1247 En büyük mutluluk, eksikliklerimizi düzelten ve hatalarımızı dengeleyendir.
1246 Eksiklikleri sadece sevgisizler fark eder. Bu nedenle bunları fark edebilmek için sevgisizleşmek gerekir, ancak bu iş için gerektiğinden fazla değil.
1247 Eksikliklerimizin neler olduğunu dinleriz, onları cezalandırırız, onlar yüzünden sabırla birçok acı çekeriz, ama iş onlardan kurtulmaya gelince sabırsızlaşırız.
1248 Bazı eksiklikler bireyin varlığı için gereklidir. Eski dostlar bazı tuhaflıklarını bıraksalar bizi rahatsız ederdi.
Avrupalılar, XIV. yüzyılın başlarına Doğu Akdeniz ile Kuzey Denizi arasında doğrudan ilişki kurmanın avantajlarını fark ettiler. İki deniz arasında doğrudan ilişkiyi gündeme getiren etkenlerin başında Reconquista (Yeniden Fetih), yani İber Yarımadası'nın Müslümanlardan çıkarılması süreci vardı. Sürecin Portekiz'de tamamlanması Saint-Vincent Burnu'nun denetiminin yeniden Hristiyanlara ait olması demekti. Süreç içerisinde Aragon Valencia'nın (1238) hakimi olmuş, Cartagena (1245) ile Sevilla ve Cadiz de (1248) Hristiyan egemenliğine geçerek Cebelitarık'a yanaşan Av rupalı gemiler için sığınak vazifesi görmeye başlamıştı.
Cebelitarık'ın Avrupa yakası giderek Hristiyan kontrolüne geçerken 1275 ila 1300 arasında bir yanda Cenova ile Venedik, öbür yanda ise Cenova ile Flanders arasında ticari deniz hatları kurulmaya başladı.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yukarıda söylendiği gibi, kuşatılanlarla tatlı dille konuşurlar ve çok yalan söylerler, onlara söz verirler, kendiliklerinden teslim olmalan içini teslim olduklarında da, işleri için koruyacakları zanaatçılar ya da hizmetleri için köle olarak tutmayı uygun gördükleri başka kişiler dışında herkesi öldürürler. Soyluları ve yüksek düzey insanları da hiç esirgemezler. Rastlantıyla saklananları olursa, onların ne ricayla ne de bedelle esirlikten çıkmalarına izin verirler.
Bundan başka, bir istihkamı kuşattıklarında, onu her yönde, bir kimsenin girmemesi ve çıkmaması için etrafını çevirirler ve çok güçlü makinelerle ve oklarla saldırırlar istihkam içindekilere rahat vermemek için ne gece ne de gündüz savaşmaktan geri kalırlar. Yine de Tatarlar sırayla dinlenirler çünkü çok yorulmasınlar diye safları ayırırlar, öyle ki, savaşta biri diğerinin yerini alır.
Bir bölgeyi işgal ermeye giriştiklerinde, tek sıra halinde ilerlerken bölgenin önyüzünde alanı enine işgal ederler ve herbiri yerleştirildiği yeri tutar, ne sağa ne sola uzaklaşmaya cesaret edemez. Böylece, o bölgeye girecek olan ya da alınacak olanlar geceleyin civardaki dağlara çıkarlar ve sabah olunca, yukarıda sözü edilen koşu adarmı düzlüğe önceden gönderirler. Ama onlar da atları engellemeye çalışarak düzlükten dağlara kaçarlar, orada kendilerini kurtaracaklarına inanarak. Orada saklanan ve bizzat onlara doğru inen Tatarlar tarafından derhal öldürülürler