Addie Larue seni hatırlıyorum.
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2026 07:26
Evet,sonunda bu kitabı okudum. Daha önce başlamamamın sebebi beklentimin yüksek olmasıydı. Sırayla konusundan, kitapla ilgili düşüncelerimden ve sevmediğim kısımlarından bahsedeceğim. Konusu Adeline(Addie) 1714 yılında yaşayan sıradan biri. Roger adında bir adamın eşi ölünce ve geride üç çocuk bırakınca ailesi Addie'yi Roger ile evlenmeye zorluyor. Addie tabii ki reddediyor ama ailesi bunu kabul etmiyor. Addie düğün günü bir bahane uydurup kaçıyor ve karanlıkta yanıt veren tanrılara güvenmemesi gerektiğini bilmesine rağmen karanlık çöktükten sonra tanrılara yalvarıyor ve biri cevap veriyor: Luc Addie sınırsız zaman ve özgürlüğe karşılık ruhunu -artık istemediği zaman- Luc'a vereceğine söz veriyor. Addie aslında görünmez değil sadece bir insanın görüş açısından çıktığı anda o kişi Addie'yi unutuyor. Ve herhangi bir eşyaya (yüzüğü hariç) uzun süre sahip olamıyor. En başta çok da zormuş gibi gelmeyebilir ama bu anlaşma hem nimet hem de lanet. Düşünsenize mesela bir işte çalışamazsınız bile çünkü sizi unutacaklar. Ama bir mağazadan bir şey alıp parasını ödemeden çıkabilirsiniz. Sırf konusu ya da yazım dili için bile okunur. Genel olarak baktığımızda kitabı epey beğendim. Puanım 9/10 beklentimi karşıladı. Sevmediğim kısımlar 1. Aşk üçgeni Ben bu tropeu hiç sevmediğim için beni rahatsız etti ama siz seviyorsanız sizi rahatsız etmez muhtemelen. Luc'un Addie'ye saplantılı olmasına hiç gerek yoktu bence. Hikayeyi biraz daha ilginç bir hale getirmiş olsa da olmamasını tercih ederdim sanırım. Hele ki seks sahnesi çok gereksizdi. (sahne diyebileceğimden emin değilim ama doğru kelimeyi bulamadım) 2. Olayların az olması Yani tamam olayların fazla olmaması bir problem değil ama 618 sayfalık bir kitapta daha fazla olay olmalıydı ya da kitap 400
Addie Larue’nün Görünmez HayatıVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2023549 okunma
Bazı eksiklikleri olmasına rağmen çok güzeldi
9/10
·728 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
Gümüş Alevler Sarayı Fantastik Üçüncü kişi anlatımı Yetişkin Kurgu 9 puan 720 sayfa Mutlu S. Seri sıralaması; 1-Dikenler ve Güller sarayı 2-Sis ve Öfke Sarayı 3-Kanatlar ve Küller Sarayı 3,5-Buz ve Yıldızışığı Sarayı 4-Gümüş Alevler Sarayı İflas etmesiyle birlikte hayata karşı mücadele etmeyi bırakan babasına aynı soğulukta karşılık veren, ormana geyik avlamaya çıkan kız kardeşi Feyre'ye karşı kendini mahçup hissetmesiyle daha da s*ldırgan bir hale gelen Nesta'nın hikayesini okuyoruz. Evet Nesta kötü, buz gibi soğuk ve herkese karşı mesafeli ve bu kitapta kızımızın kendisiyle olan sa.vaşına tanıklık ediyoruz. Nesta kötü bir karakter ve kitaptaki en büyük savaş kendisine karşı, içinde biriktirdiği ne*freti yok etmeye karşı veriyor. Ve bu sa.vaşta onu her zaman destekleyen Cassian'a hayran oluyoruz. Nesta'nın iyi olmak için verdiği mücadele yazar tarafından gayet güzel anlatılmış. Ben kitabı çok sevdim tam gençlere uygun bir hikaye. Bu arada serinin ilk üç kitabı +15 dozunda olmasına rağmen bu kitapta yetişkin unsurlar daha cesurca yazılmıştı bilginiz olsun. Okurken aldığım notlar; 156 Nesta çok tatlısın. 163 'Annemin yaratığıydım' Nesta'yı hala anlamaya çalışıyorum.
