Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı

Semra Ok

, bir kitap okudu
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2021 59. kitabı
Murat Uyurkulak
8.2/10 · 270 okunma
Reklam
10/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2021 58. kitabı
"Kaderi olan biri varsa o bir erkektir. Kendisine kader tayin edilen biri varsa o bir kadındır." Çok sıradışı ve müthiş bir kitap okuduğumu ayrıntılara boğulmadan paylaşmak istiyorum. Brigitte ve Paula adında işçi iki genç kadının yaşadıklarıyla, ataerkil ve kapitalist sistemin tam da olması gerektiği gibi eleştirildiği bir başyapıt Âşık Kadınlar. "Mutluluk", "aşk" ve "gelecek" gibi kavramının sosyoekonomik temellerle şekillendirildiği; kadının varoluşunun erkek olmadan gerçekleşmeyeceğinin tokat gibi yüzümüze vurulduğu; girişimci kadınların tüm becerilerinin hiçe sayıldığı; kadınların kurdukları aşk hayallerinin gerçekleşmesiyle kendi varlıklarını inşaa edebilecekleri "gerçek hayat"ın tüm acımasızlığıyla gözler önüne serildiği; "güzellik, güvence, emek evlilik, aşk, cinsellik gibi konuların kesiştiği... sözünü kesinlikle sakınmayan bir roman". Ülkemizde de (sinemaya da uyarlanan) Piyanist romanıyla tanınan, feminist şair, oyun yazarı çevirmen ve romancı Elfriede Jelinek'in 2004 yılında Nobel Edebiyat Ödülü almış kitabı, yazarın kendi gençliğine ilham veren tanıklıklarıdır. 70'li yılların Avusturya'sına dair gözlemleridir. Aktardıkları o kadar gerçektir ki, muhafazakârından ilericisine kadar "kültürel değerleri ayaklar altına alıyor" gerekçesiyle Jelinek acımasızca topa tutulur. Yazarın, kullandığı üslup da oldukça dikkat çekicidir. Yerli yerinde kullandığı argo ve müstehcen kelimeler okuyucu olarak beni hiç rahatsız etmezken, yaptığı ironilerle, hiçbir karakterle "bağ kurdurmama" tavrıyla, kullandığı birçok teknikle kitap zaten kendini başka bir yerde konumlandırıyor. Hakkını teslim etmek gerekir ki, kitabın anlaşılır kılınmasında en büyük pay, yazar kadar çevirmen Anıl Alacaoğlu'nun Jelinek ve kitap üzerine yazdığı Önsöz'ü hem okumaya girişte hem de bitişte
Aşık KadınlarElfriede Jelinek · İthaki Yayınları · 2021748 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 57. kitabı
"Boğaz, Kuzguncuk, Matilda'nın çiçekleri, yaz esintisi, sofrada mezeler, kadehte rakı... Fresko'nun ahşap sandalyelerde yan yana oturan sakinleri... Hikâye tamamlanacak, herkes o masadan bambaşka hislerle kalkacaktı. Kimi üzülecek, kimi dertlenecek, kimi hayallere dalacaktı... Bu akşam Fresko Apartmanı daha önce hiç görmediği bir yaz akşamına tanıklık edecek, toprağa bir kez daha yerleşecek, gücüne güç katacaktı." Yağmurun üzerlerine eşit yağdığı, rüzgârın üzerlerine eşit estiği insanlardı onlar... Kimi aynı mahallede top koşturduğumuz, kimi saksısından çiçek kopardığımız... Adları, âdetleri farklı da olsa, aynı sokaklarda yürüdüğümüz, aynı havayı soluduğumuz kardeşlerimizdi... Kimin aklına gelirdi ki, yüzlerce yıldır çekilen acılara bir gecede bir yenisi daha eklenecek... Kara bir gün daha tarihin