Nato 3.0 Tehdidi On yaşımda kendi askerimizin yaklaşma vururum tehdidi 12 Eylül 1980 günü yaşandı. O gün bu silahın arkasında kim var ise onu bulacağım ve tümüne hesabını soracağım diye doğudan batıya sefere çıktım. 42 yaşına kadar problemin ne olduğunu ortaya koydum. 12 Eylül 2012 tarihinde aynı yerden ikinci bir yara daha alınca o gün bugündür kitapla problemin tüm unsurlarına kitap ile muhtıra vererek uyardım. On yılı aşkındır da çağın kuvvayi milliyesi yurttaş hukuku ve etik ahlakı içinde birlik beraberlik ve bütünlüğü koruma anlayışı olduğunu savunuyorum. Bugün siyasetin düştüğü duruma baktığımda tek çarenin yurttaş çatısı altında kuvvayi milliye mücadelesi vermenin tek hakikat olduğu netleşiyor. Nato 3.0 nedir? Nato 1.0 ilk kan satışı ve soğuk savaş yıllarında Rus tehdidine karşı Türk ordusunu nato gücüne dönüştürmek ve Anadolu'ya yerleşmekti. Nato 2.0 Ortadoğu'nun balkanlaşması ve Filistin'de sapkın dinci inancı gereği soykırım yapan yapının korunması ve büyümesine katkı yine Türk gücü kullanılarak yapıldı. Irak Libya Suriye de yapılanları yeniden yazmaya gerek yok. Nato 3.0 ne demektir? Çin Rusya ve İran'a karşı Türk ordusunu tetikçi olarak kullanarak Anadolu üzerinden Asya'ya yayılmak demektir. Buna yurttaş ahlakı dışında karşı çıkan bir siyasi irade yoktur. Mevcut siyasi partiler ve siyasilerden bir çözüm bekleyenler genel yararı şahsi çıkara satanlardır. Problemin ve tehdidin ne kadar büyük olduğunu görmeyen Anadolu ve Türk ulusunu Türkiye Cumhuriyeti devletini yönetemez.. Nato insanlık tarihinin en kanlı örgütü olup doğal kaynak soyguncusu bir anlayış olup Türk tarihinin ve Türk iradesinin ahlakına uygun bir yapı değildir. İvedi bu yapının Anadolu da ki faaliyetlerine son verilmesi gerekir. Önder Karaçay
Hayata Dair
En Hüzünlü Eylül
Türkiye'de yayımlanan gazetelere göre: 1955 yılının 6/7 Eylülünde 11 Ruö vatandaş öldürulda. Yunanistan kaynaklarına göre: Hayatını kaybedenlerin sayısı 16. Resmi makamlar yaralı sayısının 30 olduğunu söylüyor. Başka ülkelerin Türkiye'deki resmi temsilciliklerine göre: Bu rakam 300'ü aşıyor. Tecavüze uğrayan çok sayıda kadın hastanelere başvurdu. Utanıp da başvurmayanlarla birlikte bu sayının 400 olduğu düşünülüyor. Olaylarda 4214 ev tahrip edildi. 1004 işyeri yağmalandı. 73 kilise, 1 sinagog, 2 manastır, 26 okul kısmen ya da tamamen tahrip edildi, yakıldı.
Sayfa 455·Kitabı okudu
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Birçoğumuza tuhaf gelebilir ama farklı tarikatlardan şeyhlerin birlikte dergi çıkar­maları da istisnai bir vaka değildir. Sadece bir örnek: 1 Eylül 1919 tarihine kadar 161 sayı çıkan, uzun ömürlü bir tasavvufi süreli yayın olan Ceride-i Sufiye'nin düzen­li yazarları arasında Mevlevi şeyhi Ahmed Remzi Dede, Şazeliyye'den icazetli İzmirli İsmail Hakkı, Nakşi şeyhi Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Hazretleri'nin halife­ lerinden Mustafa Fevzi Efendi, Melami halifesi Bursalı Mehmed Tahir Bey, Uşşaki şeyhi Hüseyin Vassaf Efendi gibi isimler bulunmaktadır. Bilmeyenler için söyleyelim: Bu isimlerin her biri kendi meşreplerinin temsil maka­mında olan ve "az meşhur" kimseler değillerdir üstelik. Yunus Emre'miz demiş ya hani: "Gelin tanış olalım/ İşi kolay kılalım." Bunu öncelikle ehl-i tarike, dervişlere, şeyhlere demiş olmalı, değil mi?
