Kur'an-ı Kerim'i her zaman bir bütün olarak ele almak lazım yoksa iş, Bektaşi fıkrasına benzer. Bektaşi'ye "Niye namaz kılmıyorsun?" demişler. "Ayet var." demiş. "La takrebu's-salate" (Namaza yaklaşmayınız). "Doğru da ayetin devamı var." demişler, "Entum sukera" (İçkiliyken)." "Hafız değilim, ben o kadarını bilmem." demiş. Yani cımbızla çekince istediğiniz manayı verirsiniz. Onun için Kur'an-ı Kerim, müminin imanını, kâfirin küfrünü artırır.
"Hıdırellez günü hariç -mezarcılardan ve Molla İreceb'ten başka kim girer mezarlığa? Ben. Ben cansızlara tutkunum, Zöhre abla- Plâtonik anlamda. İstemem eski kuyunun billûr suları bulansın; istemem badem filizlerni rüzgâr kırsın; istemem sen uyurken saçak oluklarında serçeler oynaşsın..