Evi Nepal’de kalmış Slovakyalı bir salyangoz

Evi Nepal’de kalmış Slovakyalı bir salyangoz
Hikayenin sonunda hepimiz ölüyoruz…
Hepimiz Erzilya gibi güzelleşmek için yalan elbiseleri arıyoruz ve çıplak hakikati örtmeye, gizlemeğe çalışıyoruz. Hatta kefen bile çıplak cesedimizin çirkinliğini gizlemek için beyaz bir yalandır, değil mi?
Sayfa 118 - Ötüken·Kitabı okudu
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·542 syf.··
2025 17. kitabı
Okul kütüphanesinde görünce heyecanla alıp başladığım bir kitaptı. Çanakkale savaşını anlatan bir kitabı beğenmeme ihtimalim olamaz diye okudum ama… Kitapta yüzlerce karakter var ve bir süre sonra takip etmek güçleşiyor. Ama bundan daha önemlisi 542 sayfalık kitapta Atatürk’ten sadece 3 kez bahsedilmiş olması. Atatürk Çannakkale’ye yarbay olarak gitti ve burada rütbesi albaylığa yükseldi. Tabi ki, cephede çok kıymetli orgeneraller Mareşaller var. Esat Paşa, Vehib Paşa çok önemli komutanlarımız. Alman general Liman Von Sanders var. Ama kimse kusura bakmasın Atatürksüz bir Çanakkale de olamaz. Onu dünyaya tanıtan, kurtuluş savaşının lideri olmasını sağlayan, Türkleri etrafında birleştiren cephe bu cephedir. Kitap boyunca gönüllü medrese öğrencileri, gencecik talebeler, Anadolu’dan gelen cefakar onbaşılar, Çavuşlar, geride kalan kadınlar, çocuklar, yaşlılar… Herkesi okudum satır satır Mustafa Kemal’i aradım. Yine de kitap uzun bir araştırma sonucunda yazılmış. Anektodlar alıntılar iyi bir çalışmanın ürünü. Dili güzel. Keşke içinde daha çok Atatürk’ü bulsaydım. O zaman dönüp dönüp okuyacağım bir kitap olurdu. Neyse şu negatif duygularım geçince bu yazarın başka bir kitabını sırf merak tan tekrar okuyacağım. Ama uzun bir zaman sonra!!
Çanakkale MahşeriMehmed Niyazi · Ötüken Yayınları · 19992,084 okunma
Puan vermedi·542 syf.··
2025 17. kitabı
Mehmed Niyazi
8.7/10 · 2.084 okunma
5/10
·288 syf.··
2025 16. kitabı
Okul kütüphanesinden bulup okuduğum bir kitaptı. Daha önce yazarın başka kitabını okumamıştım. Yani garip bir duygu bıraktı ben de. Ne beğendim diyebiliyorum ne de beğenmedim. Kitap sanki paralel bir evrendeki farklı bir versiyonumuzu sunuyor bize. Mustafa Kemal ne yazık ki; 19 Mayısta Samsun’a hiç çıkamıyor. Bir suikast sonucu felç kalıyor ve annesiyle Selanik’e dönüyor. Osmanlı bir distopya rejimine dönüşmüş ve Amerikan sömürgesi olarak hala devam ediyor. Selanik’te Mustafa Kemal, gelecekteki meçhul bir okuyucuya mektuplar yazıyor. Bu mektuplar çok ünlü bir popstara ulaşıyor. Bu sırada popstar Atilla hayatının kadını dediği Fikriye’yi kokain yüzünden yeni kaybetmiş derin bir bunalımdadır. Bu mektuplarla hayat buluyor ve devrimci gruplara katılıyor. Yaptıkları hükümet ve sistemin hoşuna gitmeyince bir komplo ile cinayet ve uyuşturucu suçuyla yargılanıyor. Öldürülecekken kaçmayı başarıyor ve suçluların kaldığı ve aslında bir sosyal deneyin parçası olan adaya sığınıyor. 3 yıl burada bir mağarada yaşıyor. Adadaki Despina ve babası tek dostu oluyor. Bir gün adaya onu arayan bir gazeteci geliyor. Gelen gazeteci latife ile Atilla aşık oluyorlar. Latife eşini ve çocuğunu kaybetmiştir. Yıllar önce o adada yaşanan iç savaşta da babasını kaybetmiştir. Flashback’lerle hep geçmişe giden kitap Atilla ve latifenin anılarında gezdiriyor bizi. Her ikisi de uzun süredir ölümle konuşuyorlar. Latife babasının görüntüsünde Atilla ölmüş popstarlar görüntüsünde ölümle dost olurlar. Adadaki mahkumlar deneyi anlayınca Atilla, latife, despina ve babası adadan çıkarlar. Kitap en son Selanik’te Atilla, despina ve latifenin buluşmasıyla biter. Latife hamiledir ve Despina sorar, bebeğe ne isim koyacaksınız diye. Bebeğin adı Kemal olacaktır. Böyle bir kitaptı.
Selanik'te SonbaharTuna Kiremitçi · Doğan Kitap · 2011347 okunma
5/10
·288 syf.··
2025 16. kitabı
Tuna Kiremitçi
7/10 · 347 okunma