01:55
Sabah oldu leylim aman kodunsa bul ortalık sütliman..
Sayfa 158·Kitabı okudu
01.55 çarşamba okuması
Öyleyse enerjinizi korkularınıza değil, rüyalarınızı gerçekleştirmeye harcayın ve biraz fazla açılın. Unutmayın hayalleriniz hedefleriniz değildir; mutlaka ulaşmanız gerekmez.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Anlık saat gece 01:55
Sabah nispeten kolaydı, sabah gelince ağrı azalıyordu, taşıması zor şeylerin taşıması kolaylaşıyordu. Düşünceler içlerinden gün ışığı geçince saydamlaşıyor, hayaletler deliklerine kaçışıyor, karanlıkta türlü türlü şeye benzettiğim eşyanın odanın içine dağılan aydınlıkla bir sandalye, bir ütü masası, dolabın kapağına asılmış bir hırka olduğunu idrak ediyorum.
Sayfa 10·Kitabı okudu
"Meydan kazanı kuruldu, Bebekleri kaynatıldı; Gün görmedik hanımları, Süngü ile oynattılar!" Adana'nın Saimbeyli İlçesi'ndeki Ermeni vahşetini anlatan yukarıdaki dörtlük, devlet çöktükten sonra Türk Milleti'nin başına gelen sonsuz felâketlerin şiirsel ifadesini özetlemektedir. Fransız İşgal Kuvvetleri'nden cesaret alan Ermeniler kendilerine vaadedilen toprakları ele geçirmek için bir sabah erkenden kalkıp, 900 yıllık komşularını öldürmeye başlarlar. Kadınlar ve genç kızlar, silah zoruyla getirilip Hükümet Konağına doldurulur. Çocuklar ve bebekler analarının kucaklarından alınıp, kazanlarda pişirilir, sonra tepsilere dizilerek analarının önüne konulur. Yukarıdaki ezgi, Melek Hatun adındaki bahtsız bir Türk kadının kızıl Afife için yazdığı 20 dörtlükten biridir. Aynı ilçeden bir görgü şahidi, Kürt Genco'nun nasıl öldürüldüğünü, değerli araştırmacı Cezmi Yurtsever'e şöyle anlatmıştır: "... Genco başçavuşu yakaladılar. Hükümet Konağı'nın olduğu meydana getirdiler. El ve ayaklarını bir çınar ağacına çiviyle bağladılar, (yâni el ve ayaklarından ağaca çakılılar) Başaşağı, koyun yüzer gibi derisini yüzerek öldürdüler." İnsanı ürperten bu vahşet sahneleri hemen hemen Anadolu'nun işgal görmüş bütün şehirlerinde ya Fransızların, ya İngilizlerin, ya da Rusların gözü önünde yaşanmıştır! Yâni bugün bizi soykırım yapmakla suçlayanlar da parlâmentolarında soykırım kararlarını kabul edenler de aslında Türkler'e karşı soykırım yapanlardır! Biliyoruz ki, Ruslar Doğu'da, İngilizler ve Fransızlar Güney'de Türkler'in elindeki derme çatma savunma araçlarını aldıktan sonra Ermenileri silâhlandırıp, kadınların, çocukların ve yaşlıların üzerine sevketmişlerdir. Batıanadolu'da Yunan birliklerinin vahşetini onaylayan İngiltere, Musul'da Ermenilere ilaveten Nasturileri de Türkler'i yoketmeleri
Sayfa 297 - Bilgeoğuz Yayınları·Kitabı okudu
Tarih
KİTABIN ÖZETİ
Sayfa No: 8 Belge: 9 25 Ocak 1898 Markiz Salisbury'den Sir. N. O'Conor'a CGizlidir) Bizim kamm1za gore; C:in ve Turk Imparatorluklan oylesine zay1ftir ki, butün hayati konularda bizim hariciyemizin ogutlerine tamamen uyacaklardir. Ancak ingiltere ve Rusya ogutlerde bulunurken hep birbirlerine zit hareket ediyorlar. Şayet Rusya ile anlaşırsak bunda her iki memleketin ortak c;1karlan vardir. Kendimi hie; bir kayda baglamadan gerc;ekleri teslim etmek ic;in !?Oyle soyliyebilirim: Turkiye'nin Karadeniz'e c;1kan bogazlan ve Bagdad'a kadar olan Firat vadisi (10). Sayfa No: 94 Belge: 1 04 11 Eyliil 1901 M. Lansdowne'den Sir. F. Lascells'e Türk Hükiimetine, Kiiveyt meselesinde 1ngiliz çıkarları oldugu anlatlld1. iran korfezi ve Kiiveytte Majestelerinin Hiikiimetinin çıkarları vardır bu bölgelerde Sultanın başkalarına haklar versine katlanamayız. Ve bu durumlar Türk çıkarlarıyla çatışabilir. Bütün bunlar Türk Hariciye Bakanına bildiriydi (13). Mr. G. Barclay'm 18 Ocak 1907'de yazdig1 43 No'lu rapordan : Lübnan'a Hristiyan bir vali tayini, Somas adasına İngiltere, Fransa ve Rusya'nın müdahalesiyle özel hürriyetler verip bir prensi vali tayini. Yenilerde Girit adasına İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya'nın müdahalesi ile adayı Yunan Kralının emerine verilmesi. Şimdi Sultanın Girit'teki hakimiyeti sadece bir isimden ibarettir (20-21). 1906’da vergilerin arttırılması Erzurum’da isyanlara neden oldu (21). Gabriel Efendi: 55 yaşında bir Ermenidir. İmparatorluk askerlinin ekmekçibaşı olan ve bu yoldan büyük bir servet yapan Kirkor efendinin oğludur. 19 yaşında katip olmuş, 22 yaşında Paris'e ateşe olarak gönderilmiştir (25). Kamil Paşa: 79 yaşında Kıbrıs asıllı bir musevidir. Küçük Said Paşa'dan sonra Başbakan olmuştur. Bir hayli iyi tahsili vardır (28). İlk Türk gazetesi olan
“Hayatın anlamı olup olmadığını sormak, aslında onun anlamını kabul etmektir.”
Sayfa 43 - Albert Camus·Kitabı okudu