1000Kitap
Gümüş Alevler SarayıSarah J. Maas · Dex Yayınları · 20211,620 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
10/10
·495 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
Dan Brown yine şaşırtmadı. Kitaplarıyla hem kültürel ve gizemli bir yolculuğa sokuyor hemde bilimsel içeriklerle şaşırtıcı bilgiler sunuyor. PHI sayısı...Evrenin her bir yapıtaşında gizli olan o sayı 1.618 PHI sayısıdır. Arı kovanlarının dizilim oranı, ayçiçeği çekirdeklerinin oluşum oranı, insan vücudunun oranı, Mekke'nin Kuzey yarım küreye olan uzaklığının, Güney yarım küreye olan uzaklığı oranı, hepsi ve doğadaki birçok oluşum PHI sayısını verir. Allah'ın mucizesine Altın Oran'a bir kez daha hayran kaldım.
Duygu ve Düşünce
Da Vinci ŞifresiDan Brown · Altın Kitaplar · 200352,9bin okunma
Gülümsüyorum mutlulukla, herkese yetecek kadar mutsuzken.
9/10
·46 syf.··
2024 111. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2024 17:26
Yıllar önce tanışmıştım Küçük İskender’le. İnternet yeni yeni yaygınlaşıyor, MSN’ler kullanılıyor, Facebook daha gün yüzüne çıkıyordu. Atarlı giderli tüm sözler bilindik yazarlar adına paylaşılıyordu. Her şeyin daha güzel olduğu yıllardı. Resmi bir sayfası yoktu o zaman yazarın. Ben açıp yönetebileceğimi söyledim ama o konulara hiç bulaşmak istemediğini söyledi. Hayal kırıklığına uğramakla birlikte bir hayran sayfası açmıştım onun adına. Yıllarca yönettim ama bir daha görüşmek nasip olmadı kendisiyle. Sonra öldü işte… “Ölmeme günün kutlu olsun,” dedim. “Nasıl ölmedim ama,” dedi. “Üzülmeyeceksin sakın, istediğim gibi bir hayat yaşadım ben, bile isteye yaşadım.” Bir odasının kütüphane şeklinde dizayn edildiği bir evde büyüyor Küçük İskender, küçük yaşlarda Sabahattin Ali, Nazım Hikmet, Ahmed Arif ve Sevgi Soysal gibi büyük yazarların kalemiyle tanışıyor. Tıp okumasını istiyor ailesi ama edebiyatla bu kadar içli dışlıyken ne mümkün kopması… Yarıda bırakıp tıp eğitimini edebiyata yöneliyor. “Sevdiğim şairlerin hemen hemen hepsi daha ben doğmadan ya da henüz onlarla tanışma fırsatı bulamamışken öldüler.” Gerek hayatı, cinsel eğilimleri gerekse keskin üslubu nedeniyle oldukça tepki çekse de inatla devam ediyor mücadelesine. Şiirimizin başına gelen en güzel şeylerden biri... “Ben öldüğüm zaman insanlar dansa gitsin isterim. Bir gün önce dansa gitmişlerse özlediklerini arasınlar isterim.” “Sevdiğim insanları daha önce de kaybettim. Ölüm idmanlı olduğum bir meseledir.” Ölüme bile alıştıran hayat nelere alıştırmazdı ki insanı? Ne diyordu Nazım Hikmet Ran: “Yaşarsın, kalbimin kızıl saçlı bacısı. en fazla bir yıl sürer yirminci asırlarda ölüm acısı.” Birer birer kazandığımız ne varsa yitirdik aynı hızla. Tamam,
Edebiyat
KafkaOkur - Sayı 56 (Şubat 2021)KafkaOkur Dergisi · Kafka Okur Dergisi Yayınları · 2021251 okunma
10/10
·624 syf.··
2024 167. kitabı
·
25 günde okudu
·
Okunma: 22 Kasım 2024 22:54
