BOZULAN MAYA Benim bir büyük annem vardı. Annemin annesi... Öleli 38 yıl oluyor. Arnavut köyünün çileği gibi, rengi, rayihası, lezzeti, cevheri ve toprağı tüketilmiş bir soyun müslüman Türk kadını... Çarşafını çenesine kadar kavuşturur, yalnız gözlerini açıkta bırakır ve en uzak mesafeden bile bir otomobil görse âdetâ koşar adımla karşıya can atardı. Umumiyetle oturduğu sayfiyelik evde bir pencere önüne geçer, tesbihini çeker, yeşillikleri seyreder veya seyrediyormuş gibi yapardı. Belliydi ki, faaliyeti kalbindeydi ve eşyaya bakışı zoraki ve iğreti... Bir gün ona sormuştum: – Anneanne, böyle pencere yanında ne düşünüyorsun? Hışımla cevap vermişti: – Ne düşüneceğim! Allahımı düşünüyorum! Gece sabaha kadar oğulları, kızı ve torunlarının odalarını gezer, üstleri açılmış olanlar varsa örterdi. Her ân üzerine kendisinin görmediği gözler dikilmişçesine örtünür, hiçbir çıplaklığa tahammül edemez, sofrada ekmeği hor kullananlara çatardı. Ölüm ânında son hareketi şu olmuştu: Sağ elini kaşının üstüne doğru kaldırarak mırıldanmıştı: – Safâ geldin, selâmün aleyküm!.. İşte, tarih öncesi hayvanlar gibi inkıraz bulmuş, halis, taze kar misali temiz bu Müslüman - Türk kadını, kapısının önünden açık saçık giyimli insanlar geçtiğini görünce camı açar, başını pencereden uzatır ve haykırırdı: – Sizi gidi âşüfteler, sizi! Bu kılıkla elâleme görünmekten utanmıyor musunuz? Allahtan korkmuyor musunuz? Ramazanın başında sevinir, ortasında düşünür ve sonunda sevgilisi gidiyor diye ağlardı. Bu soy nerede kaldıysa, kurtuluşumuzun ve yeni nesillere maya tutturma dâvamızın formülü de orada kaldı. Nerede o, dünün kadınındaki şefkat, merhamet, muhabbet, sadakat, teslimiyet ve hassasiyet mayası?.. – Yüzük nerede? – Suya düştü! – Su nerede? – Öküz içti! – Öküz nerede? – Dağa kaçtı! – Dağ nerede? – Yandı
görsel kanalı %55 işitsel kanalı %38 söz-içerik kanalı %07 insanların birbirleriyle ilgili ilk izlenimlerini belirleyen unsurların yüzdelikleri
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
İlk izlenimler
Daha önce birbirini hiç görmemiş insanlar ilk defa birbirlerini gördüklerinde, kısa sürede birbirleri hakkında bir izlenim oluşturmaktadırlar. Kişinin güvenilir veya güve_ nilmez, hoş veya nahoş, önemsenecek veya önemsenmeyecek, uyumlu veya uyumsuz olduğu gibi algılamaları içeren bu ilk izlenimler, otuz-otuz beş saniye gibi kısa bir sürede oluşmakta ve daha çok sözsüz mesajlara dayanmaktadır. Los Angeles' taki Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) öğretim üyelerinden Mehrabian adında bir psikolog, insanların birbirleriyle ilgili ilk izlenimini nelerin belirlediğini araştırdı (Mehrabian, 1981). Bulduğu sonuçlar gerçekten ilginç. Gözden gelen mesajlar ilk izlenimin yüzde elli beşini, kulaktan gelen mesajlar yüzde otuz sekizini oluşturmaktadır. Kişinin 'ne söylediğini' belirten içerik ise, ilk izlenimin ancak yüzde yedisini oluşturmaktadır. Görsel kanal: % 55 İşitsel Kanal: % 38 Söz / İçerik: % 07 Bu sonuçlardan anlaşılan o ki, ilk karşılaştığımız zaman nasıl göründüğümüz, nasıl bir yüz ifadesine sahip olduğumuz ve nasıl konuştuğumuz, ne konuştuğumuzdan daha önemli olmaktadır.
