Puan vermedi
Kur’an ve hata kelimelerini arama motoruna yazınca ilk karşımıza çıkanlardan birisi miras paylaşımı hususunda Kur’an’da hata olduğu iddiası. Meşhur ateist ve İslam karşıtı Turan Dursun’un sitesinde aklını imanının önüne engel olarak koyan gençler, bu miras ayetlerini gündeme getirip tabiri caizse “Kur’an’da çok bariz bir matematik hatası var ve şayet kusursuz olduğu iddia edilen Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olsaydı bu bariz hata olmazdı” demeye getiriyorlar. Ve bu iddiaya cevap vermek için kolları sıvayan gayretli ve aklını kullanan -bir kısmı âlim- birçok Müslüman zat internet sitelerinde meseleyi gündemlerine taşıyor. Birbirinden çok farklı cevaplarla ayetleri izah etmeye çalışanlar ne yazık ki tatmin edici bir cevap ortaya koyamıyor. Diğer yandan bu hata iddiasının hararetle cevaplandırılması için samimi bir şekilde birçok siteye bu husus, soru olarak iletiliyor. Mesela; payın paydadan fazla çıkması ile sonuçlanan hesap ile malın Kur’an’daki oranla dağıtılmasının imkânsız olduğunu iddia eden ateistlerin bu iddiası ‘sorularlarisale’ sitesine sorulduğunda site yöneticileri bu konunun risalelerde izah edildiğini söylüyor. Ve site konudan bağımsız olarak, risalelerde geçen kadın ve erkeğin paylarının farklılığı üzerine yapılan bir izahı paylaşıyor ve meseleye net bir çözüm getiremedikleri hissedilmiş olunmalı ki cevabın sonunda ‘sorularlaislamiyet’ sitesine yönlendirmede bulunuluyor. Sorularlaislamiyet sitesi ise konu ile ilgili Prof. Dr. Hamza Aktan’ın Mukayeseli İslam Hukuku kitabından alıntıladığı pasajı paylaşıyor. Site avliye meselesini anlatmaktan öteye gidemiyor. Payın paydadan büyük çıkması durumu ilk defa Hz. Ömer döneminde bir paylaşım sırasında ortaya çıkıyor ve mesele ashap ile istişare ediliyor. Sonunda paydayı payla eşitleyip taksimat o
Kur'an'da Hata YokHalis Aydemir · Enki Yayınları · 20127 okunma
Puan vermedi·504 syf.··
2026 25. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2026 20:16
Bu destanın bence en ayırt edici yanı, insanın kader karşısındaki çaresizliğine bir karşı çıkış olarak zekasıyla karşılaştığı engelleri aşabilmesinin işlenmesi. Kahramanlık, bu destanda yalnızca fiziksel güçle özdeşleştirilmez, aynı zamanda zeka, sabır ve stratejiyle ilişkilendirilir. Odysseus tanrılar tarafından bahşedilmiş, doğuştan gelen niteliklerle değil, baş etmeyi yaşayarak, deneyimleyerek öğrenir. Harekete geçer, risk alır: "...insan atılgan olmalı başarmak için bir işi..." (s. 114). Machiavelli'nin bayılacağı cinsten biri. Bu destanı siyasal olarak okumak da zor değil, Homeros sık sık iyi hükümdarın öneminden dem vurur: "bilirsin sen de, uşakların kaderidir yaşamak korku içinde, hele hizmet ettikleri efendileri akılsız olursa." (s. 237). Emek verenle emekten yararlanan arasındaki eşitsiz ilişkiden söz etmekten de geri durmaz: "...asıl biz çekeriz bu ak dişli domuzların kahrını, oysa bizim emeğimizi başkaları sömürür hiç korkmadan..." (s. 247). Yalnızca kralları, kahramanları okumayız destanda, gündelik hayatın gerçekliği canlı bir şekilde yansıtılır. Kahramanda gördüğümüz bir başka özellik de tek başına yiğitliği yeterli bulmaması, ittifak kurmaya, dayanışmaya ihtiyaç duymasıdır: "Zordur bir sürü insana karşı koyması bir tek insanın, ne kadar yiğit olursa olsun, yenerler onu." (s. 274). Bireysel kahramanlığın sınırlılığını, başkalarıyla birlikte hareket etmenin zafere götüreceğini belirtirken Homeros, Bauman'ın neoliberal bireycilik eleştirisine geçmişten bir ışık yakar. Bauman okuduğunda (eğer okuduysa) bu satırların altını çizmiştir muhtemelen.
OdysseiaHomeros · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20187,2bin okunma
Reklam
9/10
·418 syf.··
2026 117. kitabı
Beyoğlu'nun En Güzel Abisi'ni okurken peşine düştüğüm şey sadece katilin kim olduğu değildi. Asıl merak ettiğim, insanların birbirine nasıl yabancılaşabildiği ve bir şehrin kalabalığında nasıl bu kadar yalnız kalabildiğiydi. Ahmet Ümit, polisiye kurguyu kullanarak yalnızca bir suç hikâyesi anlatmakla kalmıyor, Beyoğlu'nun değişen yüzünü, kaybolan insan ilişkilerini ve görünmeyen hayatları da gözler önüne seriyor. Bu yüzden romanın asıl kahramanı bazen karakterler olmuyor, sokakların kendisi gibi hissettiriyor. Kitap boyunca cinayetin izleri sürülürken, her karakterin kendi yükünü taşıdığı görülüyor. Kimisi geçmişinden kaçıyor, kimisi bugüne tutunmaya çalışıyor. Bu da hikâyeyi klasik bir polisiyenin ötesine taşıyor. Kitabın en sevdiğim tarafı, gerilimin sadece olaylarla değil atmosferle de kurulabilmesi oldu. Çünkü Beyoğlu'nun arka sokakları, ışıkları ve karanlığı hikâyenin ayrılmaz bir parçasına dönüşüyor. Kitabı bitirdiğimde bazı şehirlerin insanları yalnızlaştırmadığını, yalnızlıklarını da görünür kıldığını gördüm. Ve bir cinayetin ardında bazen bir katilden çok, görmezden gelinen hayatların var olduğunu.
