Bu arada ülkenin bütün eli silâh tutan erkekleri askere alınmış bu suretle asker mevcudu üç milyonun üstüne çıkmıştı. Bunun sonucu olarak, her şeyden önce köyler çalışan ellerden mahrum kalmışlardı. Bunun dışında, ordunun ihtiyacını gidermek üzere büyük sayıda at, öküz ve inek gibi büyük baş hayvanlara el konmuş bu da köy ekonomisini yıkıma götürmüştür. Bir örnek: 1913 yılında 2.697.348 baş olan öküz ve manda sayısı 1919 yılı sonunda sadece 380 bine düşmüştü. 1913te, 1.050.580 olan at sayısı 1919da 630 bine düşmüştür. Savaştan önce Ankara keçilerinin sayısı 2.039.000 idi, diğer keçiler ise 14.424.180 baştı, 1919da ise her ikisinin toplamı 2.065.000 baştı.
Koşum hayvanlarındaki bu kesin azalma arazinin işlenmesi üzerindeki büyük etkisini göstermiştir.
Savaşa girinceye kadar Türkiye'nin ekilen arazisi 64 milyon dönümdü. (1 dönüm 913 metre karedir) Savaşın sonunda ise işlenen arazi 25 milyon dönümün üzerinde değildi. Ekin, tütün ve pamuk üretimi de büyük zarar görmüştü. Dört yıllık savaşın Türk sanayii üzerinde de son derece kötü etkileri olmuştur. -Kimya, dericilik, tütüncülük ve tekstil- 1915 yılında 82 sanayi işyeri faaliyetine son vermiştir. Taş kömürü üretimi de hissedilir şekilde düşmüştür. Aynı azalma tuz ve diğer maddelerde de görülmüştür. 1913te Zonguldak bölgesinde maden kömürü üretimi, 827 bin ton iken 1918de dörtte bire düşerek 186 bin ton olmuştur. 1914te tuz üretimi, 210 milyon kilo kadardı. 1918in sonunda ise bu miktar, 164 milyon kiloya inmiştir.
Rothschild'in vekilleri aynı zamanda rüşvet verdikleri memurların ayrıntılı listesini de tutuyorlardı. Bu vekiller her fırsatta Türk ve Araplarla iyi ilişkiler kurmaktan asla kaçınmamıştır. Kalvaryski'nin yazışmalarında bu tür fırsatlar gayet net açıklanmıştır. O'na göre Türklerin yönetimindeki bahşiş adı altındai rüşvet kavramı, iş dünyasındaki altın tokalaşmalardan farklı değildi. Vergi memurlarının, polislerin hatta yargıçların bile son derece düşük maaşla çalıştığı İmparatorlukta bahşiş, yetkililerle olan ilişkileri, gereksiz sürtüşmelerden koruyan bir araçtı. Kalvaryski'nin hesap defterinde bu tür bahşişler şöyle yer tutmuştu: Kadıya bir küheylan, Kadının ev hizmetçilerinin maaştan, Taberiye Kaymakamına halılar, perdeler ... Kalvaryski'ye göre bu tür harcamaların hepsi halkla ilişkiler gieriydi. Kalvaryski'nin 1914 yılında Beyrut Valisi Bekir Sami Bey'le olan anısı Filistin bölgesindeki idarecilerin meseleye yaklaşma tavrı bakımından önemlidir. Bekir Sami Bey, Kalvaryski ile birlikte Galile bölgesini gezerken yolda birkaç kadeh şampanya içtikten sonra, yerleşimciler için yapılacak binaların tapularının çıkarılmasında kolaylık sağlayacağını söylemiştir. Bu öneri Kalvaryski'yi bile şoka sürüklemiştir. Söz konusu Bekir Sami Bey, Millî Mücadele sırasında Hariciye Vekilliği yapmıştır. Bu sırada yaptığı Londra Antlaşması'yla Mustafa Kemal Paşa ile çatışma içerisine girmiş ve istifa etmek zorunda kalmıştır. Sosyal nezakete oldukça özen gösteren Kalvaryski, Taberiye Kaymakamının kızının düğününe gidiyor, Hayfa Kaymakamı ile yemek yiyor, otomobilini Safed Kaymakamının hizmetine veriyordu. 1902-1904 yılları arasında Kudüs Mutasarraflığı yapan Osman Kazım Bey'in aldığı 42 kalem rüşvet, 16 Temmuz 1903'te Kudüs Kumandanlığı tarafından bir tutanakla tespit edilmiştir. Buna