yapraklarını sarartacak... Avram, Matilda ve Kirkor... Kuzguncuk'un sokaklarında yedikleri yemek, içtikleri su ayrı gitmeyen 3 sıkı dosttur. Matilda ve Avram'ın dostluğu zamanla aşka dönüşür. Evlenirler. Çocukları olur. Evlerinde huzurla oturdukları bir gece felaketleri olur. 6/7 Eylül olayları patlak verir. Mahalledeki çoğu gayrimüslim komşuları tarafından kurtarılırken, Matilda başına gelebilecek en büyük kötülüğü yaşar. Kendisini ölüme yolcularken, Avram elinde ne var ne yok satıp, olaylar karşısında dili tutulan çocukları Nedim'i de yanına alır, arkasına dönüp bakmadan Napoli'ye gider. Acılarıyla baş başa kalan Kirkor, Avram'ın oturduğu Fresko Apartmanı'nı geri satın alır. Matilda'nın Bahçesi adını verdiği terası çiçek bahçesine çevirir. Manevi babalık yaptığı Rüya ve Eleni'yle 3 kişilik yeni bir yaşam kurarken, hikâyeleriyle renk katacak yepyeni isimler dahil olur bu apartman yolculuğuna: Nadia, Bora, İsmail, Ali Turhan ve Ani... Günün birinde elinde eski tahta
Fresko ApartmanıBaşak Baysallı · Everest Yayınları · 2020601 okunma
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 56. kitabı
"Gene de bir kadın olarak sahip olduğum tutarlılık ve onurdan bir an bile kuşku duymadım. Mesleğimin erkekler tarafından icat edildiğini, yeryüzündeki ve gökyüzündeki her iki dünyayı da erkeklerin ellerinde tuttuklarını biliyordum. Erkeklerin, kadınları bedenlerini satmaya zorladıklarını, en az para ödenen bedenin de eşlerinin bedeni olduğunu biliyordum. Bütün kadınlar, öyle ya da böyle, fahişeydiler.. " Yukarıda alıntıladığım satırlar Firdevs'e ait. Biliyorum, okurken gözlerinizi iyice açma gereği duydunuz, belki de tekrar başa dönüp tekrar okudunuz. Firdevs gibi ben de siyah, yeşil, mavi fark etmeksizin büyümüş gözlerinizin akını görür gibiyim. Firdevs, yoksul bir köyde cahil anne babanın çocuğu olarak dünyaya gelir. Tarlalarda çalışarak, ev işlerine yardımcı olarak geçer günleri. Nereden bilirdi Firdevs, bir gün annesine nasıl dünyaya geldiğini sorunca dayak yiyip sünnet edileceğini... El Ezher'den eğitim alan amcası tarafından taciz edilir. Buna rağmen, amcasını sığınak olarak görür. Çünkü, Firdevs'e alfabeyi öğretir, babası ölünce ilkokula yollar. Annesi de ölünce yanında Kahire'ye götürür. Amcasının evi Firdevs'e yepyeni duygular yaşatır. İlk defa gördüğü aynalar yabancı bir kıza merhaba derken, adeta yeni bir yaşamı da müjdeler. Ortaokula giderken amcası evlenir. Yenge bir müddet sonra istemez Firdevs'i, okulun yatakhanesine yerleştirilir. Okul ikincisi ve ülke yedincisi olarak tamamlar eğitimini. Artık ortaokul diploması vardır. Tekrar amcasının evine döner, 19 yaşındayken yengesinin zoruyla 60 yaşındaki şeyhle evlendirilir. Yaşlı şeyhin tecavüzlerinin yanında dayak eksik olmaz. Gördüğü ağır şiddet sonucu evden kaçar. Perişan halde kendini sokaklarda bulur Firdevs. "Bir sığınak arayabileceğim, tüm varlığımla kaçabileceğim tek güvenli yerdi" diye aktarır
Sıfır Noktasındaki KadınNevâl El-Seddavi · Metis Yayınları · 202526,2bin okunma