8,5/10  (15 Oy) · 
29 okunma  · 
12 beğeni  · 
794 gösterim
Miguel de Unamuno (1864-1936): Gerek Aşk ve Pedagoji, Sis ve Tula Teyze romanları, gerekse en tanınmışı olan Yaşamın Trajik Duygusu gibi felsefi denemeleri düşünüldüğünde, Unamuno, 20. yüzyıl İspanyol yazınına damgasını vurmuş en önemli modern-klasiklerden biridir. I. Dünya Savaşı'nın başladığı yıl yayımlanan ve yazarın en çarpıcı romanlarından biri sayılan Sis (1914) ise, Unamuno'nun ölümünden 70 yıl sonra nihayet İspanyolca aslından yapılan bir çeviriyle okurla buluşmaktadır.

Yıldız Ersoy Canpolat; 19. ve 20. yüzyıl İspanyol romancılığı üstüne yayımladığı iki telif kitabının ve İspanyol öykücülüğünü örnekleyen kapsamlı bir antolojinin yanı sıra, Cervantes'ten Fuentes'e, Unamuno'dan Paz'a yaptığı çevirilerle de İspanyol ve Latin Amerikan yazınlarını okura ulaştıran en önemli adlardan biridir.
(Arka Kapak)
  • Baskı Tarihi:
    Eylül 2011
  • Sayfa Sayısı:
    225
  • ISBN:
    9789754589054
  • Çeviri:
    Yıldız Ersoy Canpolat
  • Yayınevi:
    İş Bankası Kültür Yayınları
  • Kitabın Türü:

Okuduğum kitaplar arasına, cümleleriyle ışıldayan ve her zaman ışıldayacak bir kitap daha ekledim. İnanın böyle anlar, hayatımı anlamlı kılan anlardan oluyor. Yazarın ismini görüyorum, yazarı merak ediyorum ve bir kitabını okumaya karar veriyorum. O kadar okunacak kitap varken bu riski neden göze alıyorum bilmiyorum çünkü hayat kötü kitap okuyacak kadar fazla zaman içermiyor. Ama böylesine iyi bir kitap çıkınca değmeyin keyfime.

Miguel De Unamuno, İspanyol bir yazar. İspanyol edebiyatı, Cervantes'ten sonra büyük yazar hasreti çeken bir edebiyattır. Bana göre Unamuno bu özlemi gidermiş.

Bazı kesimler onun yazdıklarını romandan (novela) bile saymamış. O, bu duruma üzülmek bir yana, bu durumla, "benim yazdıklarım novela değilse, o zaman nivoladır" diyerek dalga geçmiş. Kendi buluşu olan okuduğum bu nivola, çoğu noveladan katbekat daha üstündür.

Romanımızın kahramanı Augusto, hayatı sorgulayan bir insan. Kadınlar konusunda da oldukça şanssız. Tutkulu ama tek taraflı bir aşkın etkisinde devam eden eser, ilerleyen kısımlarda felsefi bir esere dönüşüyor.

Yazarın cümlelerinde alttan alta, varlık, evren, nesne olguları sorgulanıyor. Karşılıklı diyaloglar "ben kimim? beni ben yapan şey nedir? varlığımın sebebi olan şeyler nelerdir?" tarzı sorulara yanıt verecek şekilde yazılmış. Ayrıca, evlilik, babalık ve annelik, sinizm, felsefi düşünceler, aşk gibi konular hakkında yazarımızın düşünceleri mevcut.

Mekan ve kişi sayısı olarak oldukça kısıtlı bir özelliğe sahip Sis. Böyle kitapları seviyorum. Olay örgüsünden ziyade durum örgüsü (psikolojik, sosyolojik, felsefik) daha çok hoşuma gidiyor.

Shakespeare'in "Olmak ya da olmamak" sözü ile Descartes 'ın "Düşünüyorum, o halde varım" sözünü birleştirip varlığın kanıtını düşünmeye bağlıyor yazar. Yazara göre varlık düşünen canlıdır, düşünmeyen şeyin varlığından söz edemeyiz.

Kitabın sonu ise büyük bir sürpriz içeriyor. Tabii ki spoiler vermeyeceğim ama şöyle bir ipucu vermek istiyorum. Yazar, kahramanlarının kaderini kendilerine bırakıyor, kahramanımız ne isterse o şekilde ilerliyor hikaye. Bu da kahramanımızın da bir varlık olduğunu kanıtlıyor. Her an kitaptan çıkıp sizlerle yan yana duracak kadar rahat davranabilen kahramanımız bu durumu suistimal edebilir, hazırlıklı olun.

