Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikâyet ve beyan etmişlerdir ki, kun-ı Kâinattan 7079, İsa Mesih’ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı
"Selçuklular, fiili anlamda Mekke ve Medine'ye Sultan Melikşah zamanında hakim olmuşlardı (1092). Ancak Mekke'de adına hutbe okutulan ilk Selçuklu Sultanı Alp Arslan'dır."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Toplama Kampları” düşüncesi, birçok insanın bildiğinin aksine Hitler’in bir buluşu değildir. İlk toplama kampı 1838 yılında ABD’deki Kızılderililer için yapılmıştı.
1901 yılında İngilizler, Boer Savaşı sırasında tutukladıkları Boerlere ‘kollektif hapis cezası’ uygulamak için ilk toplama kampını açmışlardı. 26.000 Boer kadın ve çocuk İngiliz kamplarında açlıktan ölmüştü.
(Çocukların çoğu 16 yaşın altındaydı) Lenin, örnek aldığı Jakobenler Fransa’sı gibi, rejim düşmanı saydığını hiç yargılamadan doğrudan toplama kamplarına gönderiyordu. Ona göre bu kamplar “işçi okulu” idi.
Fransız ihtilali sırasındaki Jakoben terörü gibi, Yahudi Bolşevik görevliler de kurbanlarını suya atarak öldürüyorlardı.
Bela Kun (Aaron Kohn) ve Roza Zemlyaşka (Rozalia Zalkind), 1920 sonbaharında Kırım’ daki Rus subaylarını suya atarak öldürtmüşlerdi. (Igor Bunich, “ The Partys Gold,”St. Petersburg, 1992) 1920 İlkbaharında Siyonist Çekist Mikhail Kedrov (Asıl adı Zederbaum idi) 1092 Rus subayını suda boğarak öldürtmüştü.
Lenin ve yoldaşlarının en nefret ettiği insanlar “bağımsız düşünenler” idi. Bu unsurların yok edilmesi rejim için elzemdi. Lenin ayrıca, mümkün olduğu kadar çok öğrencinin öldürülmesini emretmişti. Çekistler öğrenci şapkası giyen her genci tutuklamaya başlamışlardı.
Bunlar tasfiye edilmeliydi çünkü, geleceğin Rusyası’nın entellektüelleri olarak potansiyel bir tehdit oluşturuyorlardı.
Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, Isa Mesih'ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı.
(Yapay zeka çevirisi)
Bu metnin meali şudur:
Toplumun her kesiminden insan (aliminden cahiline, namuslusundan ayyaşına ve dolandırıcısına kadar herkes) anlatmış ve onaylamıştır ki; dünyanın varoluşundan şu kadar, Hz. İsa'dan bu kadar yıl sonra, İstanbul adında gürültüsü dünyayı tutmuş bir şehir vardı...
Ulema, cühela ve ehli dubara; ehli namus, ehli işret ve erbab-ı livata rivayet ve ilan, hikayet ve beyan etmişlerdir ki kun-ı Kainattan 7079 yıl, Isa Mesih'ten 1681 ve Hicretten dahi 1092 yıl sonra, adına Kostantiniye derler tarrakası meşhur bir kent vardı.
(Yapayzeka çevirisi)
Bu metnin meali şudur:
Toplumun her kesiminden insan (aliminden cahiline, namuslusundan ayyaşına ve dolandırıcısına kadar herkes) anlatmış ve onaylamıştır ki; dünyanın varoluşundan şu kadar, Hz. İsa'dan bu kadar yıl sonra, İstanbul adında gürültüsü dünyayı tutmuş bir şehir vardı...