Puan vermedi·928 syf.·
2026 38. kitabı
Efendinin Güzeli; son derece kusurlu bir çağda, tüm kötülüklerden arınmış olarak kusursuzca yaşanmış bir aşkın romanıdır. Öyle ki kitabı bitirdiğimde uzun süre kendime gelemedim. Büyük bir heyecanla ve 'Efendi kim, güzel kim?' merakıyla çıktığım bu okuma yolculuğu; yazarın gerçekçiliğe olan tutkusunu, kendi psikolojisini ve aşkın doğasını sürekli sorgulamasını önüme serdi; bu derinlik, bana adeta bir Stendhal veya Proust eseri okuyormuşum hissini verdi… Romanın en önemli özgün özelliklerinden biri, iç monologların yoğun kullanımıdır (on iki monolog —Ariane'nin dört, Mariette'in beş ve Solal'ın üç monologu—yüz kırk sekiz sayfaya yayılmış on iki bölüme ayrılmış olup, roman metninin yüzde onundan fazlasını temsil etmektedir. Monologların çoğunda noktalama işareti yoktur ve paragraflara bölünmemiştir, bu da kaçınılmaz olarak William Faulkner , Virginia Woolf ve James Joyce'un Ulysses'inin etkisini akla getiriyor. Görsel ipuçları olmadan , okuyucunun bu kaotik kelime akışının ardındaki anlatıcının düşüncelerini ayırt etmek için konsantre olması gerekir ; bu , anlam için zorlu bir tuzaktır. Tüm kavrayışı kaybetmeden hızlıca okumak imkansızdır. Her kelime hayati önem taşıyor… Kitap yedi bölümden ve yüz altı bölümden oluşmaktadır… • Birinci bölüm ( 1-9 . bölümler ): olay örgüsünün başlangıcı (Solal'ın Ariane'ye olan aşkının doğuşu); • İkinci kısım ( 10-37 . bölümler ): Solal'ın Ariane'yi fethi; • Üçüncü bölüm ( 38-52 . bölümler ): Aşkın başlangıcı (Solal'ın eski sevgilisi Isolde'nin ölümü); • Dördüncü bölüm ( 53-80 . bölümler ): Ariane'nin kaçırılması (kocası Adrien'in intihar girişimi); • Beşinci bölüm ( 81-91 . bölümler ): aşk ve can sıkıntısı; • Altıncı bölüm ( 92-102 . bölümler ): Aşkın reddi; • Yedinci bölüm ( 103-106 . bölümler ): Aşıkların ölümü… Romanın
Efendinin GüzeliAlbert Cohen · Ayrıntı Yayınları · 201566 okunma
8/10
·888 syf.··
2026 47. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 21 Nisan 2026 22:36
James Joyce’un Ulysses’i, sıradan bir roman değil; sabır isteyen, okuyucuyu zorlayan ama derinlemesine düşünüldüğünde büyük bir anlam dünyası açan bir eser. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim şey yalnızca bir romanı tamamlamak değil, uzun ve yorucu bir yolculuğun sonuna ulaşmak gibiydi. Roman, tek bir gün içinde, Dublin sokaklarında geçiyor. Tek bir gün (16 Haziran 1904) anlatılır ama zihinsel zaman binlerce yıla yayılır.Yüzeyde sıradan görünen bir gün anlatılıyor gibi olsa da, aslında insan zihninin karmaşıklığı, yalnızlığı ve iç dünyası gözler önüne seriliyor. Olaylardan çok düşünceler ön planda olduğu için okurken çoğu zaman zorlandım, hatta bazı bölümlerde ilerlemek kolay olmadı. Ama kitabın gücünün yüzeyde değil, alt metninde saklı olduğunu fark ettikçe metnin değeri daha da belirginleşti. Kitabın merkezinde yer alan üç karakter, aslında insanın farklı yönlerini