Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·504 syf.··
Beğendi
·
2021 53. kitabı
Ayfer Tunç
8.6/10 · 8,3bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·72 syf.··
2021 52. kitabı
"Çocukluğumda ve gençliğimde tanıdığım o kocaman dünya gitti. Yok oldu. Salgından önceki günleri yaşamış, artık yitip gitmiş o eski günlerin harikalarını görmüş son adam benim. Toprağıyla, deniziyle, göğüyle bütün gezegene hâkim olan, kendisini tanrı yerine koyan bizler, şimdi California denen şu memleketteki su boylarında ilkel bir yabanilik içinde yaşayıp gidiyoruz. " Klasik diller öğretmeni olan Profesör James Howard Smith (Granser), 27 yaşındayken ülkesinde veba salgını baş gösterir. Yıl 2013'tür. Amerika'da hızla yayılan, insanı 15 dakika içinde öldüren "illet" (Kızıl Ölüm) kısa zamanda 8 milyarlık dünya nüfusunu etkisi altına alır. Hızlı ölümler karşısında bakteriyologlar mikroplarla savaşma fırsatı bile bulamazlar. Hemen hepsi mikrop üzerinde çalışırken ölüp giderler. Yerine gelenler de aynı kaderi yaşarlar. Çaresizlik insanlara her şeyi yaptırır. Salgınla mücadele edenler kadar, durumu fırsata çevirenler de az değildir meydanlarda: soyguncular, yağmacılar felaket anlarında bile baş köşeleri tutmuştur. "Milyonda bir" şans profesöre vurur, veba bulaşmaz. "Hastalığa karşı bağışıklıklığım varmış demek ki" diye yorumlar bu olağanüstü durumu "Medeni" dünyanın yerini "ilkel" yaşantıya bıraktığı, 8 milyar insanın öldüğü salgından 60 Yıl sonra, yani 2073 yılında, salgın öncesi eski dünyayı anlatıyor Granser kendisini can kulağıyla dinleyen torunlarına... Jack London, Kızıl Veba'yı 1910 yılında yazmış. Ve yaşadığı San Francisco'da, 1900'lerin başında sadece 100 kişinin öldüğü küçük çaplı veba salgını görülmüş. Başka da hiçbir salgın gözlemlememiş. Yazdığı yıldan 100 yıl sonrayı kurgulayabilmedeki yeteneği, olayların geçtiği tarihlerde dünya ölçeğindeki belirtilen rakamlardaki paralellik, muazzam öngörüsü takdire şayan. Kapitalist sistemin 100 yıl önce ve sonrasındaki
Kızıl VebaJack London · Türkiye İş Bankası kültür Yayınları · 202447,7bin okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2021 51. kitabı
"'Hayat, tesadüflerin güzel renkleriyle boyanmış bir tablodur' sözü ne kadar da doğru... Eğer hayatımda yeni bir sayfa açan ve hâlâ daha nasıl olduğunu anlayamadığım o gecenin şafağını görmemiş olsaydım, kuşkusuz tablomda onun fırça izleri olmayacaktı. Kimbilir, belki de o canlı, güzel renklerin yerinde toprak rengi bir renk olacaktı. Ölü ve hayattan, güzelliklerden uzak bir renk..." Ülkesini terk etmek zorunda bırakılan Serdar Azad, hiç bilmediği Avrupa kıtasına geçmek için zorlu ve tehlikeli bir yolculuğa çıkar. İlkönce sınırı geçmesi gerekir. Bunun için çok yakın bir dostu ona eşlik eder. Uzun bir yürüyüşten sonra sınırın öte yanındaki, birkaç derme çatma evden ibaret, viran olmuş, üzerinde ölüm sessizliği çökmüş bir köye gelirler. Köydeki çobanın evinde misafir olurlar. Sabah çok dokunaklı bir kaval sesiyle uyanırlar. O ses ki, memleketinden taze sürgün edilmiş Serdar'ın ciğerini dağlar. Kavalı çalan köyün Yaşlı'sıdır. "Çok yaşlı, çok kısa, çok ufak tefek ve çok gariban", kör biridir Yaşlı. Konuştukça, kavalına nefesini üfledikçe, şiirlerden, mesellerden, stranlardan, destanlardan, edebiyattan vd. bahsettikçe Yaşlı devleşir Serdar'ın belleğinde. Bir başka kör ve yaşlı adamı, Arjantinli yazar Jorge Luis Borges'i hatırlatır çoğu zaman. Sürgün hayatını sürdüğü Stockholm'e geldiğinde, dil bilmez, iz süremez haldeyken bile Yaşlı hep aklındadır. O bilgeliğinin altında bir sır olduğuna inanır Serdar. Nereden geldiği, neden geldiği bilinmez; yerleştiği köyde sevilen, sayılan, köylülerle dost olan, ama kendisi hakkında hiçbir şey bilinmeyen Yaşlı'da, kendine ait birtakım izler bulur. Gurbetin kasvetli havası altında adeta ışık olur Yaşlı. Sık sık gidiş gelişlerle birlikte sır kapısı aralanırken, Yaşlı'nın "tablosunun görünmeyen renkleri yavaş yavaş ortaya çıkar". Mehmet
Yaşlı Rind'in ÖlümüMehmed Uzun · İthaki Yayınları · 20174,933 okunma
"Yaşanmış anların bazı duygu ve sezgilerini sonradan sözcüklerle canlandıramayız. Öyle görünüyor ki insan yaşamalı ve yalnız kendine, evet yalnız kendine saklamalı. Ne yazık ki sözcüklerin, cümlelerin gücü her şeyi yeniden yaratma noktasına ulaşabilmiş değil henüz. "
Sayfa 12 - ithaki·Kitabı okudu