Sayfa 64·Kitabı okudu
Alıntı
gözler yalan söylemez...
Los Angeles' taki Kaliforniya Üniversitesi (UCLA) öğretim üyelerinden Mehrabian adında bir psikolog, insanların birbirleriyle ilgili ilk izlenimini nelerin belirlediğini araştırdı (Mehrabian, 1981). Bulduğu sonuçlar gerçekten ilginç. Gözden gelen mesajlar ilk izlenimin yüzde elli beşini, kulaktan gelen mesajlar yüzde otuz sekizini oluşturmaktadır. Kişinin 'ne söylediğini' belirten içerik ise, ilk izlenimin ancak yüzde yedisini oluşturmaktadır. Görsel kanal: % 55 İşitsel Kanal: % 38 Söz / İçerik: % 07 Bu sonuçlardan anlaşılan o ki, ilk karşılaştığımız zaman nasıl göründüğümüz, nasıl bir yüz ifadesine sahip olduğumuz ve nasıl konuştuğumuz, ne konuştuğumuzdan daha önemli olmaktadır.
Sayfa 64 - Remzi Kitapevi·Kitabı okudu
Psikoloji
tanışma ve ilk 35 saniyelik izlenim ;
'' Gözden gelen mesajlar ilk izlenimin yüzde elli beşini, kulaktan gelen mesajlar yüzde otuz sekizini oluşturmaktadır. Kişinin 'ne söylediğini' belirten içerik ise, ilk izlenimin ancak yüzde yedisini oluşturmaktadır. Görsel kanal: % 55 İşitsel Kanal: % 38 Söz / İçerik: % 07 ''
Psikoloji
TARİHLER VE OLAYLAR (1960-1975) 13 Ocak 1960: Atsız, Falih Rıfkı Atay'a yayın yolu ile hakaretten İstanbul Toplu Basın Mahkemesi'nde yargılanıyor. 27 Mayıs 1960: İhtilal. 38 subay ve general iktidara el koyuyor. İhtilal bildirisini, 27 Mayıs sabahı 04:36'da, 1944 sanıklarından Alparslan Türkeş okuyor. Cemal Gürsel Devlet Başkanı, Türkeş Başbakanlık Müsteşarı. 1960 Yazı: Alparslan Türkeş Türk Kültür Derneği'ni kurduruyor. Başkan: Şahap Homriş (Daha sonra Türkeş'in dünürü). 30 Eylül 1960: Türkeş'in teşebbüsüyle Devlet Planlama Teşkilatı kuruluyor. 05 Kasım 1960: Nejdet ve Reşide Sançar'ın oğlu (Atsız'ın yeğeni) Afşın'ın vefatı. 13 Kasım 1960: Türkeş ve 13 Millî Birlik Komitesi üyesi (141er) tasfiye edilip hükümet müşavirliği göreviyle yurt dışına sürülüyor. Türkeş Yeni Delhi'ye gönderiliyor. 11 Şubat 1961: Adalet Partisi'nin kuruluşu. 09 Temmuz 1961: Kurucu Meclis tarafından hazırlanan yeni anayasa halk oylamasıyla kabul ediliyor. 07 Eylül 1961: Türkeş'in Cemal Gürsel'e mektubu. Menderes ve arkadaşlarının idamının ülke için zararlı olduğunu yazıyor; infazın yapılmamasını istiyor. 15 Ekim 1961: 27 Mayıs ihtilalinden sonraki ilk genel seçim. 20 Ekim 1961: Türk Kültürünü Araştırma Enstitüsü kuruluyor. Başkan: Prof. Dr. Ahmet Temir. 26 Ocak 1962: Millî Yol dergisinin ilk sayısı. İmtiyaz sahibi: Necati Bozkurt, yazı işleri müdürü: İsmet Tümtürk. Türkeş'in Gürsel'e mektubu kamuoyuna açıklanıyor. Şubat 1962: Orkun dergisinin ilk sayısı. Kurucusu: Atsız. Sahibi: Yılanlıoğlu İsmail Hakkı. Atsız'ın "Türk Milletine Çağrı” başlıklı "temel program" yazısı bu sayıda çıkıyor. 22 Şubat 1962: Talat Aydemir'in birinci darbe teşebbüsü.