Unamuno bu kitapla oluşturulan karakterlerin, bizlerden ayrı bir varlığa ve kadere sahip olabileceğini göstermek istemiş. Ya da şöyle diyelim; oluşturulan karakterler var olabiliyorsa, bizlerin de oluşturulan bir romandaki karakter olma ihtimalimiz olabilir mi sorusuna cevap aramış.

"İnsanın kendi kendisini tanımasından daha da zor olan, bir roman yazarının ya da tiyatro yazarının, kurguladığı ya da kurguladığını sandığı kişilerini tanımasıdır."

Böylesine uçuk fikirleri ile zamanının çıkık kişilerinden biri olan Unamuno'yu çok sevdim ve kendime yakın bir yazar ile tanıştığım için de çok mutluyum. Böyle yazarlar bulmak benim için piyango kazanmak gibidir. Okuyun, okutun lütfen.

Dipnot: Son kısımdaki köpeğin düşüncelerini iyi okumak ve gerekiyorsa içselleştirmek gerekiyor.

Oblomov 
18 Eki 16:13, Kitabı okudu, 5 günde, 10/10 puan

Kitabı yaklaşık iki sene önce almıştım ama nedense araya bir sürü kitap girdi. Sonra geçen hafta sitede bu kitabı okuyan arkadaşların yorumları gördüm ve kitabı okumaya karar verdim. İyi ki böyle bir karar vermişim. Böylece muhteşem bir yazar keşfetmiş oldum. Kitapta olayların nasıl ilerleyeceğinden çok kahramanın düşündükleri, hissettikleri ön planda. Aynı zamanda bir çok felsefi fikir kurguyla harmanlanarak verilmiş özellikle de varoluşçu felsefe. Bu durum her okuyucu için çekici olmayabilir. Ancak bu tür kitapların insanı kültürel anlamda geliştirdiğini ve hayata başka bir gözle bakmasını sağladığını düşünüyorum. Yaşamın amacı, ölüm, varoluş gibi konularda kafa yoranlara ve sisin arkasındakini görmek isteyenlere şiddetle öneriyorum.

Aslı 
08 Nis 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 10/10 puan

Çok farklı bir kitap yahu. Romanın kahramanı Perez çok kuşkucu biri. Öyle ki kendi varlığından dahi şüphe duyar. Aşık olur aşkın varlığını sorgular. Sevgilisi evlenme teklifini kabul eder ancak Perez i kandirarak eski sevgilisiyle kaçar. Dost tavsiyesiyle intihara karar veren Perez kitabın yazarıyla görüşmeye gider ve işler çok ilginç bir hale gelir. Bir solukta okunabilir. Tavsiye ederim.

Aybeniz Hasanova 
02 Oca 20:34, Kitabı okudu, 5 günde, Beğendi, 7/10 puan

Miguel de Unamuno “Sis” 1914 yılında yayımlamıştır. Esere Victor Goti isimli bir adam ön söz yazmıştır. Görünüşe göre Victor Goti romanın kahramanı Augusto Perez`in arkadaşı olmuş ve yazarımız da arkadaşının ölümünü anlattığı kitaba ön söz yazmasını rica etmiştir. Ama Victor Goti`nin gerçekten var olup olmadığını anlayamıyoruz. Ön sözü yazarın kendisi mi yazmış, okura bir oyun mu oynamış bunun romanın sonunda anlayabileceğiz.