Herkese merhaba #cevizinseçkisi #uzunokumalar etkinliği (500 syf ve üstü) için toplamda 618 sayfa olan bu kitabı seçtim. Aslında uzun zamandır da bekletiyordum çünkü bir heves almıştım. Scwab'ın oldukça fazla okunan (1 milyon); ve çok yüksek puanı (4.18) olan bir kitap. Öncelikle konusundan bahsedeyim. Adeline'ı okuyoruz. Adeline, bir lanetin pençesinde. Yaptığı bir anlaşma sonucu sonsuza kadar yalnız kalmakla lanetlenir. Konuştuğu tüm insanlar arkalarını döndklerinde ya da başka odaya gittiklerinde ya da uyanınca onu hatırlamazlar. Sadece insanlarda değil etrafındaki hiçbir şeyde iz bırakamaz addie. Yazı yazar yazılar silinir, bir şeyleri döker ve bir sonraki baktığında orası temizdir vb. Addie bu haldeyken bile hayatın tadını çıkarmaya ve insanlarla birlikte olmaya devam eder. Aynı adamla defalarca tanışıp bir ilişki sürdürmeye çalışır. Ama sonu hep aynıdır: adamlar hep unuturlar, insanlar onu hep unuturlar. Bir evi bile olmaz. Lanet yüzyıllarca sürer. Ancak Addie pes edip anlaşmanın mührü olan yüzüğü kırdığında ölecektir. Hiçbir yerde tuunamayan, hayata izini bırakamayan, bir yere ait olamayan Addie'yi 300 yıl sonra New York'ta bir kitapçıda çalışan Henry ikinci görüşünde hatırlar. Daha ilk sayfalardan merak uyandırıcı olmasıyla kitaba çekiliyorsunuz anlatımı özellikle çok güzel yazardan okudum İlk kitap benim. Bu anlamda şaşırdım aslında bayağı iyi olduğunu fark ettim. Yazar özellikle karakterleri o kadar ince işliyor ki sanki o karakterleri tanıyorsunuz. Yaşamlarını ailelerini arzularını korkularını her şeyini yansıtıyor belki de bu kadar yetenekli olması ve kitapların bu kadar sevilmesinin bir sebebi de bu olabilir. yazarın muhteşem bir yazım tarzı da var. Ayrıca kabul etmek lazım pegasus'un çevirilerinde asla sıkıntı görmedim ve muhteşem kitabı çok iyi temsil
Addie Larue’nün Görünmez HayatıVictoria Schwab (V.E. Schwab) · Pegasus Yayınları · 2023549 okunma
Doğru bilinen yanlışlar... !!!
7/10
·790 syf.··
Beğendi
·
2024 26. kitabı
Mevlana hakkında ne biliyoruz? Önce defalarca düzeltilmesine rağmen yanlış bir bilgiyle başlayalım. “Gene gel, gene gel! Her ne olursan ol, gene gel! Kâfir isen de, Mecûsî isen de, putperest isen de gene gel. Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değil; Yüz kere tövbeni bozmuş olsan da gene gel!” Bu dizeler Mevlana Celaleddin Rumi’ye atfedilir, ama bu doğru değildir. ●Ziya Paşa’nın topladığı Harabat adlı antolojide bu rubai, Orta Asyalı Sufî şair Ebu Said Fazlullah bin Ebu’l-Hayr’a ait olarak kaydedilmiş. Üstelik Ebu’l Hayr’ın daveti İslam’a değilmiş. Yanlış bilgi, Konya Mevlana Dergâhı’nın kütüphane memuru Necati Bey’in, bu rubaiyi araştırmadan ‘Mevlana rubaisi’ diye etrafa yaymasından kaynaklanmış Söz edebi kimliğinden açılmışken birkaç başka yanlışı daha düzeltelim. 1258-1273 yılları arasında iki yıl bir duraklama hariç 13 yılda yazılan 25.618 beyitlik Mesnevi’nin sadece ilk 18 mısraını (‘Mesnevi’nin Fatihası’ denilen bölümü) Mevlana yazmış, geri kalanı o söylemiş, son halifesi Çelebi Hüsameddin ve diğer dostları yazmıştır. Mevlana’nın pek ünlü sözlerinin yer aldığı Divan-ı Kebir adlı eser de tümüyle Mevlana’ya ait değildir. Bazı basımlarında 60 bin, bazı basımlarında 15 bin kadar dizeden oluşan, konunun uzmanı Abdülbaki Gölpınarlı’ya göre ise aslı 43.561 beyit olan ve 18 veya 21 ayrı şair tarafından yazılan rubailerin toplandığı bir şiir antolojisi olan Divan-ı Kebir’de Mevlana’ya atfedilen gazeller, eserin en fazla üçte birini oluşturur. 1.753 rubaiyi içeren Rubailer’in de sadece bazılarının Mevlana’ya ait olduğu kabul edilir ama bunların kalitesi uzmanlarca Mesnevi’dekilere uzak bulunur. Mevlana’nın dost ve akrabalarına, özellikle de Selçuklu emir ve vezirlerine nasihat için yazdığı (dördü Arapça, diğerleri Farsça) 147 adet mektuptan oluşan Mektubat da
MevlanaFranklin Lewis · Kabalcı Yayınevi · 201015 okunma