Eser, şu bizim yurt dışında eğitim/staj görmek için sınava girip 0000, bilmem kaç puanla ikinci olduğumuzdan elendiğimiz o meşhur ERASMUS SINAVI'na adını veren muhterem tarafından kaleme alınmış ve tüm insanlara iyice giydirdiği bir içeriğe sahip.
Bir güzel süslenip, bezenip, yakışıklı/güzel olmaya tam aday ikeeen birden ne oldum delisi olanların, para, mal, mülk, toprak, sanat, felsefe, şair, yazar vb ne varsa olanların ve olmaya aday olanların derhal okuması elzem yahut da şiddetle kitaptan uzak durması. Niye mi? Aşırı iğneli kirpi dikeni sözlerle beyni adeta inşaat tahtasına çakılan çivilerin hızıyla gerçeğe döndürüyor ve insana; 'aptal mıyım akıllı mı?' sorgusunu yaptırıyor. Cidden çok iyiydi. Biraz uzun sürdü okuyup bitirmek. Çünkü aptallığımı tescillemesinden korktum. Bu iyi bişey mi yoksa?
Saygılarımla okurdaşlar, keyifli okumalar... Bişnev...
Deliliğe ÖvgüDesiderius Erasmus · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202315,2bin okunma
Güzel kitap iki defa okudum seri olarak hoşuma da gitti filmide güzel ama filmde Beyza alkoç dediği gibi oyuncuları saldığından kitaptaki bazı sahneler yok yani kitabı okuyun derim filmini izlemek yerine okuduğum ikinci kitaptı favorilerimden biri
Öncelikle merhabalar, ailemin zoruyla 1. Kitabi bitirip 2. Kitaba da başlayıp onu da bitirdiğim bir seriydi. Kitap 1. Kitaba göre daha hızlı ilerliyordu ama genel olarak temposu düşüktü. Bazen aşırı yükseldiği yerler oldu ki bu çok saçmaydi çünkü 100 sayfa boyunca betimledigi şeyi 3 sayfada açıkliga kavuşturuyordu ve bazı yerlerde her şey çok hızlı ilerledi. Özellikle son 20 sayfada her şey aşırı saçmaydi. Yazar 1. Kişi ağzından yapılan açıklamaları betimlemeleri çok uzatiyordu. Aşırı sıkıcıydi. Yine matematik dersini dinlememe sebep oldu 2. Kitap ama uğraştim ve bitirdim!! Ama okuduğuma çok pişmanım keşke kafam kadar klasik okusaydim da 1000 sayfa boş yere okumasaydim. Neyse okuyacaklara tavsiyem.. okumayin.
Bu romanın diğer kitabıyla beraber (3391 kilometre) aşırı iyi,filmide çıktı ama baya iyi sarıyor. Ama size uyarım bu ikinci kitabı. Ben ilkte bunu aldım ilk kitabı sanıp çok pis rezil olmuştum
Merhabaaa!
Çoğunluk olarak herkes Beyza'nın kitapları ile okumaya başladı. Ben de Beyza'nın kitapları ile okumaya başladım.
Bu kitap benim hikâyeme başlangıç noktam. Aşırı bir beklentiyle okumaya başlamamıştım. O arada okulda fazla popüler olduğu için ben de dedim ki bir bakayım. Kitabı açtıktan sonra o kadar iyi gitti ki hani 2 hafta gibi bir uzunluk değil de 2 gün gibi bir uzunlukta bitirdim. Tabii yanlış hatırlamıyorsam.
İlk olarak bu kitap hakkında yapılan birçok videoya ters bir yanıt verdim. Bunu neden yaptığımı bilmiyorum. Ama ilk okuduğum kitap olduğu için değeri ben de çok fazla.
İzmir karakteri ilk okuduğumda bana göre bir pick me gelmedi ama birkaç videodan sonra gerçekten dedim ki: "Ne kadar pick me,"
Ömer Ege, hoş bir karakter hatta o ışıklı battaniye benim için çok değerliydi. Ömer iyi çocuktu ama İzmir'i çok seviyordu. (Ramiz dayı'yı tanıyan bilir.)
İzmir'e gelirsek acayip bir şekilde pick me. Hani seviyor muyum evet seviyorum ama bir karşı cinsi gördüğünde hem cinsi de satıyor gibi.
Şöyle söyleyeyim Beyza'nın bence en değer verdiği kurgularından biriydi. Bana göre zaten Beyza bütün kurgularına en çok değer veren bir yazar. Ama bu kurguda ana karakterler yan karakter gibi yazılmış.
Mesela ben İzmir'in güçlü bir yanını göremedim. Hep ezilip büzülüyor. Ya da çok fazla asosyal takılıyor. Bu hoşuma gitmiyor ama Beyza'nın yazım dilini sevdiğim için okudum.
Kitapta bu eksiklikler haricinde bir hata yok. Kitabı satın alarak okumuştum tabii bu değil 0000 Kilometre'yi satın alarak okumuştum ve bu kitabı da PDF'den okumuştum. Güzel bir kitap sırf sevdiğim sahneler var diye satın alır mıyım, kesinlikle.
Beyza Alkoç
*Bu kelimeler ayrıntısına kadar bana aittir.*
3391 KilometreBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 201821,4bin okunma
Devletlerin yapay zekâlar aracılığı ile siber saldırılarla mücadele ettiği bir 2132 yılı…Teknoloji gelişti gelişmesine ama özel sektör kullanımına yasaklandı. QopCom Holding Endüstriyel Araştırma Enstitüsü çalışanları çok gizli bir proje için çalışırlarken olanlar oluyor.
Daniel ve DJ bu şirketin önemli iki çalışanı. Ailelerini arada bir görüyorlar özellikle Daniel’in ailesi kırsalda yaşamayı tercih ediyorlar ve makine kullanımlarını aza indirgemişler. Belki de onların yaptığı en doğrusu. Yazar Murat Dektaş kuantum işlem hızını fütüristik bir bakış açısıyla biz okurlara anlatmak için bu distopik evrene davet ediyor.
Daniel’ın bu serüvende başına gelmedik kalmıyor. Geçirdiği kaza sebebiyle vücudunu hissedemez ve uzuvları zarar görürken korkunç gerçeklerle yüz yüze gelmek zorunda. Acaba denek olması uğruna suikasta mı uğradı? Ve onun gibi başkaları da var mı?
Kız arkadaşı Kaia ve en yakın arkadaşı DJ’in hayatları için de endişeli. Yazar, hem halktan gizlenen devlet politikalarını gün ışığına çıkarmış hem de “birlikten kuvvet doğar” ilkesi ile dostluğun önemine dikkat çekmiş.
0000 Siber Entropi Türk Distopyası adına da önemli bir eser. Tüm 1000K dostlarına tavsiye ediyorum. Yazılımların insan kontrolünde mi yoksa makinelerin bizleri mi kontrol ettiğini düşündüren bu kitabı okuyunuz.