevgiyi... çocuklar temsil ediyor. Adadaki çocuklar gerçek hayatın bir yansıması adeta. Başlangıçtaki davranışları, zaman ilerledikçe kendini gösteren öteki tarafları, hepimizin içinde olan iyi-kötü savaşı.. hepsini kitapta bulabiliyor ve insanın nasıl bir yaratık olduğunu baştan sorguluyorsunuz.

http://yorumatolyesi.blogspot.com/...eklerin-tanrisi.html

Kitap Böcüğü 
 28 Ara 2015, Kitabı okudu, 6 günde, 10/10 puan

Her insan ruhunun derinliklerinde vahşeti barındırır. Yeter ki bir fırsat verin.

İyi ve kötüyü seçmek her ne kadar insanın elinde olsa da çevre faktörler de bunu tetikleyebilmektedir. Bulunduğu durum, yaşadığı olaylar insanları bir noktada değişime zorlar. Masum ve iyi yürekli bir insan bile bir anda korkunç bir vahşetin ortasına düşebilir.

Peki ya çocuklar... Minicik kalpleri ile masumiyetin simgesi olan çocuklar nasıl olur da bir vahşiye dönüşür.

Kitaba ilk başladığınızda bir adaya düşen bir grup çocuğun hikayesini okuyorsunuz. Ama ilerleyen sayfalarda bir çocuğun bile zorlu koşullar altında ki vahşice değişimine tanık oluyorsunuz. İyi ve kötünün savaşını bir de çocukların gözüyle yaşayın.

Evet her insan içerisinde kötülük barındırır. Çocuk bile olsa.

Ahmed Yasir Orman 
 17 Haz 00:55, Kitabı okudu, 44 günde, 8/10 puan

Furkan ve Ahmet Hamza arkadaşıma hadi birlikte kitap okuyup okuduğumuz kitap hakkında konuşalım dedikten sonra Furkan’ın seçtiği bir kitap, Sineklerin Tanrısı. Kitaba başladığımda kitapla ilgili hiçbir yorum ya da yazı okumamıştım. Tamamen hiçbir şey bilmeden okumaya başladığım bu kitapta Ralph’ın elindeki boruyu öttürüp tüm çocukları yanına toplamaya başlayınca bu kitap normal bir kitap değil dedim. Yazar bize bu kitapta masum sandığımız insanlığın en masumu çocukların bile şeytanlaşabileceğini gösteriyor bize. Yazara göre felsefe çok basit: nerede insan orada düzensizlik ve yıkıntı. Kitaptaki çoğu karakter bir şeyi temsil ediyor. Ralph demokratik ve iyi yönetimi simgelerken Jack ise baskıcı bir yöneticiyi simgeler. Gene bu adada da elinde silah olan kazanır ve çocuklar vahşiliğe hızla alışırken arkadaşlarının ölmesine zerre üzülmezler. Bu kitap da dikktaimi çeken bir şey ise adadan o kadar kurtulmak için Ralph bir düzen oturtmaya çalışıyordu. Ama bu istediği düzen olmadı ve adada bir düzensizlik oldu ve bu düzensizlik sayesinde de kurtuldular adadan. Yani yazar bize burada bazen düzensizliğin iyi bir şey olduğunu mu söylemeye çalışıyor yoksa pek düşünmeden mi böyle yazmış bilemedim.
Neyse dili sade ve akıcı bir kitap. Herkesin alıp okuması gereken romanlardan. Şimdiden okuyacak arkadaşlara iyi okumalar dilerim.

Uğur Ukut 
15 Tem 11:32, Kitabı okudu, 46 günde, 7/10 puan

Günümüzün yıllar öncesinden görülüp, küçük bir adaya sıkıştırılmış halini anlatıyor Sanki. Toplum bilinci olmadığı zamanlarda kişisel ego ve çıkarların insana neler yaptırabildiğini görüyoruz. Yine de bir çok yerinde daha iyi olabileceği hissine kapıldım. Birde Yazarın anlatımı bence biraz durgun. Bir çok gizem barındırmasına rağmen bu durgunluktan dolayı bir çırpıda okuyup bitirilemiyor.

Büşra 
08 Tem 04:28, Kitabı okudu, 10 günde, 9/10 puan

Sineklerin Tanrısı'nı buradaki okuyucuların yorumlarından görüp okumaya karar vermiştim ve açıkcası ilk yüz sayfasında bu kadar beğenilen bir kitap olmasına pek bir anlam verememiştim. Fakat daha sonrasında olay örgüsü sizi içine çekiyor ve neler olacağı konusunda sabırsızlanmaya başlıyorsunuz. Kitabın sade bir dili ve adayı tasvir eden betimlemelerle dolu bir anlatımı var.