temsil ediyor. Leopold Bloom, sıradan bir insanın dünyadaki yerini arayışını simgeliyor. Günlük hayatın küçük ayrıntıları içinde dolaşırken, hoşgörüyü, sabrı ve insan olmanın kırılganlığını temsil ediyor. Bloom’un yolculuğu, modern insanın yalnızlığını ama aynı zamanda insan kalabilme çabasını gösteriyor. Stephen Dedalus ise zihinsel arayışı, kimlik sorgulamasını ve bireyin kendini bulma çabasını temsil ediyor. Onun düşünceleri daha karmaşık, daha sorgulayıcı ve zaman zaman kopuk bir yapı gösteriyor. Stephen, dünyayı anlamaya çalışan ama aynı zamanda onun içinde yerini bulmakta zorlanan insanın sembolü gibi duruyor. Romanın sonunda söz alan Molly Bloom, insanın en doğal ve filtresiz iç sesini temsil ediyor. Onun kesintisiz düşünceleri, bastırılmamış duyguların ve arzuların açık bir ifadesi gibi. Molly’nin iç monoloğu, hayatın karmaşıklığına rağmen yaşama bağlılığını ve insanın iç dünyasının ne kadar güçlü
UlyssesJames Joyce · İthaki Yayınları · 20231,467 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
MUHAKKAK OKUNMASI GEREKEN BİR ANI-BELGESEL BAŞ YAPIT
10/10
·804 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 09 Ocak 2026 00:00
(E) SOSYOLOG ALBAY ALİCAN TÜRK’ÜN; “28 ŞUBAT – SİNCAN’DAN TARİHE NOTLAR” KİTABI DEĞERLENDİRMESİ (E) Sosyolog Albay Alican TÜRK’ü ilk defa 2025 yılı Ağustos ayı başında tanımış ve tanışmıştım. Üç kitabı vardı hepsi de ilgi alanımda olan. Bundan önce iki kitabını okumuş ve geniş birer değerlendirme ve tanıtım yazısı yazmıştım. Tanışmamızın hemen arkasından, kısa süre içinde gelmişti bu okuma ve değerlendirme faaliyetlerim. Sayın yazarın bir kitabını okumamış olmayı ise büyük bir eksiklik olarak görüyordum kendi adıma. Tam 800 sayfa ve büyük boy (sayfa ölçüleri büyük) olan kitabını sona saklamıştım. Ve bugün (09.01.2026), sayın yazarı tanımamın ve kitapları ile tanışmamın üzerinden henüz beş ay geçmiş iken, son kitabını da okuyup bitirmenin ve bu tanıtım ve değerlendirme yazısını yazmanın mutluluğunu yaşıyorum. Bakınca insanın gözünü korkutan bu çok kalın kitabı okumaya 25.12.2025 günü başladım ve sistematik/düzenli bir okuma ile 09.01.2026 günü bitirdim. Yani günde ortalama 50 sayfa okuyarak 16 günde bitirmiş oldum. Okumamın bu kadar uzun zaman almasının sebebi –yukarıda da bahsettiğim üzere- 800 sayfa ve sayfa boyutlarının büyük olmasının yanında, notlar alarak analitik bir okuma tarzını tercih etmem idi. Önceden iki cilt olarak basılmış, daha sonra ise iki cilt birleştirilerek tek kitap olarak piyasaya çıkmış. Kitap, 1. cilt ve 2. cilt olarak bölümlendirilmiş. Sayın yazarın kim olduğu ve onu nasıl tanıdığım ve tanıştığım konularına önceki iki kitabının değerlendirmesinde genişçe yer verdiğim için burada tekrar etmeye gerek görmüyorum. **** Siyasal İslamın bitmek tükenmek bilmeyen asker alerjisi ve rövanş alma manevraları… Taa 1950’lerde başlıyor aslında bu furya. Yine çok güçlü bir sağ iktidar ve yine askeri pasifize etme, kodları, genleri ve teamülleri ile
