8/10
·240 syf.··
2026 45. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 25 Haziran 2026 00:48
Kitabın üslubu gençlere hitap etmesi açısından sade ve anlaşılırdır. Gençlerin okurken sıkılmaması için cevaplar olabildiğince kısa, öz ve net tutulmuştur. Kitapta, bazen başkalarından duyduğumuz bazen de kendimizin merak edip akli bir temele dayandırmak istediğimiz sorular yer almaktadır. Kitabın içeriği hazırlanırken; yazar, ayet ve hadislerin yanı sıra özellikle Bediüzzaman Said Nursi'nin Risale-i Nur külliyatından, tefsir kaynaklarından ve aklî delillerden faydalanmıştır. Sorulan şüpheci (ateizm, deizm vb.) sorulara karşı mantıklı ve ikna edici argümanlar sunarak cevaplar vermiştir. Cevapların kısa tutulması, odak süresi az olan günümüz gençliği için büyük bir avantaj olsa da konunun felsefi ve kelâmi derinliği keşke bazı temel konular da daha geniş işlenseydi. Ancak yazar da eserin de , daha kapsamlı cevaplar arayanları ana kaynaklara yönlendirmektedir. Eğer inanç temelli sorulara pratik, akla uygun ve sıkmayan cevaplar sunan bir el kitabı arıyorsanız, faydalı bir kaynak diyebiliriz.
İslamiyet Hakkında Gençlerin 100 SorusuM. Zakir Çetin · Süeda Yayınları · 08 okunma
Bir Bardak Kahve Mi İçsem, *ntihar mı Etsem ?
Puan vermedi·110 syf.··
2026 23. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 02:48
Delirmek mi hayır tam olarak değil. varolabilmeyi küçümsemek, bir doğum sancısının dayanılmaz çilesinin edebi hali ve çivisi çıkmış bu dünyayı yaşanılacak bir yer olarak görememenin 100 sayfaya sıkıştırılmış çığlığı. 2. Dünya savaşından sonra bir insan profili çizmeye kalksak sanırım postmodern dünyanın yaşamla bağı kalmamış insanını kalemimiz tuttuğunca Camus gibi anlatmaya çalışırdık ancak Camus kadar çıplak, iç organlarımıza kadar kimse göremezdi.. Yaşamda tutunacak bir değer, sarılabilecek bir varlık kalmamıştı, annemiz bile yabancılaşmıştı, hiçbir acı ve hiçbir keder bizi yerimizden kıpraştırmaya gücü yetmezdi, hayat zaten mutlu olunacak bir yerde değildi.. neredeyse hepimiz yalnızca “çalışmak için yaşıyorduk ? Bize vaaz edilen şekliyle dünya çile keş bir cehennemdi. Evet, Yabancılaşan insan için dünya bir cehennemdir. ve sözcüklerin arasındaki anlam farkı bile kaybolmuştu. Ölüm , yaşam kadar olağan ve doğum küçümsenen bir eylem halini almıştı. Devlet, aile ve tanrı… tarihsel süreçlerde icat ettiğimiz, kutsaliyetini göklere taşıdığımız tüm o putlar, değerler yıkılmış, toprağın altına gömülmekle, yeryüzünde yaşıyor olabilmenin arasındaki fark tamamen silikleşmişti. Tüm istemcimizin dışında varlık halini bulduğumuz anlamı kalmayan yaşamın ağırlığı altında çürümüştük belkide.. Bir bardak kahve içmekle, bir iple kendini asmak arasında fark bulamayan insanın hayat gibi bir kutsalı olabilir miydi ? Camus’un tüm sorgulaması da aslına bakarsınız burada başlar. Camus bu kitabı kendi zihin dünyası üzerinde yazmamıştır çünkü: hiçliğin kendisi bile bir anlamı ifade edecek biçimdedir. Hayat hala sorgulanacak bir şeyse onun için yaşamda devam etmelidir . Yaşamaya dair umudunuzu diri tutun :)