Beyoğlu'nun En Güzel AbisiAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201943,5bin okunma
8/10
·528 syf.··
Beğendi
·
2026 8. kitabı
·
144 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 01:08
Merhaba sevgili okurlar.1000Kitap’taki ilk incelememe, Ahmet Ümit’in bu harika polisiye ve tarih romanı ile başlamak istedim... Romanda en çok hoşuma giden şey, günümüzdeki bir cinayet hikayesi ile Fatih Sultan Mehmet dönemi tarihinin iç içe anlatılması oldu. Romandaki başkarakterlerin olay örgüsü dışında, tarihi olaylara daha çok yer verilmişti. Bu durum tarih sevmeyenleri biraz zorlayabilir. Ama romanın başkarakteri Müştak’ın yaşadığı psikolojik durumlar ve kitabın akıcılığı beni hikayeye bağladı. Ahmet Ümit'le yeni tanışıyorum ama yazarın İstanbul'un tarihi mekanlarını tasvir etme yeteneğini de beğendim. Romanı okurken sadece bir cinayet çözmüyor, aynı zamanda o dönemin saray entrikalarını ve Fatih Sultan Mehmet'in insani yönlerini de keşfediyorsunuz. Kitap bana tarihin sadece geçmişte kalan bir şey olmadığını, bugünümüzü de nasıl şekillendirdiğini derinden hissettirdi... Hepinize keyifli okumalar diliyorum... Sultanı Öldürmek Ahmet Ümit
1000Kitap
Sultanı ÖldürmekAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201924,7bin okunma
Çıplak Ayaklıydı Gece
Puan vermedi·104 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 08 Haziran 2026 08:00
Çıplak Ayaklıydı Gece Ahmet Ümit Bu kitap Ahmet ümit okumaya başlamak isteyenler ve Türkiye’nin en karanlık, yozlaşmış günlerini öğrenmek isteyenlerin okuması gereken bir kitap. Bu kitabı yazmasının sebebi aslında yazarımızın gençlik yıllarını hep bir siyasi olaylarda, propagandalarda geçirmesine bağlı. Bu kitabı yazaraktan hem geçmiş günlerine ayna tutuyor hemde bu olaylardan dolayı yitirdiği arkadaşlarını öykülerinde ölümsüzleştiriyor. Bu kitapta birden fazla öykü barınmakta, her birinde sol kesimin ne denli sorunlarla başa çıktığını , ezildiğini , sömürüldügünü ve bir çogununda ne yazıkki idamla cezalandırıldığı öğreniyoruz. Güzel bir eserdi okumadı hem çok sarsıcı , yer yer öfkelendirici ama en çokta gururlandırıcı bir yanı vardı ben begendim. >
Çıplak Ayaklıydı GeceAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20196bin okunma
Giriş Ben Gelişme Sen Sonuç - Aşk Köpekliktir
7/10
·344 syf.··
2026 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 19:06
Aşk Köpekliktir kendisinin bir okuru veya hayranı olmamama rağmen Ahmet Ümit beyefendiden okuduğum en iyi kitaptı. İçerisinde 9 öykü var ve kimi trajik, kimi komik, kimi melankolik kimi de şaşırtıcı konulara sahip. Özellikle son öyküsü olan “Aşk Köpekliktir” oldukça etkileyiciydi. Aşk gerçekten de köpeklik miydi? Evet değerli 1000K. Aşık olduğunu fark etmek gerçekten de tuhaf. Çoğu zaman iş işten geçtikten sonra anlıyorsunuz. Anladığınız zaman ise fiziksel kramplar yaşatan, ayna başından ayrılamadığınız, gece aklınızda olup sabah dokunuşu ile uyandığınız duygular yaşatıyor. Yanında olduğunuzda çok mutlusunuz ama evinize döndüyseniz komplo teorileri geliştirmeye başlıyorsunuz. Ah, hele ki içine ayrılık girdiyse… İşte o vakit depremler oluyor ve sürekli yıkılmış bir şekilde onun kokusunu takip ediyorsunuz. “Aşk Bir Mucizedir” öyküsü kısa olmasına karşın çok bam teliydi. O kadar çok güldüm ki sonunda; düşlerin gerçekten de yaşam gibi bir sonu olduğunu güzel anlatmış Ahmet Ümit. “Aşk Bir Özentidir” öyküsü diğer favorim. Hapishane müdürü olan klas, şık, mahkumlara son derece nazik ve örnek bir müdür olan Nail bey’in nasıl katil olma eşiğine gelmesini aşk üzerinden öyle güzel anlatmış ki Ahmet bey, şaşırdım kaldım. Ben öykünün uzun roman formatında yazılmasını son derece arzu ederdim. İşin başı da sonu da aşka dayanıyor. Ama siz aşka dayanabiliyor musunuz? Başlı başına kafi bir delil midir aşk? Yoksa çözümsüz bir problem midir? Okuyun ve taraf olabiliyorsanız tarafınızı seçin.
Aşk
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201517,2bin okunma
Reklam
Reklam