28 Şubat: Sincan'dan Tarihe Notlar (Cilt 1-2)Alican Türk · Galeati Yayıncılık · 202310 okunma
BIRAKMIYORLAR İYİ BİRİ OLAMAM
Puan vermedi
DOSTOYEVSKİ : Fyodor Mihayloviç Dostoyevski 1821 Moskova - 1881, Sankt-Peterburg), Rus roman, kısa öykü ve deneme yazarı ve gazeteci. Pek çok edebiyat eleştirmeni tarafından, Dünya edebiyatının en mükemmel yazarlarından birisi olarak kabul edilmekte ve eserleri, olağanüstü tesir bırakmış şaheserler olarak nitelendirilmektedir. Çocukluğunu sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Dostoyevski, annesinin ölümünden sonra Sankt-Peterburg'daki Mühendis Okulu'na girdi. Babasının ölüm haberini de burada aldı. Okulu başarıyla bitirdikten sonra istihkâm bölüğüne girdi. Bir yıl sonra istifa ederek buradan ayrıldı. Ordudan ayrıldıktan sonra edebiyata yönelen Dostoyevski, ilk kitabı İnsancıklar'ı 1846 yılında yayımladı. Bu eserinin ardından yazdığı kitaplarla beklediği başarıya ulaşamayan Dostoyevski'nin umudu kırıldı ve politikayla ilgilenmeye başladı. 1849 yılında devlet aleyhindeki bir komploya karıştığı iddiası ile tutuklandı. 4 ay hapishanede kalan Dostoyevski, kurşuna dizilmek üzereyken diğer sekiz tutuklu arkadaşı ile affedildi. Cezası dört yıl kürek, dört yıl da adî hapse dönüştürüldü. Cezasını çekmesi için Sibirya’ya gönderildi. Burada geçirdiği dört yılın ardından er rütbesi ile hizmete verildi. Subaylığa kadar yükseldi. 1857 yılında Mariya Dmitriyevna İsayeva ile evlendi. Beş yıl boyunca görev yapan Dostoyevski, 1859 yılında özgür bırakıldı ve Sankt-Peterburg'a yerleşti. Sankt-Peterburg'a döndükten sonra Ezilenler (1861) ve Ölüler Evinden Anılar (1862) adlı eserlerini yazdı. Kardeşiyle birlikte iki dergi çıkardı. 1862'de, arzuladığı Avrupa seyahatini gerçekleştirdi. Sara nöbetleri ve kumar bağımlılığı yüzünden maddi açıdan darlığa düştü. Bu dönemde Yeraltından Notlar (1864), Suç ve Ceza (1866), Kumarbaz (1866), Budala (1868), Ebedi Koca (1870) ve Ecinniler
Yeraltından NotlarFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025159,8bin okunma
Puan vermedi·320 syf.··
2025 6. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2025 01:00
Odaklanmak için neler yapılmalı? 1. Yavaşla: Aynı anda tek bir işe odaklan. Yoga, meditasyon yapın. 2. Ön taahhütte bulun. Dikkati dağıtan şeylerden uzaklaşacağına dair çevreni bilgilendir. Belli bir süre koy o zamana karar dikkat dağıtıcı şeylerden (telefon, internet,tv) uzak dur. 3. Akış haline geçin: Bir hedef seçin, size anlam veren şeyler ile ilgilenin, yeteneklerinize uygun şeylerle uğraşın. 4. Uykunuzu alın: 8 saat uyku en iyisi 5. Basılı kitaplar okuyun. 6. Kısa programlar yerine uzun soluklu filmler seyredin. 7. Zihin gezinmesine izin verin: hiçbir şey yapmadan müzik dinlemeden sadece yürüyün ve düşüncelerinizin akmasına izin verin. 