11 Mayıs, saat 11.45 sıralarında, Şişli, Abide-i Hürriyet Caddesi’nde karşıdan karşıya geçmeye çalışan yaşlı bir kadına bir otomobil çarpmış, sonra da kaçmıştı.
Her şey göz açıp kapayıncaya kadar olup bitmişti.
Yaşlı kadın yolun kenarında kanlar içinde yatarken, kazayı yapan otomobil ise kayıplara karışmıştı.
Yaşlı kadın hemen Şişli Etfal Hastanesi Yoğun Bakım Servisi’ne kaldırıldı.
Ancak, ilk müdahaleyi yapan doktorlar umutsuzdu.
Çünkü, yaşlı kadının çarpma sırasında beyin zarı zedelenmiş, sol tarafına da kısmi felç gelmişti. Bu aşamada cerrahi müdahale yapılamayacağı açıklandı.
O anda, yaşamla ölüm arasındaki o ince çizgide gidip gelen kadın, TRT İstanbul Radyosu’nun 41 yıllık ses sanatçısı, 64 yaşındaki Ayşe Sevim Tanürek idi.
Tanürek’e çarpıp kaçan 34 ABR 93 plakalı Opel marka otomobilin sürücüsü de Erdoğan’ın büyük oğlu Ahmet Burak.
Erdoğan Devrede
Olayın şokunu üzerinden ilk atan Erdoğan oldu.
Oğlundan kaçmamasını, polise gitmesini istedi ve “Ben ilgilenirim,” dedi.
Zaten aynı gün polis tarafından gözaltına alınıp Şişli Adliyesi’ne sevk edilen Ahmet Burak da nöbetçi Savcı Turgay Babacan tarafından tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
Erdoğan, akşam saatlerinde Şişli Etfal Hastanesi’ne giderek, Tanürek’i ziyaret etti ve doktorlardan bilgi aldı.
Eşi Ahmet Tanürek’e, çok üzgün olduğunu belirtip “geçmiş olsun” dileğinde bulunduktan sonra, elinden gelen her şeyi yapacağını, tüm hastane masraflarını karşılayacağını söyledi.
Tanürek de olanakları daha iyi olan Alman Hastanesi’ne sevk edildi.
Ancak, Tanürek ailesinin önemli bir itirazı vardı.
Tanürek’in yeğeni Ahmet Tunçalp, kazanın evrak üzerinde kapatılmaya çalışıldığını öne sürerek, “Ahmet Burak Erdoğan, kazadan sonra olay yerinden kaçmış. Teyzemi bir kız hastaneye kaldırmış,”