Rothschild'in vekilleri aynı zamanda rüşvet verdikleri memurların ayrıntılı listesini de tutuyorlardı. Bu vekiller her fırsatta Türk ve Araplarla iyi ilişkiler kurmaktan asla kaçınmamıştır. Kalvaryski'nin yazışmalarında bu tür fırsatlar gayet net açıklanmıştır. O'na göre Türklerin yönetimindeki bahşiş adı altındai rüşvet kavramı, iş dünyasındaki altın tokalaşmalardan farklı değildi. Vergi memurlarının, polislerin hatta yargıçların bile son derece düşük maaşla çalıştığı İmparatorlukta bahşiş, yetkililerle olan ilişkileri, gereksiz sürtüşmelerden koruyan bir araçtı. Kalvaryski'nin hesap defterinde bu tür bahşişler şöyle yer tutmuştu: Kadıya bir küheylan, Kadının ev hizmetçilerinin maaştan, Taberiye Kaymakamına halılar, perdeler ... Kalvaryski'ye göre bu tür harcamaların hepsi halkla ilişkiler gieriydi. Kalvaryski'nin 1914 yılında Beyrut Valisi Bekir Sami Bey'le olan anısı Filistin bölgesindeki idarecilerin meseleye yaklaşma tavrı bakımından önemlidir. Bekir Sami Bey, Kalvaryski ile birlikte Galile bölgesini gezerken yolda birkaç kadeh şampanya içtikten sonra, yerleşimciler için yapılacak binaların tapularının çıkarılmasında kolaylık sağlayacağını söylemiştir. Bu öneri Kalvaryski'yi bile şoka sürüklemiştir. Söz konusu Bekir Sami Bey, Millî Mücadele sırasında Hariciye Vekilliği yapmıştır. Bu sırada yaptığı Londra Antlaşması'yla Mustafa Kemal Paşa ile çatışma içerisine girmiş ve istifa etmek zorunda kalmıştır. Sosyal nezakete oldukça özen gösteren Kalvaryski, Taberiye Kaymakamının kızının düğününe gidiyor, Hayfa Kaymakamı ile yemek yiyor, otomobilini Safed Kaymakamının hizmetine veriyordu. 1902-1904 yılları arasında Kudüs Mutasarraflığı yapan Osman Kazım Bey'in aldığı 42 kalem rüşvet, 16 Temmuz 1903'te Kudüs Kumandanlığı tarafından bir tutanakla tespit edilmiştir. Buna