1894 Sason İsyanı'ndan bir yıl sonra Batı'nın baskılarını bertaraf etmek amacıyla kurulan Islahat Komisyonu'nun tesbitleri de Ermenilerin hiçbir vilayette çoğunluk teşkil etmediklerini ortaya koymaktadır. Devlet, mahiyetini daha önce özetlediğimiz ıslahat çalışmalarını yürütmek için Reform Genel Müfettişliği kurar. Bu müfettişliğin başına Şakir Paşa'yı getirir. Dâniş Bey, Genel Müfettiş Muavini olarak atanır. Fakat İngilizler bu göreve bir gayrimüslimin tâyin edilmesini istedikleri için Dâniş Bey'e itiraz ederler. Dâniş Bey görevden alınır. Yerine Petersburg'taki Osmanlı Sefareti'nde kâtip olarak çalışan Fethi Bey adında bir Marunî getirilir. Bu Marunî 1895 sonunda istifa edince göreve Rum asıllı Mavrokardato tâyin edilir. Sıra İslahat Komisyonu'nu üyelerinin tespitine gelmiştir, devlet, Dışişleri Bakanı Sait Paşa'yı Komisyon Başkanlığı'na getirmek ister. İngilizler itiraz ederler, bunun üzerine Sason Komisyonu'na başkanlık eden Şefik Bey önerilir. İngiliz elçisi, Şefik Bey'e de itiraz eder. Elçinin amacı, İzmir Valisi Hasan Fehmi'nin Komisyon Başkanlığı'na atanma sıdır. Hasan Fehmi ile ilgili teklif de Bâb-ı Ali tarafından reddedilir. Sonunda Şefik Bey Komisyon Başkanlığı'na tâyin edilir ama, İngilizlerin baskısı üzerine çok geçmeden istifa eder. Yerine İngilizlerin de uygun bulduğu Diyarbakır Valisi Sırrı Paşa teklif edilir, fakat paşa kısa bir süre sonra vefat eder. İngilizlerin "uyum içinde çalışabilecekleri" birini Islahat Komisyonu'nun başkanlığına getirmek istemeleri yüzünden seçimler uzayıp gider. Bu arada komisyonun 6 üyesinden 3'ü belli olur: Konstantin Karatedori, Sakız Ohannes ve Dilber Efendi! Reform Projesi, müslümanların çoğunlukta olduğu şehir ve kasa-balara müslüman vali, mutasarrıf ve kaymakam, hıristiyanların çoğun lukta olduğu yerleşim birimlerine
Bugünkü Dünya nüfusu içinde Eksen Cağı dinleri
Hristiyanlar...............1.965.993.000
Müslümanlar............1.179.326.000
Hindular.......................767.424.000
Budistler......................356.875.000
Sihler...........................22.874.000
Taocular......................20.050.000
Yahudiler.....................15.050.000
Konfùlçyüsçüler...........5.067.000
Jainler...........................4.152.000
Zerdüistler.......................479,000
Taylor’un tekniği daha sonra fabrikanın tamamına uygulanmıştır. Her işin minimal standartlarını oluşturduktan sonra, süreçteki her bir aşama merkez ofiste bulunan ana saatin düzenlemesi altında ardışık adımlarla birbirine bağlanıyordu. İşçiler bir işe başlayıp onu tamamladığında, kartları ikincil bir “yardımcı” saat tarafından zımbalanıyordu. Bu kartlar, kullanılan sürenin resmi standartla karşılaştırıldığı merkezi planlama ofisindeki bir “zaman memuru”na gidiyordu.
Zaman ve hareket çalışmaları neredeyse her çalışma ortamında uygulanmıştır. En küçük görevlerde bile standartlaştırılmış zaman hedeflenmiştir. Örneğin, Amerikan Sistemler ve Prosedürler Derneği’nden bir zaman çizelgesi aşağıdakilere benzer faaliyetler için hedeflenen zamanlar önermektedir: dosya çekmecesini açma ve kapama, seçim yok = .04 saniye; orta çekmeceyi açma = .026 saniye; orta çekmeceyi kapama = .027 saniye; yan çekmeceyi kapama = .015 saniye; sandalyeden kalkma = .033 saniye; sandalyeye oturma = .033 saniye; döner sandalyeye gitme = .009 saniye; sandalyeyi bitişik masa veya dosyaya götürme (en fazla dört metre) = .050 saniye.