Sayfa 141·Kitabı okuyor
Tasavvuf
1 1 Eylül 2001 ikiz kule olayı da çok şaibelidir. Bu olay ABD'nin tüm dünyaya saldırmasını meşru kılar. Afganistan sonra Irak'ın işgaline yol açılır. Bugün 1 1 Eylül saldırısının devlet görevlileri tarafından bilindiği hatta planlandığı hakkında söylentiler yok değil. Amerikalı vatansever bir avukat 1 1 Eylül olayıyla ilgili tüm delilleri toplayarak o zaman görevde bulıınan Condelezza Rice ve Savunma Bakanı Donald Rumsfeld'e bilerek kule olayında binlerce Amerikan vatandaşının ölmesine sebep oldular, diye vatana hıyanet davası açmıştır. Fakat bu tip aykırı sesleri hiçbir zaman ortalık yerlerde, çok satılan gazetelerde okuyamaz veya çok izlenen televizyonlarda izleyemez, duyamazsınız. Çünkü duyurulmaz.
Sayfa 60 - Sömürgecilik Batı İcadıdır.·Kitabı okuyor
1000Kitap
"Muhabbet buradan devam etti," dedi susarsa farklı şeyler düşüneceğimi bildiğinden. "Eylül'ün Kutup Yıldızı olacağına karar verdik.Bizimle birlikte gemide değil ama ne zaman dönüp baksak tepemizde parlıyor. Ne zaman ihtiyacımız olsa yönümüzü buldurur bize. Hatta Eylül'e birlikte kutladığımız ilk doğum gününde ona Kutup Yıldızlı bir kolye hediye etmiştik. Halà saklıyor oпu."
Sayfa 310 - Görkem·Kitabı okudu
Alıntı
Efganistan'ın kuzeyine Efgan Türkistanı denir. Burda üç milyon kadar Özbek, Kazak ve Türkmen yaşıyor. Güç-süz ve çok iptidai Efganistan bile bu Türklere baskı yap-mak, onları yükseltmemek davası peşindedir. Efgan denilen yer Gaznelilerin, Selçukluların, Temirlilerin bir eyaletiydi. Kaderin cilvesiyle orada bir cumhuriyet kuruldu. Sovyet ve Çin ülkelerindeki Türklere gelince: Ana kütle buralarda yaşıyor. Sovyetler'de tereddütsüz 40 mil-yon, Çin'de ise aşağı yukarı 10 milyon Türk'ün yaşadığı biliniyor. Yakın zamana kadar her iki ülkedeki Türkler büyük baskı altında iken Çin-Rus düşmanlığının başlaması Türkler'in işine yaramıştır. Her iki ülke, kendisindeki Türkler'in öteki devlet tarafından kışkırtılması endişe-siyle Türkler'e boyuna taviz vermektedirler. Bu kışkırtma her iki taraftan da yapıldığı için tavizler birbirini kovala-makta, Rus ve Çin hükümetleri kendi ülkelerindeki Türk-ler'den her gün biraz daha çok çekinir hale geldikleri için Türkler geniş nefes almaktadır. Sovyetler'deki Türkler teknik bakımından çok ileridir. Bunların en kötü tarafı alfa-belerinin Ruslar tarafından vaktiyle ayrılmış olmasıdır. Rusya'da Azeri, Tatar, Başkurt, Kazak, Kırgız, Karakal-pak, Özbek, Türkmen, Hakas, Oyrat, Yakut, Çuvaş gibi birçok alfabeler vardır. Kırımlıların da bir alfabesi vardı ama şimdi Kırımlılar dağıtılmış olduğu için bunların ne olduğunu bilmiyoruz. Bu ayrı alfabeler onları birbirini anlamaz ayrı milletler haline getirmek için yapılmıştır ama boşunadır. Bunlar hakikaten birbirini anlamasalar bile siyasî birlik kurulduktan sonra tek dil, hem de tek lehçe halinde yeniden oluşacaktır. En küçüğünden en büyü-ğüne kadar bütün yabancı hakimiyetlerdeki Türkler'in hakkını korumak Türk hariciyesinin görevidir. Becerikli ve zeki bir hariciyenin yapabileceği çok şey vardır. Hiçbir
Sayfa 44 - 45·Kitabı okuyor