Alıntı
YabancıAlbert Camus · Can Yayınları · 2025137,4bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
2/10
·368 syf.··
2026 3. kitabı
Çok kötü ya. Sonu da kitap kadar kötü. Hayallerini gerçekleştiren erkek başrol ve onu destekleyen kadın rolü. Kız hangi bölümü okudu, hayalleri ne, napıyor hiçbir fikrimiz yok. Yazarın karaktere üniversite okutma sebebi de bu yorumu yapamayalım diye. Güçlü kadın kostümüne bürünmüş sadece erkek için var olan kadın. Kız mezun olmuş dört ay sonra hamile kalmış. Hikâyeye bak. Tek “ilgili“ gösterildiği hobisi ev tasarımı o da ev hanımı konseptine %100 uyan bir hobi. Ve tek ifade edilen hobisi de anında eleştiriliyor. Kimliksiz seks makinesi ve bir adamın aile hayaline fiziki kaynak olan canlı bir obje. Kitap başlı başına kötüydü sonuyla daha kötü bir hal aldı. Tek ilgi çekici yeri zorbalığa karşı ekip olan çocuklardı onu da zaten iki satır okuyabildik. Kızın fiziksel acı çekip manipülasyonla devamına ikna edildiği cinsel ilişki sahnesi bile daha uzundu. Yazık yani berbat. Rockstar’ın itaatkar tradwife’ı. En farklı, belalı, kurallara meydan okuyan adamın (!) bile tercih ettiği kadın daha bedenini yüzünü bile görmezken sadece cinsiyetini bilerek azdığı sonra itaatkar bir ev robotuna dönüştürdüğü eşi… Kocaman bir YAZIK.
Punk 57Penelope Douglas · Dex Kitap · 2022979 okunma
hız haz ayartı çağında bilinç nerede?
Puan vermedi·624 syf.··
Beğendi
·
2026 137. kitabı
David J. Chalmers ’ın "bilinç gizemdir" dediği yerden Yuval Noah Harari ‘nin "bilinçsiz zeka dünyayı yönetiyor" dediği yere geldik. Orada ipotek başlıyor. 1. Dikkatin ipotekli Ortaçağda kilise "ne düşüneceğini" kontrol ederdi. Bugün algoritma "neye bakacağını" kontrol ediyor. • TikTok açıyorsun, 3 saat sonra fark ediyorsun. • Instagram sonsuz scroll. Dopamin kredisiyle seni bağlıyor. • Bildirim = minik faiz. Dikkatini çekip geri ödettiriyor. Yuval Noah Harari ‘nin dediği: "İnsan dikkat dağıtma üzerine kurulu bir toplumda yaşıyor." Bilinçli olmak, farkında olmak acı veriyor. Çünkü sistem senden "tüket, kaydır, tıkla" istiyor. Derin düşünce reklam arası. Bu David J. Chalmers ’ın zor problemi değil. Bu kolay problemin silaha dönüşmesi: Davranışın, tercihin, arzun modelleniyor. 2. Arzuların ipotekli Tasavvuf "nefsini bil" der. Bugün nefsini algoritma senden iyi biliyor. • Amazon ne alacağını senden önce tahmin ediyor. • Spotify üzgün olduğunu anlayıp ona göre şarkı veriyor. • YouTube "radikalleştirme tüneli": Bir videodan giriyorsun, 2 saat sonra bambaşka bir insansın. Chalmers’ın "fenomenal bilinç" dediği şey, yani "kendi deneyiminin sahibi olmak", elinden kayıyor. Çünkü deneyimini neyin tetikleyeceğini sen seçmiyorsun. Akış seçiyor. 3. "Ben"in ipotekli En tehlikelisi bu. Sosyal medya kimliğin = beğeni + takipçi + story. • Fotoğraf çekiyorsun, "atınca nasıl durur" diye düşünüyorsun. Anı yaşamıyorsun, anı üretiyorsun. • CV’ni LinkedIn’e göre yazıyorsun. • Fikrini Twitter’da linç yemeyecek şekilde törpülüyorsun. İlhan İnan ’ın "merak" dediği şey ölüyor. Çünkü merak riskli. Sistem "onaylanan içerik" istiyor. Bilinçli soru soran insan yalnızlaşıyor. Harari’nin dediği gibi: "Bilinçli insanlar aileyi, kurumu rahatsız eder." Ama %100 ipotek değil. Kumanda hala sende. Neden? 1. Farkındalık = İlk haciz