8. Sosyal medya uygulamalarına süre koyun. (gözetim kapitalizmi: uygulamalar daha fazla reklam gösterebilmek için senin orada daha fazla zaman geçirmeni ve ilgi alanlarını öğrenmeyi (stil aktarımı) hedefliyor) 9. O gün ne yapacağınızın listesini yapın ve Bildirimleri kapatın. 10. Telefonunuzun ekran süresini sınırlayın. 11. Telefonların rahatsız etmeyin modunu kullanın 12. Odaklanamadığınız için kendinizi suçlamayın( Zalim iyimserlik) Çevre sağlıksız hayat şartları, çeldirici teknolojiler ve stres ile çevrili iken kendini suçlayıp durmayın. ‘Bana anlamlı gelen ne yapabilirim şu an’ diye düşün onu yap. 13. Sizinle aynı fikirde olan insanlarla bir araya gelin. Bu konuda direniş gerçekleştirin. Bize karşı değil, bizi besleyen teknolojiler talep edin. 14. Stresten uzak dur. 15. Ekonomik olarak güvende hisset. 16. Haftada 4 gün çalışma düzenine gidilmeli. 17. Eve iş getirme 18. Sağlıklı, organik gıdalarla beslen. (Paketli, işlenmiş, dondurulmuş, şekerli gıdalardan uzak dur.) 19. Temiz hava al. Kırsal yerlerde yaşamaya çalış 20. Kimyasallardan uzak dur. (Böcek ilaçları, plastikler, makyaj malzemeleri beyne zarar veriyor.) 21. Çocukların
Çalınan DikkatJohann Hari · Metis Yayınları · 20245,3bin okunma
Çocuğunuza Sınır Koyma
9/10
·336 syf.··
2025 3. kitabı
·
58 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2025 08:53
ÇOCUĞA SINIR KOYMA-1, ROBERT MACKENZIE KİTAP İNCELEMESİ Aşırı Kısıtlayıcı Sınırlar (Aşırı Kontrol): -Denemek ve keşfetmek için çok az özgürlük vardır. -Öğrenmek ve sorumluluk kazanmayı engeller . -İsyana yol açar. Çok Geniş Olan Sınırlar (Yetersiz Kontrol): -Denemek ve keşfetmek için gereğinden fazla bir özgürlük vardır. -Öğrenmeyi ve sorumluluk almayı engeller. -Aşırı denemeyi teşvik eder. Tutarsız Sınırlar (Karışık Kontrol): - Denemek ve keşfetmek için bazen çok az özgürlük bazen ise çok fazla özgürlük vardır. Tutarsız sınırlar hâkimdir. -Öğrenme ve sorumluluk engellenir. -Deneme ve isyan körüklenir. Dengeli Sınırlar: -Sorumluluklara dayanan bir özgürlük vardır. -Öğrenmeyi ve sorumluluk kazanmayı arttırır. -İşbirliğine yüreklendirir. Çocuklara yeni beceriler kazandıracak özgürlük verir. Büyüme ve gelişme için sağlıklı bir ortam yaratır. ÖRNEK Genellikle bir disiplin sorunu nasıl 3 farklı yöntemle halledebileceğini göstererek başlıyoruz: Cezacı, Yumuşak ve Demokratik. Sonra bu yaklaşımlara eşlik eden öğrenme- öğretme sürecine bakıyoruz. “Üç ebeveyn parktaki banka oturmuş oynayan çocuklarını seyrediyordu. Annelerden biri oyunun kontrolünden çıkmakta olduğunu fark etti, çocuklar kaydırağın tepesinde itişiyordu. Meg’in Annesi: -Meg tehlikeli işler yapıyorsunuz bir yeriniz acıyabilir. Birbirinizi ittirmeden oynasanız daha iyi olur. Meg: -Dikkat ederim anne. Meg’in Annesi: -Biliyorum tatlım ama buna devam ettikçe endişeleniyorum, yapmazsanız memnun olurum. Çocuklar bu tehlikeli oyuna devam ediyordu.
Psikoloji
Çocuğunuza Sınır KoymaRobert J. Mackenzie · Yakamoz Yayınları · 20121,472 okunma