Okurbiruv

Okurbiruv
...Üslûb-ı beyân, ayniyle insân... instagram.com/okurbiruv
Puan vermedi
İki ana başlık ve bu iki başlık altında toplanan denemelerden oluşan bu eser, kitabın arka kapağında da dendiği gibi ''İstanbul"u odağına almış. En azından ilk bölüm İstanbul etrafında şekillenmiş. Denemeler gezi tadındaydı ve daha önce gezdiğim İstanbul'u bilgili bir şekilde tekrar gezme isteği uyandırdı. Tabii yazarımızın da dediği gibi adabına uygun şekilde gezmek... İstanbul özelinde tüm kültürel değerlerin korunması gerektiğine değinmiş yazarımız. Eser 1999 yılında derlenmiş olmasına rağmen bazı konular günümüzde de hâlâ sorun olmaya devam ediyor ne kadar da üzücü. Sosyal, çevresel konuların yanı sıra ekonomik eşitsizlik de denemelere konu oluyor. Eser; insanı yormadan, sıkmadan, samimi bir üslupla kaleme alınmış. Ben çok kısa bir sürede bitirdim ama daha dikkatli bir şekilde, üzerine düşünülerek okunsa daha çok verim alınabileceğini düşünüyorum. Bu arada kitap çeşitli konular üzerine yazılmıştı ama sanırım İstanbul kısmı beni çok etkilemiş o yüzden diğer konular aklımda kalmamış onu da söyleyeyim.
Akasya ve MandolinMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 2012834 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·256 syf.··
2023 34. kitabı
Otobiyografik özellikler taşıyan bu romanı ilk okumaya başladığınızda basit bir aşk hikâyesiyle baş başa olduğunuzu düşünüyorsunuz. Fakat daha sonradan anlıyorsunuz ki verilmek istenen bambaşka bir şey. Olaylar Ömer ve Macide'nin vapurda birbirini görüp tanışmasıyla başlıyor. Ömer  sürekli ikilemde kalan, verdiği kararların arkasında duramayan ve işin kötü yanı, tüm suçun kendi iradesinde gerçekleştiğini reddedip içinde var olduğunu düşündüğü bir şeytana yükleyen bir karakter olarak karşımıza çıkıyor. Macide ise saf ve temiz kalpli, Ömer'in karşısında adeta bir sabır taşı olarak var oluyor. Eserde hemen hemen her karakterin içindeki şeytanla mücadelesine, özellikle Ömer'in kendini sorgulamasına tanıklık ediyorsunuz. Sabahattin Ali; "İçimizdeki Şeytan"da iç konuşmalara, iç hesaplaşmalara fazlaca yer vermişti. Derin psikolojik tahlilleri ustaca yapmıştı. Ve tabii ki yazarın diğer kitaplarından da aşina olduğumuz üzere betimlemeler mükemmeldi. Sadece Ömer'in değil, tüm insanların içindeki şeytanı ve zihnimizden uzaklaştırdığımız düşünceleri somut bir şekilde ortaya koyan akıcı bir eserdi.
İçimizdeki ŞeytanSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2019209bin okunma
Puan vermedi·84 syf.··
2023 114. kitabı
Küçük Şeyler ne kadar kısacık, minicik görünse de edebiyatımız için oldukça önem arz eden bir eser. Modern anlamda hikâyenin ilk örneklerinden olan kitap bir ön söz, altı öykü, bir tercüme ve şiirsel bir anlatıdan oluşuyor. Bu eserle birlikte hikâye müstakil bir tür olarak gelişimini sürdürüyor. Samipaşazade Sezai ön sözde, neyin anlatıldığının değil nasıl anlatıldığının önemli olduğunu vurgulayarak hikâyenin gücünün ayrıntıda gizli olduğunu ve güzel yazıldığı sürece basit konuların bile önem kazanacağından bahseder. Zaten Günlük hayattaki minik olayları konu edinen bir eserdi. Yazarın yukarıda belirttiğim düşünceleri de kitabın isminin neden Küçük Şeyler olduğunu açıklar nitelikte. Yazarın mizahi bir üslubu, alaycı bir tavrı vardı. Bazı hikâyeler hem üzdü hem güldürdü. Özellikle üst dudağı kısa olan kızın olduğu hikâyeye Allah affetsin bayağı güldüm. Beni üzen, etkileyen bir hikâye de şüphesiz Pandomima oldu. Zaten çok kısa bir eser edebiyatımızın gelişimini anlamak açısından okumakta fayda var.