Sadece erkek çocukların bulunduğu bir uçağın sebebi belirtilmeden bir adaya düşmesi ve başlarındaki tek yetişkin olan pilotun da kaza esnasında ölmesiyle başlıyor kitap. Yaşları altı ile on iki arasında değişen bu çocukların dehşete kapılacağını düşünürken onlar yaşanan olayın bilincinde olmamakla birlikte yetişkinlerden uzak özgürce bir hayat yaşayacakları için oldukça mutludurlar ilk başlarda. Zamanla çocukların kişilikleri öyle bir değişir ki çocuk olmaktan çıkıp ilk başlarda korktukları canavara dönüşürler adeta. Aslında Simon karakteri ile daha çocuklardaki bu değişim başlamadan bile Golding bize asıl korkulması gerekenin insanlar olduğunu defalarca söylemişti. Başlarda sadece avlanmak için yüzlerini boyayan çocuklar sonrasında bunu bir yaşam biçimi haline getirirler ve böylece adaya düşmeden önceki sahip oldukları etiği de tamamen maskeleyerek içlerindeki vahşiliği, acımasızlığı olduğu gibi dışa vurmaya başlarlar. Güzelliklerle dolu olan adayı, adadaki hayvanları, arkadaşlarını ve hatta kendi benliklerini bile mahvederler bu süre içerisinde.

Birçok kişinin de söylediği gibi Sineklerin Tanrı'sı oldukça Hayvanlar Çiftliği'ni anımsatıyor. Umut vaat ederek başlayan iki kitap da bittiğinde sizi uzun süre düşündürüyor. Bu kadar kötüleşebilir mi canlılar gerçekten?
Ayrıca kitabın son sözü de mutlaka okunmalı. Kitapta aklınıza takılan bir soru varsa mutlaka cevabını bulabilirsiniz son sözde.

Selen Seyhan 
23 Haz 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 7/10 puan

Bir grup çocuğun bir adaya düşmesiyle başlıyor her şey. Başlangıçta her şey yolunda giderken hayatta kalma mücadelesi, zaman ilerledikçe umutların azalması; ego, hırs ve beraberinde kötü olan birçok şeyi getiriyor.
Sorunları çözmede "yetişkinlerin" yöntemlerini örnek alan çocuklar dünyanın her yerinde yaşanan kaos ortamını oraya da taşıyorlar. Olaylara bu şekilde dışarıdan bakmak, izole bir ortamda "her şeyin başladığı" noktayı görmek bana şunu düşündürdü: ülkede, dünyada yaşanan savaşlar, açlık, ölüm, kaos, ortamı, korku dolu toplumlar... Tüm bu kötülüklerin kaynağı "insan", insan ve onun egosu, değişen güç dengeleri... Ve aklıma tek bir soru geliyor. Gerçekten gerek var mı bunca ölüme? Hiç yoktan...

Fadime YeŞİl 
03 May 2015, Kitabı okudu, 8/10 puan

Açıkçası başlarda sıkıldım ama sona doğru hikaye oturdu, ana fikir anlaşıldı.Diyecek pek birşey yok aslında insanı anlatıyor iyisiyle kötüsüyle.Kitabın son sözü ise tamamen kitabı özetliyor zaten.

Kitaptan 57 Alıntı

Aysel 
09 Oca 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

"Birinden korkunca ondan nefret edersiniz ama boyuna da düşünüp durursunuz onu. Kendi kendinizi aldatırsınız; aslında kötü değildir dersiniz. Ama onu görünce, tıpkı nefes darlığına tutulmuş gibi olursunuz, soluk alamazsınız."

Sineklerin Tanrısı, William GoldingSineklerin Tanrısı, William Golding

Gözleri ışıl ışıl, ağızları açık, bir zafer kazanmanın,egemen olmanın mutluluğunu tattılar.Coşmuşlardı;dosttular.

Sineklerin Tanrısı, William Golding (Sayfa 29 - Iş Bankası Yayınları)Sineklerin Tanrısı, William Golding (Sayfa 29 - Iş Bankası Yayınları)
Aysel 
11 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

" Ayrı ayrı yaşantıları, ayrı ayrı duyguları olan iki kıta gibiydiler... "

Sineklerin Tanrısı, William GoldingSineklerin Tanrısı, William Golding
Aysel 
11 Haz 2015, Kitabı okudu, İnceledi, Beğendi, 10/10 puan

" İnsan her şeyi yoluna koymak için uğraşırken, tartışma çığrından çıkıveriyor, yeni ve tatsız konular ön plana geçiyordu. "

Sineklerin Tanrısı, William GoldingSineklerin Tanrısı, William Golding

Her şeyin bir doktoru vardır. Kafanızın içinin bile bir doktoru vardır.

Sineklerin Tanrısı, William Golding (Sayfa 99 - İş Bankası Kültür Yayınları)Sineklerin Tanrısı, William Golding (Sayfa 99 - İş Bankası Kültür Yayınları)

Kitapla ilgili 6 Haber

“Sineklerin Tanrısı” ya da insani kötülük üzerine | Emel Bayrak
“Sineklerin Tanrısı” ya da insani kötülük üzerine | Emel Bayrak 1954 yılında yazdığı Sineklerin Tanrısı kitabında insanı, içindeki kötülüğü ve kötülüğün toplumda nasıl olup da bulaşıcılığı yüksek bir salgın etkisi yarattığını anlatıyor William Golding. Oysa sadece çocuklar var kitapta bir de domuzlar ve bir de Sineklerin Tanrısı. Çocuklar var çünkü sadece kendini değil insanı ve toplumu da anlamak isteyen okura insanın doğasını, en primitif hali ile nasıl yaşadığı, nasıl düşündüğü ve nasıl davrandığını göstermeye çalışıyor.
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ?
Ünlü yazarların ilk kitapları nasıl reddedildi ? Dünya edebiyatında, bugün birer başyapıt sayılan çok sayıda eser yayınevleri tarafından reddedilmişti. Bu reddedilme hikâyelerinden bazılarını derledik.