Victor Jara...
9/10
·320 syf.··
2026 34. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 23:55
Victor jara ; Şili'li bir müzisyen, tiyatro yönetmeni ,her şeyden önemlisi kendini halkına, yoksullara adamış bir devrimci, iyi bir baba, iyi bir eş, iyi bir dost... Yaptığı şarkılar geniş kitlelere umut olmuş... Ancak ; 11 Eylül 1973'te Şili halkı tank seslerine uyanıyor ( 12 eylül 1980) faşist cunta gözaltına aldıklarını; üniversitelerden hocalar müzisyenler devrimcileri bir stadyumda topluyor...ağır işkencelerden geçirilen devrimcilerden pek çoğu yaşamlarını yitiriyor...cesetler morglara kamyonlarla getiriliyor... Victor Jara'da elleri kırılarak, ağır işkencelerden geçirilerek öldürülüyor... cesedi onu tanıyan biri tarafından yol kenarında teşhis ediliyor... Bu kitap eşi Joan Jara tarafından, geride kalanların aktardıkları ile anı ,bellek kitabı olarak yazılıyor...Bugün bile Victor Jara hala Latin Amerika'da ve dünyada bilinen bir Sosyalist şarkıcıdır... Kitap bir anlatı olduğu için edebi bir yön beklemeyin okumak isteyene önerilir... Ne zor şarkı söylemek Dehşetin şarkısını söylemek zorunda kalınca. Syf.288
Duygu ve Düşünce
Yarım Kalan ŞarkıVictor Jara · Versus · 201032 okunma
Khaled Hosseini - Uçurtma Avcısı
Puan vermedi·375 syf.··
2026 4. kitabı
Yazarın uzun yıllardır merak ettiğim ancak eksik okumalarımı tamamlama ihtiyacım sebebiyle sıranın ancak geldiği eseriydi. Konusu da kurgusu da bence oldukça başarılıydı. Eserin en sevdiğim özelliği laf kalabalığının olmaması, eserde yer alan her bir cümlenin bir sebeple sarf edilmiş olmasıydı, bu yönüyle biraz Yaşar Kemal, Fakir Baykurt havası verdi. Yer yer gerçekten duygulandırdı. Naçizane tam not verdim. Emir, Afganistan'da zengin bir tüccarın oğludur. Babası oldukça maskulen ve cesur bir adamken çok sevdiği karısının doğururken öldüğü oğlu sümsük bir çocuktur. Ailenin hizmetlisi Hasan'la süt kardeşidir ve aynı yaşlardadır. Hasan Afganistan'da ikincil bir millet olan ve ırkçılığa maruz kalan Hazara kavmine mensuptur. Asef isimli ırkçı çocuk baş düşmanıdır ve bir seferinde Hasan ona yem olmaktan sapanıyla gözünü çıkarmakla tehdit ederek kurtulur. Hasan'ın babası engelli bir adamdır, annesi dillere destan güzellikte bir kadındır ancak çocuk doğar doğmaz onu terk edip gezici bir tiyatro kumpanyasıyla kaçar. Emir ve Hasan'ın arkadaşlıkları dillere destandır. Eser de adını Hasan'ın yarışmalarda kopup düşen uçurtmaların yerini mükemmel tahmin ederek geri getirmesinden almıştır. Mahallenin zorba çocukları uçurtma yarışmasında finale kalan uçurtmayı getirmek için koşan Hasan'ı sıkıştırıp tecavüz eder ve bizim sümsük yardım etmek yerine kenara çekilip izler, üstüne üstlük çocuktan duyduğu mahcubiyetle yaranmak yerine gözüne göründükçe aklına gelmesinden kurtulmak için kendi eşyalarını ve bir miktar parayı sanki Hasan çalmış süsü vererek onun odasına bırakır ve babası ile Hasan'ın evden ayrılıp Hazaracad isimli Hazara yerleşim bölgesine göçmesine sebep olur. Sonrasında savaş çıkar, Rusya Afganistan'ı işgal eder ve babasıyla Emir Amerika'ya kaçar. Babası bu kaçış yolunda
Uçurtma AvcısıKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2024192,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
YILLAR ÖNCE GİDEN ANNEDEN GELEN ARAMA
Puan vermedi·424 syf.·
2026 31. kitabı
Hep bir olmamış hissiyle okuduğum bir kitaptı. Sebebi belki de yazarın, hikayenin de yarım kalmışlıklar üzerine kurulu hayatları ele alması neticesinde okuyucu da bu hissiyatı uyandırmak istemesi olabilir. Ya da Nermin YILDIRIM’ın ilk romanı olması hasebiyle bir acemiliğin de romanın mayasında bulunması sonucunda hafif çiğliğin yer alması normal gelmeli biz okurlara. Ana kahramanımızın adı Süreyya. Onun hayat hikayesini okurken bir yandan da o dönemi siyasi olaylarını, o dönemlerde yaşanmış olan büyük depremlerin getirmiş olduğu müthiş kaosu, acı kayıpları ve 11 Eylül saldırısına tanıklık ediyoruz. Küçük yaşta babasının öldüğünü annesinin ise onu bırakıp gittiğini düşünerek büyüyen Süreyya, hep insani duygular açısından bir yanı eksik olarak gelişiyor. Dışarıya karşı kendisine bir zarar gelmesin diye kabuğunu kendi kendine o kadar sert oluşturuyor ki, kendisi dahi içerisine ulaşamaz, dokunamaz oluyor. Bu vurdum duymaz tavırlarını bazı yerlerde bi anda bırakıp çok hassas biriymişçesine karşısındakiyle empati yaptığı anlar, (SPOİLER)kendi yaşadığı kaderi kendi çocuğuna yaşatması durumu, okuduğum cümleler eşliğinde bana pek gerçekçi gözükmedi. Yani roman dediğimiz şey kurgudur en nihayetinde ancak gerçekliğini hayattan alır. Romanın nefesi gerçek hayattır. Düşününce de hayatta böyle birisi olsa ve tanıyor olsaydım Süreyya gibi olmazdı bazen onun yaptıklarını yapmazdı diye düşündüm. Tabi bu benim kafamda kurguladığım anne-babasız büyümüş bir çocuk neler hissederdi durumuyla ilgili, belki siz okuduğunuz da çok haklı ve normal bulacaksınız Süreyyayı. Hikayenin işleniş şekli açısından ise, 3 parçaya ayırabilirim. 