Etkisi bilinen ve yorumlanan 152 civarında ana yıldız bulunur.
En önemlileri bahsettiğim 4 büyük kraliyet yıldızıdır; Diğer sabit yıldızlardan önemlileri, Deneb kaıtos sabit yıldızıdır 02,51,49 derece Koç burcunda bulunur 22 23 Mart günlerine tekabül eder her yıl saat farkı ile farklılık gösterebilir. Metanet organizasyon yeteneği sorumluluk duygusu yaşanan şanssızlıklar ve zorluklara rağmen başarı getirebilir fiziksel ya da zihinsel huzursuzluk hali ruhsal hastalıklar görülebilir egoistlik yaptığı işlerin sonucunu düşünmeden hareket etmek ileriyi görememek yüzünden sıkıntılar yaşatabilir bazen aşırı Atılgan ve girişimci bazen aşırı tembel ve gözü açık hayal Kur'an düşüncelerde kaybolan bir yapı verebilir hayat enerjisi düşüklüğü evde ve özel hayatta sorunlar yaşama iletişim kurmama ya da yalnız kalma isteği görülebilir. Gizli düşmanlıklara açıktır. Al gol sabit yıldızı, (Medusa) boğa burcunun 26,26,59 derecesinde bulunur 17-18 Mayıs günlerine tekabül eder tehlikeli bir yıldız olarak bilinir kişiye güzellik çekicilik ışıltı verir ancak bu yıldızın etkisini alan kişilerin kıskançlığa hasetliğe karşı daima kendilerini somut ve soyut anlamda korumaya almaları gerekir. Sirius sabit yıldızı yengeç burcunun 14,22,22 derecesinde bulunur büyük şans yıldızıdır. 5 6 7 temmuz günlerine tekabül eder. Sirius'un çapı güneşin 2 katıdır ve yaklaşık 9 ışık yılı uzaklıktadır tarihte çoğu takvim sirius'a göre çıkarılmıştır Sirius kutsal ya da adanmış eylemlerle ilişkilidir. Daima büyük ve kutsal eylemlerle bağdaştırılmıştır bu yıldızın etkisini taşıyan kişilerin ümitleri beklentileri gerçekleşir duaları kabul olur. Denebola sabit yıldızı, başak burcunun 21,54,43 derecesinde bulunur. 14-15 Eylül günlerine tekabül eder. Bu yıldızın etkisini alan kişiler kariyerlerinde ilerleyerek terfi saygınlık ve başarı kazanabilirler Servet yapabilirler şans
Dersin başlamasını beklerken şiir okumak. (saat: 07.43)
... Su ve ateş çağındaydı soluğumuz En umutsuz geceyanlarında En ıssız yollarda bırakıldık hep Yıkılmadık. ...
Sayfa 7 - Yurt- Kitap Yayınları.·Kitabı okudu
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
ABD'nin Oahu, Hawaii'deki A Pearl Harbor donanma üssünde görevli Er Joseph Lockhard, 7 Aralık 1941 Pazar sabah 07.02'de radar ekranında büyük bir sinyal görünce şaşkınlığa uğradı. Büyük bir şey kuzeyden Pearl Harbor'a ilerliyordu. 137 mil uzaktaydı ve gittikçe yaklaşıyordu. Yeni radar ekipmanına o zamana kadar ulaşan en büyük sinyalle heyecanlanan Lockhard, amiri Teğmen Kermit Tyler'a tekmil verip durumu bildirdi. Yeni bir cihaz olan radara fazla itimat etmeyen Tyler, Lockhard'a bunu görmezden gelip başka bir işlem yapmamasını söyledi. Tyler, bir grup B-17 bombardıman uçağının Oahu Adası'na inmesini beklediğinden, bu tuhaf sinyalı rahatça onların yaklaşmasına yordu. Lockhard yine de Hawaii yakınlarında izini kaybedene kadar sinyali takip etmeye devam etti. Lockhard ile arkadaşı Er Elliott vardiyalarını tamamlamalarının ardından kahvaltıya gitti. Ancak kahvaltıları yarıda kalacaktı. Japon Nakajima B5N torpido bombardıman, Aichi D3A pike bombardıman ve Mitsubishi A6M Zero avcı uçaklarından mürekkep ilk dalga 07.55'te Pearl Harbor'ı vurdu. Müşterek Filo Komutanı Amiral Isoroku Yamamoto, baskını gerçekleştirmek için mükemmel bir zaman seçmişti. Pazar sabahı, haftanın en sakin saatleriydi. Çok az subay görev yerindeydi. USS Nevada'daki bando "The Stars and Stripes"ı çalarken, üsteki deniz piyadelerinin birçoğu yemekhanede kahvaltı ediyordu. 49 bombardıman, 51 pike bombardıman, 40 torpido ve 43 avcı uçağından müteşekkil 183 parçalık Japon kuvveti, Hickham ve Wheeler havaalanları ile Ford Adası'ndaki "Battleship Row"a, yani ABD donanmasının seçkin muharebe gemilerinin demirleyerek Pasifik güneşinin tadını çıkardıkları Zırhlı Rıhtımı'na doğru yaklaşırken bando çalmaya devam etti.
