1119
Artık ülkemiz ve dünyada, siyaseten halkın seçimleriyle olabilecek hiç bir değişiklik olmayacaktır! Her şeyin üzerinde olan bir güç, istediğini alaşağı edip, istediğini koltuğa oturtuyor! Ve bundan zerre kadar korkmadan, Hukuken,ahlâken ya da toplumun rızası var mıdır demeden hem de! Geçtiğimiz yıllarda cehennemin kapıları açıldı denilmişti! Buyrun cennet görünümlü cehennem yaşamına, Hoşgeldiniz demeyeceğim, zaten içinde olduğumuz bir şeyin görünürlüğünü açtılar! Şeffaf olanı renklendirdiler, Zihnen hissedilir olanı,fiziken hissettirecekler! Yaşasın yeni KÖLESEL düzen! Derda Yuşa
Kutsal bir amaçları varmış gibi gözüken şövalyelerin 1119- 1120 yıllarındaki ilk isimleri "İsa'nın Yoksul Şövalyeleri" idi. Tapınakçı ismi Süleyman Tapınağı'ndan gelmektedir. Tapınakçılar bu ismi Mescid-i Aksa'ya yani kendi ifadeleriyle Süleyman Tapınağı'na yerleştikten sonra almıştır.
Alıntı
adının ikinci eşiyle anlaşarak -formalite icabı- bir evlilik gerçek­leştirirse ve ikinci erkek o kadına dokunmadan onu bir daha boşa­yıp bu arada eski kocası onu almaya kalkışırsa, ona helal değildir diyor ve bu konuda çok ağır bir ifade kullanıyor. İfade şu: “Böylesine bir evlilikte hile yapana da, yaptırana da lanet olsun.” (54) 54. Ebu Davud, Nikâh, 16, Bab No:2076; İ. Canan, agc 16/50: Tirmızi. Nikâh, 2X. Bah No: 1119; Ncsaı. Talâk. I V Bab 6/149: Ibni Mace, Nikâh. VT Bab No. 1915 3
Sayfa 39 - Berfin·Kitabı okudu
Araştırma inceleme din islam
Birinci Haçlı Seferi'ni yapan şövalyeler Rab'leri adına 1099 Temmuz'unda Kudüs'ü ele geçirdi. Ne var ki ideoloji ve kültür, daima üretim biçimleri, gasp ve savaş içeren bir toplumsal-tarihsel karmaşanın öğesidir. Hristiyanların Orta Doğu'ya saldırısı da böyleydi. Kudüs'ten süratle Trablusşam'a, Sur'a ve Antakya'ya yayıldılar. Daha şövalyeler Kudüs'e varmadan Venedik'ten, Cenova'dan ve Pisa'dan filolar Filistin ve Suriye istikametinde yelken açmıştı. Tabii savaş öteden beri galiplere ganimet sağlayan iktisadi bir girişim olagelmişti; Haçlı Seferleri de öyleydi. Venedikli maceracılara 1100 yılında Akka kuşatmasında gösterdikleri yararlık nedeniyle tüm ganimetlerin üçte biri bahsedildi; vergilerden muafiyet ve fethedilen her kentte kilise ve pazar yeri kurma hakkı verildi. Hristiyan şövalyeler 1119'da Kanlı Meydan Muharebesi'nde yenilince Venedik'ten Kudüs'e bir filo gelerek şehrin Hristiyan yöneticilerine borç para verdi. Bunlara da karşılık olarak Haçlı Krallığı'nda krala ve baronlara ait her kentte bir kilise, bir meydan, bir sokak ve yıllık bir irat vadedildi.Fakat ticari menfaatlere hitap etmede Fransız başkeşiş Bernard de Clairvaux'nun yazdığı ve her yere dağıtılan mektup kadar bariz başka bir örnek bulmak zor. 1145'te ikinci Haçlı Seferi'ne çağrı yapmaya girişen -ve sonradan aziz ilan edilen- Clairvaux sefere katılabileceklere bugünkü yatırım danışmanlarının ağzıyla "Aranızda tüccar olanlara, gözü kazançta olanlara bu büyük fırsatın avantajlarını anlatayım. Fırsatı kaçırmayın!" diye dil döktü.
Sayfa 122·Kitabı okudu
Araştırma-İnceleme
“Kudüs, Tapınak Şövalyeleri’nin hikayesinin tam olarak kalbidir. Kurucu şövalyeler, 1119 yılında Noel’de buradaki Kutsal Kabir Kilisesi’nde patrik ve kralın huzurunda yemin ettiler ve Tapınak Dağı’nın tepesindeki Mescid-i Aksa’da karargahlarını kurdular.”
Sayfa 312 - Kronik Kitap·Kitabı okudu
Tarih
Âişe radıyallahu anhâ şöyle dedi: Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem bazen namaza oturarak başlar ve okuyacağı âyetlerin bir kısmını oturduğu yerde okurdu. Okumayı tasarladığı yerden geriye otuz veya kırk âyet kalınca ayağa kalkar, onları da ayakta okurdu. Ardından rükû ve secde eder, daha sonra ikinci rekâtta, birinci rekâtta yaptıklarını tekrarlardı. Buhârî, Taksîru’s-salât 19, nr. 1119; Müslim, Müsâfirîn 112, nr. 731.
Din