1. Geçmiş bir zaman, 2. Telefon görüşmesi yapılan kısım -ki romanın vurucu olması için tasarlanmış, merak uyandırsın diye de sürekli yarı da kesilerek yazarın
Unutma Beni ApartmanıNermin Yıldırım · Hep Kitap · 20176,1bin okunma
Puan vermedi·224 syf.·
2026 34. kitabı
Jean-Michel Valantin'in bu kitabı gerçekten tam anlamıyla bir odaklanma ve deşifre etme eseri. Sinemayı sadece bir eğlence veya sanat dalı olarak değil, doğrudan Amerikan jeostratejisinin ve milli güvenlik devletinin ana aktörlerinden biri olarak ele alması, olaylara bakış açısını tamamen değiştiriyor. Yazarın kitapta ortaya koyduğu en net gerçek, Pentagon ile film stüdyoları arasındaki o kusursuz senkronizasyon. Hollywood'un ürettiği yapımların, dönemsel olarak Washington'ın ihtiyaç duyduğu "tehdit" algısını nasıl inşa ettiğini çok iyi örnekliyor. Soğuk Savaş yıllarından uzay istilası filmlerine, oradan Körfez Savaşı ve terörle mücadele konseptine kadar, askeri operasyonların ve savunma bütçelerinin kitleler nezdinde meşrulaştırılması sürecini adeta bir dişli çark sistemi gibi gözler önüne seriyor. Kitabın içindekiler kronolojisine baktığımızda zaten Soğuk Savaş'tan 11 Eylül eksenine kadar Pentagon'un her dönem ihtiyaç duyduğu yeni tehdit algısının (Sovyetler, Saddam, siber tehditler veya uzaylılar) Hollywood eliyle nasıl taze tutulduğunu adım adım göreceğimiz anlaşılıyor. Girişte bahsettiği 2003 Irak işgalindeki kadın asker Jessica Lynch hikayesi sinema ile askeri stratejinin nasıl tek bir vücut haline geldiğinin kusursuz bir kanıtı. Tek bir kurşun bile atılmadan biten bir operasyonun, daha saatler geçmeden Hollywood yapımcıları tarafından "Er Ryan'ı Kurtarmak" tarzı bir medya destanına dönüştürülmeye çalışılması aslında her şeyi özetliyor. Yazarın burada tespit ettiği en çarpıcı şey, bu durumun toplumda artık büyük bir şaşkınlık bile yaratmaması. Çünkü kitleler, Amerikan strateji mekanizması ile sinemanın bu sürekli diyaloğunu kanıksamış durumda. Yazarın Fransız sinemasıyla yaptığı kıyaslama da Amerikan sisteminin benzersizliğini anlamak açısından çok değerli.
1000Kitap
Küresel Stratejinin Üç AktörüJean-Michel Valantin · Babıali Kültür Yayınları · 20067 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 14. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 16:58
Kitap Magna Carta'dan Rönesans, sanayi devrimi, 68 öğrenci olayları ve 11 Eylül saldırısına kadar tarihe yön vermiş bir çok olayları sade ve tarafsız bir dille anlatmış. Faydalı bir kitap olduğunu düşünüyorum. Tarihi realiteyi sevenlerin okumasını öneririm.
Tarihi Değiştiren OlaylarAli Çimen · Timaş Yayınları · 2012873 okunma
Puan vermedi·816 syf.··
2026 24. kitabı
King, korku klasikleriyle tanınıyor. Şüphesiz ki o, usta bir hikaye anlatıcısı ve izleyicilerini nasıl korkutacağını biliyor; ancak 11-22-63 tamamen farklı bir tür. Bu bir korku romanı değil. Burada daha çok modern zaman yolculuğuyla harmanlanmış bir tarihi kurgu var. Aslında, daha çok bir aşk hikayesi diyebilirim. Özetle, bu kitap, JFK suikastını durdurmak için geçmişe gönderilen Jack Epping hakkında. Boşanmış, çocuğu olmayan ve gitmesine engel hiçbir şey bulunmayan bir İngilizce öğretmenidir. Onu geçmişe götüren "Tavşan Deliği" onu Eylül 1958'e bırakır, bu yüzden Lee Harvey Oswald'ın 22 Kasım 1963'te başkanı öldürmesini nasıl engelleyeceğine dair hazırlık ve planlama yapmak için tam beş yılını geçmişte geçirmek zorundadır. Bu kitapta çok şey oluyor. Aklınızda tutmanız gereken bir şey, Jack'in istediği zaman "Tavşan Deliği"nden geçerek günümüze dönebilmesi ve sadece 2 dakika geçmiş olmasıdır. Sonra geçmişe dönerse, her şey orijinal geçmişe sıfırlanır ve 1958 yılının Eylül ayına geri döner. OKUDUĞUM İLK STEPHAN KİNG ROMANIYDI. DAHA SONRA DİZİSİNİDE İZLEME FIRSATI BULDUM . KENDİ TARZI DIŞINDA HARİKA BİR ESER.
22/11/63Stephen King · Altın Kitaplar · 20214,171 okunma