Sayfa 140 - Kronik Kitap 1. Baskı·Kitabı okudu
Tarih
07:43
“Aptallığın en büyük kanıtı, aynı şeyi defalarca yapıp farklı bir sonuç almayı ummaktır.”
Alıntı
Atsız ve Mustafa Kayabek Mahkûm Oluyor: "Konuşmalar" yazısı dolayısıyla yıllardan beri devam eden dava da 05 Temmuz 1972'de İstanbul Toplu Basın Mahkemesi'nde sonuçlanmış ve mahkeme oy çokluğuyla eski kararında ısrar etmiştir. Karar, Nihal Atsız ve Mustafa Kayabek'in 15 aya mahkûm olmasıdır. Avukat Enver Yakuboğlu tarafından bu karar da temyiz edilmiştir (Ötüken Ağustos 1972: 14). Mahkûmiyet haberini veren 07.07.1972 tarihli Milliyet gazetesi, "1967 yılından beri devam eden davanın son duruşmasını her zaman olduğu gibi, Nihal Atsız'ın öğrencilerinden kalabalık bir kütle izlemiştir.” diyor (Akgöz 2016: 231). Reis Fehim Çağıl ile hâkimler Avni Erkunt ve Hurşit Saydam'dan oluşan İstanbul Basın Toplu Asliye Ceza Mahkemesi heyeti kararının son cümleleri şöyledir: "Bu itibarla sanıkların hareketlerine uyan Türk C.K.nun 142/3. madde ve fıkrası gereğince birer yıl hapislerine, aynı kanunun 6. fıkrası uyarınca basın yoluyla işlendiği nazara alınarak ceza yarı nispetinde artırılarak birer yıl altışar ay süre ile hapis cezası ile tecziyelerine... sanıkların suçlarını kabul ve ikrar eylemeleri ve bu yola matuf savunma tarzları ve ilk defa böyle bir suç işlemeleri hali... indirici sebep kabulüyle 59. madde ile bu cezaların altıya bir indirilerek neticeten her iki sanık Nihal Atsız ve Mustafa Kayabek'in birer yıl üçer ay süre ile hapis cezasıyla mahkûmiyetlerine... Yargıtay yolu açık olmak üzere 5/7/972 tarihinde oy çokluğuyla verilen karar C. Savcısı huzuru ile sanıklar ve müdafileri avukat Enver Yakupoğlu'nun yüzlerine karşı usulen ve açıkça anlatıldı." Karara muhalif kalan mahkeme reisi Fehim Çağıl, muhalefet şerhinin sonunda şunları yazıyor: " Kürt devlet kurmak çabasında olanların bu isteklerinin bir hayal olarak kalacağı bu gibilerin yani kendilerini Türk saymayanların Sayın
Atsız Ameliyat Oluyor (Ocak Sonu-1967) Eylül 1966 ile Nisan 1967 sayıları arasındaki Ötüken'de Atsız'ın yazıları yoktur. Her ay dergiye bir, hatta bazen iki yazı yazan Atsız'ın uzun süre yazısının olmayışı dikkat çekicidir. Bunun sebebi büyük bir ihtimalle rahatsızlığıdır. Refet Körüklü'ye yazdığı 15 Şubat 1967 tarihli mektubundan Atsız'ın bir ameliyat geçirdiğini anlıyoruz: "Ameliyat bir şey değil. Çünkü bıçakla değil, elektirikle yapılıyor. Ameliyattan sonraki perhiz, yani açlık da o kadar mühim değil. Fakat bünyem alerjik olduğu için yaram henüz kapanmadı. Bugün 21 gün oldu. Benden sonra ameliyat olanlar ve rahatsızlıkları bana göre çok ileri olanlar, benden önce iyileşip birer birer gidiyor. Ben hâlâ yerimde sayıyorum. Vaktiyle apandisitten ameliyat olduğum zaman da yara, altı ayda kapanmıştı Her gün pansumana gidip gelmek de ayrı bir gaile." (Hacaloğlu 2013: 89). Mektubun yazılışından 21 gün önceki ameliyatın tarihi 26 Ocak 1967 olmalıdır. 05 Haziran 1967'de Mustafa Kayabek'e yazdığı mektupta Atsız, "Terkibi meçhul bir nevî çayla ve ilâçlarla tansiyonumuzu düşürmeye uğraşıyoruz." diyor (Hacaloğlu 2013: 90). Esasen Atsız uzun zamandan beri tansiyondan rahatsızdır. Ameliyat olduğu yıl tansiyon rahatsızlığının daha da arttığını tahmin edebiliriz. Ötüken dergisinin Nisan 1967 sayısında Atsız'ın "Konuşmalar” başlıklı yazı dizisi başlar ve dört sayı devam eder. Daha 1967 yılında Kürtçülük ve bölücülük tehlikesini haber veren bu yazı sebebiyle Atsız hakkında dava açılacak ve dava mahkûmiyetle sonuçlanacaktır. 3 Mayıs, 1967 yılında da hem Ankara'da hem İstanbul'da kutlandı. Ankara'daki kutlama Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesinin konferans salonunda oldu. Toplantıda Niyazi Yıldırım Gencosmanoğlu, Zeki Sofuoğlu, Hikmet Tanyu, Nejdet Sançar, Alparslan Türkeş ve Fethi