Roman kahramanı Augusto Perez varlıklı, bütün gün sokakta aylak aylak dolaşan, kafasında bin bir türlü fikir üreten, işi gücü arkadaşı Victor`la satranç oynamak olan bir karakter. Bir gün de böyle amaçsızca dolaşmak için sokağa çıkan Augusto Eugenia adlı bir piyano öğretmeni ile karşılaşır ve onun gözlerine aşık olur, belki de aşık olduğunu zanneder. Augusto`nun trajedisinin temeli de bu olayla atılmış oluyor diyebiliriz. Eugenia`ya mektup yazıp aşkını itiraf eden Augusto cevap alamaz, daha sonra ise red cevabı alır. Eugenia Mauricio isimli bir delikanlıya aşıktır, Mauricio ise çalışmaya niyeti olmayan, bir kadının kazancı üzerinden geçinmeyi yeğleyen bir karakter. Augusto Eugenia`nın başkasını sevdiğini öğrenince onun için savaşacağını söyler. Ama daha kendi duygularından, aşık olup olmadığından bile emin değildir. Garip olan Eugenia`ya aşık olduğunu zannettiğinden beri başka kadınları da görmeye başlamasıdır. Örneğin evine çamaşırları getiren ütücü kız Rosario`ya karşı birdenbire ilgi duyması buna bir kanıttır. Bu konu üzerine düşüncelerini bir rastlantı nedeniyle sokakta bulup eve aldığı köpeği Orfeo`ya anlatıyor. Kadınlarla ilgili ilginç düşünceleri vardır ve onlar üzerine bir inceleme yapmaya karar verir.

Bu arada Eugenia sevgilisinden ayrılmıştır, Augusto da evlilik teklifi yaparak onu deney kurbağası gibi kullanacağına karar verir ama tam tersi olur. Eugenia evlilik teklifini onun parasını kullanmak için kabul eder. Daha sonra Eugenia tarafından aldatıldığını öğrenen Augusto zayıf kişiliği nedeniyle buna dayanamayacağını söyler ve intihar etmeye karar verir. Ama bu intihar bizim bildiğimiz yollardan olmaz aslında. Romanın ilginç yanı kahramanımız intihar etmezden önce hayat hikayesini anlatmak üzere yazar Unamuno ile buluşuyor. Eserin yazılmış olduğu dönemi düşünürsek Unamuno`nun bu buluşu olağanüstü ve cesaret isteyen bir adım sayılır. Yazar kendisini esere dahil etmenin yanı sıra olaylara müdahale de ediyor. Unamono`nun yaratmış olduğu hayali karakter olan Augusto ile diyaloglarında, kahramanımız kendi varoluşunu sorguluyor. İnsanın anlam arayışı, varoluşu, hayatın anlamı, yaşam ve ölüm temaları ele alınır. Kendi varoluşundan kuşku duyan, var olmadığını iddia eden Augusto sık sık Decartes`in “Düşünüyorum, öyleyse varım.” fikri üzerinden varoluşu sorgular. Zayıf bir karakter olan Augusto intihar etmeye karar verse de yazar onu öldüreceğini söylediği zaman korkuya kapılır ve ölmek istemediğini söyler. Unamunu kahramanın bu tavrı üzerinden insanın ölümsüzlük arzusuna da değiniyor. Romanın bu kısmında sis kelimesinin tanımı ve yazarın amacını açıklayan fikirler de yer almaktadır.

Kitaptan 91 Alıntı

Yaşamın tek öğretmeni yalnızca yaşamdır.

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 76 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 76 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)
BİROL COŞKUN 
09 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Peki nedir aşk? Aşkı kim tanımladı? Tanımlanan aşk, aşklıktan çıkar.

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 17)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 17)
BİROL COŞKUN 
09 Ağu 2015, Kitabı okudu, Beğendi, 9/10 puan

Cebinize sığanı kafanıza, kafanıza sığanı da cebinize sokmayın.

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 4)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 4)

Rol yapmak hepimizin hoşuna gider, Küçük Bey, hiç kimse kendisi değildir, başkalarının yaratılarıdır.

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 125 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 125 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Biz insanlar, köpekler ve kediler ve atlar ve öküzler ve koyunlar ve her tür hayvan, özellikle evcil hayvanlar oldukları için mi insanız. İnsan, yaşam hayvancılığının yükünü yükleyeceği hayvanlar olmasaydı, insanlığına ulaşabilir miydi? İnsan, atı ehlileştirmemiş olsaydı, soyumuzun yarısı öteki yarısını sırtında taşımayacak mıydı? Evet uygarlığı size borçluyuz. Ve de kadınlara.

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 167 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 167 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Baba olmak, deli ya da aptal olmayan bir insanda, insanoğluna olabilecek en korkunç duyguyu uyandırıyor; sorumluluk duygusunu!

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 175 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 175 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)

Kadınla ilgili psikolojik tek deney evlenmektir. Evlenmeyen insan, psikolojik açıdan kadın ruhunu asla deneyemez.

Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 153 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)Sis, Miguel De Unamuno (Sayfa 153 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları)