Geçmiş kültürler nefesle ilgili ifadelerinde, bu hadisenin anlamına dair bir kavrayışı muhafaza etmişlerdi: Yunanca pneuma, Latince anima ve spiritus. Bu kelimelerde bedenselliğin ötesinde nefes almanın ruhsal, zihinsel ve aşkın boyutlarının tınısı vardır; hayat ve ölüme hükmeden "yaşam soluğu"nun insanın içinde akması vardır, her şeyin başlangıcındaki "tanrısal nefes"e dayanır bu da. Nefesin, prana'nın, Hint yaşam sanatı yogada merkezi bir rol oynaması boşuna değildir. Bu veçheler, insan
değişimlere hazır olursa, bilince daha güçlü çıkarlar. Bedensel idmanların yardımıyla.
Kalk Kudüs'e gidelim..
Çöp bidonlarının arasında dolaşalım. Bak şu küçük çocuk var ya vuracaklar onu!
Hani babasının arkasında duran.
Başını babasının sırtına dayayan çocuk. İşte o! Vuracaklar birazdan onu
.Çöp bidonlarının arasında dolaşalım.
Endişe etme çocukların kalbine değen kurşunlar sekmezler hiçbir yere.
"Omuzlarıma çöken yük, beni yerle bir etmiyordu. Hâlâ ağırdı ancak olsa olsa bir sırt çantasıydı, beni yavaşlatmıyordu. Belki günün birinde onu sırtımdan tamamen çıkarabilirdim.”
Öfke ve acıdan neredeyse kendimden geçmiştim, kolumu bile kıpırdatacak halde değildim. Sonunda ısındıkça rahatladım, düşüncelerim yavaş yavaş bir düzene girdi. "Ah," diye iç geçirdim, "yalan dünya, işte acı bir hayat dersi daha! - Demek ki bu kadar coşkuyla övgüler dizdiğim aşk buymuş, içimizi tarifsiz mutlulukla dolduracak, bizi cennete taşıyacak olan en yüce duygu buymuş! - Ah! - Oysa o beni su oluğuna düşürdü! - Bana ısırıktan, iğrenç bir banyodan ve berbat bir pamuklu kumaşa rezilce mumya gibi sarılmaktan başka bir şey yaşatmamış olan bir duyguyu reddediyorum!"
Peygamber sükunetine erelim şehrin sokaklarında.
Tur’a çıkalım.
Bağıralım boğazımızı yırtarcasına;
“Rabbimiz biz de aşk ehliyiz bize de yüzünü göster!”
Tur Dağı paramparça olsun, kalbimiz paramparça olsun aşktan.