Alıntı
Bilinçli ZihinDavid J. Chalmers · Fol Yayınevi · 202412 okunma
10/10
·454 syf.··
2026 36. kitabı
Michio Kaku’nun Geleceğin Fiziği kitabı, önümüzdeki 100 yılın dünyasını tahmin eden büyüleyici bir popüler bilim eseridir. ​Kitap, yapay zekadan uzay seyahatine, tıptan enerji üretimine kadar birçok alanı yakın gelecek ve uzak gelecek tahminlerine dayanarak inceler. Kaku, bugün bilimkurgu gibi görünen teknolojilerin (örneğin görünmezlik pelerinleri, uzay asansörleri veya organ rejenerasyonu) fizik yasaları dahilinde nasıl gerçeğe dönüşebileceğini anlaşılır ve heyecan verici bir dille anlatır. ​Geleceğin dünyasına ve teknolojinin insanlığı nasıl şekillendireceğine meraklı herkesin mutlaka okuması gereken, vizyoner bir eserdir.
Geleceğin FiziğiMichio Kaku · Odtü Geliştirme Vakfı Yayıncılık ve İletişim A.Ş. · 2016820 okunma
Puan vermedi·173 syf.··
2026 17. kitabı
Bəhram Əhməd - “Paramneziya” Bu gün sizə Bəhram Əhmədin "Paramneziya" kitabı barədə danışacam. Bu, yazıçıdan oxuduğum ikinci kitabdır. İlk oxuduğum "Vorkuta əkizləri" pis deyildi, bəyənmişdim. Amma mənə görə, yazıçının bu kitabı birincidən qat-qat yüksək səviyyədədir. Sözsüz ki, zövqlər müxtəlifdir, amma mənim fikrim budur. Bu kitabı mənə hədiyyə edən dostuma təşəkkür edirəm bir daha. Bildiyim qədərilə hal-hazırda satışda yoxdur və tapılması bir az çətindir. Amma təhlilə başlamazdan öncə dərhal bir məqamı vurğulamaq istəyirəm: bu kitabı harda görsəniz, mütləq şəkildə alın və oxuyun. Bu il oxuduğum və sonunda rəsmən "vau" dediyim, heyran qaldığım ən yaxşı kitablardan biridir. Bunu öncədən deyim, biləsiniz. Kitabın mövzusuna gəlincə, qarşımızda kiçik həcmli, bir oturuşa, bir nəfəsə oxuyub bitirə biləcəyiniz hekaye var. Elə buna görə də mövzu haqqında çox ətraflı danışıb, spoiler vermək istəmirəm. Hadisələrin mərkəzində Nərmin adlı bir psixoloq, həyat yoldaşı və övladı dayanır. Kənardan hər şey olduqca normal görünür və standart, sakit bir ailə həyatı sürürlər. Lakin günlərin bir günü onun qəbuluna Sevda adında bir qadın gəlir. Məhz bu görüşdən sonra Nərminin bütün dünyası alt-üst olur. O, öz keçmişinin və yaşadıqlarının görünməyən tərəflərini, gizli qalan əsl həqiqətlərini öyrənməyə başlayır. Sevda xanımın nə danışdığını və bu görüşün Nərminin həyatını necə dəyişdiyini bilmək üçün isə bu kitabı mütləq oxumaq lazımdır. Ümumiyyətlə, mən bu tərz psixoloji triller kitablarını çox sevirəm. Müəllifin məni ustalıqla aldatmasına, kitab boyu ilk səhifədən son səhifəyə qədər böyük bir yalana inandırmasına heyranam. Çünki kitabin sonunda o yalanın əsl üzünü, gizlənən həqiqəti sənə elə çarpıcı ve heyratamiz şəkildə göstərir ki, donub qalırsan. Bir sözlə kitab "tərs köşə" - mən
ParamneziyaBəhram Əhməd · 048 okunma