Küçük ŞeylerSamipaşazade Sezai · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202518,3bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2023 102. kitabı
Eser, ilklerin adamı İbrahim Şinasi tarafından kaleme alınmış Batılı anlamda ilk tiyatro eserimizdir. Tercümân-ı Ahvâl’de tefrika edilmiş fakat epey sonra sahnelenmiştir. Eser, Batılı tarzıyla mahalleli tarafından pek de hoş karşılanmayan Müştak Bey’in evleneceği kız olan Kumru Hanım ile tam evlenecekken kızın ablası Sekine Hanım ile evlenmeye mecbur kılınmasını konu edinir. Müştak Bey’in imdadına arkadaşı Hikmet Bey yetişir. Bir töre komedisi olan eser, gerek edebiyatımızın ilkelerinden olması hasebiyle gerekse döneminin izlerini taşımasıyla çok önemli bir yere sahip. İbrahim Şinasi, bireyin ve toplumun bir eleştirisi niteliğinde olan bu eseriyle dönemine adeta meydan okumuş. Hem halktan sıyrılmış olan Batılı tipini hem de bazı toplumsal konuları, örf ve usulleri realist bir şekilde mizah yoluyla vermiş. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın da bununla ilgili yorumu şu şekildedir: “Bir taraftan bize edebiyatımızın o zamana kadar semtine uğramadığı yeni bir realizmin kapısını açar...” Bunların yanı sıra günümüzde rüşvet alma, din adamlığını kötüye kullanma gibi bazı ahlâksız davranışların o dönemde de varlığına şahit oldum. Bir davranış şekli hiç mi şekil değiştirmez? Değiştirmemiş.
Şair Evlenmesiİbrahim Şinasi · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202520,4bin okunma
Puan vermedi·80 syf.··
2023 56. kitabı
Yaşadığı dönemi çok iyi yansıtmasıyla, Türk kültürüne, destanlara, halk hikâyelerine ustaca yer vermesiyle tanıdığımız Kırgız yazar Cengiz Aytmatov’un kısacık ama her zamanki gibi etkileyici eserlerinden biriyle geldim. Cemile, her ne kadar roman olarak geçse de olayların çok fazla iç içe olmaması sebebiyle uzun hikâye de denilebilir. 1958’de yayımlanan bu eser Cengiz Aytmatov’un yazın dünyasında tanınmasını sağlamış. Bu yönüyle Aytmatov’un kalemini sevenler için önem arz ettiğini düşünüyorum. Öyle ki yazarın çağdaşı Louis Aragon Cemile’yi “Dünyanın en güzel aşk hikâyesi.” olarak yorumlamış. Kitaba da ismini veren Cemile karakteri güzel, akıllı ve en önemlisi de düşündüğünü yapan, etraftan korkusu olmayan biri olarak karşımıza çıkıyor. Evliliklerinden kısa bir süre sonra eşi Sadık savaş sebebiyle askere gitmek zorunda kalır. Cemile ise Sadık’ın annesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşamını sürdürür. Daha sonra olaylara Daniyar adlı bir genç de dahil olur. Bununla birlikte Cemile ile aralarında olmaması gereken bir aşk yaşanır. Biz olayları Sadık’ın erkek kardeşinin ağzından, yani kahraman bakış açısıyla öğreniyoruz. İşin tuhaf yanı bu erkek kardeş de Cemile’ye içten içe bir hayranlık duymaktadır. Fakat bu duygusuna ve abisinin eşi olmasına rağmen aralarındaki ilişkiyi destekler. Bu aşk gayet güzel işlenmişti yalnız askerde olan Sadık’a karşı yapılan ihanet hiç de hoşuma gitmedi. Onun dışında dilinden bahsetmeme gerek yok sanırım, Cengiz Aytmatov’un eserleri hiç yormaz insanı akar gider. Cemile’de rahatça bitirebileceğiniz kısacık bir kitaptı. Hee bu arada Daniyar ile Cemile’ye ne oldu, Sadık askerden döndü mü acaba? Hemmen okuyun
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma