Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·240 syf.··
2021 11. kitabı
23 Temmuz 1908 yılında, doğuyla batının tam ortasında, babasının "Neden erkek değil de kız!" diye ter ter tepinmesinden alabora olan kayıktan İstanbul Boğazı'nın derin sularına düşen anacığı, çığlıklar arasında doğurur göbek adı Venüs olan anlatıcımızı. Venüs'ü, halası Şekina ve Nergis büyütür. Şekina hala, kokainman, erkek düşkünü, dobra, özgüveni yüksek, bulunduğu ortama ve tarihe göre oldukça cesur bir kadındır. Nergis ise, Mısır'da dünyaya gelip, İstanbul'da ķöle pazarında satılıp Saray'a getirilerek hadım edilmiş, 350 yıl yaşamış, nice doğumlara ölümlere, entrikalara, mutluluklara şahitlik etmiş 7 göbek hizmetkârdır. Bu 3 kadın sayesinde, bir ailenin tüm sırlarına, cinnet hallerine, hüznüne, tramvalarına, coşkularına ortak olurken, Abdülhamit'in baskıcı havasının solunduğu yıllardan 1915 Ermeni tehcirine, saray entrikalarından bir dizi olayın içinde turlar attırıyor Şebnem İşigüzel. Bunu yaparken de kimi zaman İstanbul'un sokaklarında, kimi zaman Anadolu'da bir halkın sürgün edildiği topraklarda buluyorsunuz kendinizi. Eli kalem tutan aydınların, Anadolu'da yaşatılan zulmü dile getirip, "fikri, maddi, manevi yardım örgütlemesinler" diye nasıl önlerinin kesildiğini sevgiliye yazılan bir aşk mektubuyla öğrenirken, yazılanlar kalbe saplanan kurşun gibi derinden yaralıyor bedeninizi. 2015 yılında Notre Dame de Sion Edebiyat Ödülü alan kitapta, okuyucu tarafından eleştirilecek satırlara da rastlamak mümkün. Artık o satırları da siz okuyarak değerlendireceksiniz. İstibdat rejiminden cumhuriyete giden ve tüm dünyanın savaş atmosferinde olduğu 1908-1945 yılları arasında, bir aile tarihçesini ve yaşamöyküsünü anlatan, kadın sesinin ön planda olduğu, "kahramanların kendi kafalarına göre çalıp oynadıkları, müzikal bir roman" okumak isteyenlere sevgilerimi sunarım
VenüsŞebnem İşigüzel · İletişim Yayınevi · 2013233 okunma
Reklam
Puan vermedi·90 syf.··
2021 14. kitabı
"...Üstlerinde gün, ay ve yıl yazan sayısız kitap gördüm ben; gizli bir takvimi oluşturur her biri. Başkaları ise ödünç vermeden önce adlarını yazarlar ilk sayfaya, teslim edecekleri kişiyi defterlerine kaydedip bir de tarih atarlar yanına. Tıpkı kütüphanedekiler gibi damgalı kitaplar gördüm, yahut içlerine sahiplerinin kartları yerleştirilmiş olanlar. Kimse bir kitap kaybetmek istemez. Bir daha okumayacak olsak da başlığında eski, belki de kaybolmuş bir duyguyu taşıyan bir kitabı kaybetmektense bir yüzük, saat veya şemsiye kaybetmeyi yeğleriz..." Benim gibi kitap düşkünü birçok insan bu paragrafta yazılanları tebessümle okumuştur sanırım O vakit biraz bahsedeyim kitabımızdan: Cambridge Üniversitesi'nde Hispanik Diller Bölümü'nde çalışan Bluma Lennon, kitapçıdan aldığı Emily Dickinson'ın Şiirleri kitabını okurken arabanın altında kalarak can verir. Ölümünden sonra Uruguay'dan bir zarf ulaşır adına. Meslektaşı açar zarfı ve içinden Gölge Hattı adında, çimento artıklarıyla bezeli, kir pas içinde, üzerinde hiçbir notun olmadığı, eski basım kitap çıkar. Sadece kapağın iç sayfasında, Bluma'nın "Carlos'a" diye başlayan ithaf yazısıyla karşılaşır. İz sürmeye başlar. Kimdir bu Carlos? Uruguaylı yazar ve kitap koleksiyoncusu Carlos Brauer olduğunu öğrenir. İlginç bir kişidir Carlos. 20 bine yakın kitabı olan, evinin her bölümü (duşun olduğu yer hariç) kitaplarla kaplı; kitaplarını koyacak yeri kalmayınca arabasını arkadaşına hediye edip garajı kitaplarla dolduran; kitaplar buhardan zarar görmesin diye yaz kış soğuk suyla yıkanan; parasının büyük bir bölümünü müzayedelerde kitaplara yatıran sıradışı bir adam. Talihsizlik bu ya, evinde çıkan yangında kitaplarının büyük bir bölümü zarar görür, Carlos'un tüm hayatını da yeniden şekillendirir. Postayla gelen çimento kalıntılı
Kâğıt EvCarlos María Domínguez · Jaguar Kitap · 202015,3bin okunma

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·90 syf.··
2021 14. kitabı
Carlos María Domínguez
7.3/10 · 15,3bin okunma
Puan vermedi·236 syf.··
2021 13. kitabı
Katerina Poladjan'ın kaleme aldığı Bana Evimizi Anlat Anahid, Helen adında kitap restatörü Ermeni bir genç kadının, restorasyon yapmak ve Ermeni ciltleme tekniğini öğrenmek için Ermenistan'da bulunan enstitüye davet edildiğini öğrenen annesinin, bir zarfla birlikte kendisini ziyarete gelmesiyle başlar. Zarfın içinde, arkasında Ardaşan 1957 yazılı bir fotoğraf vardır ve bu fotoğrafın izini sürmesini ister kızından. Helen, bir taraftan akrabalarının izini sürerken, bir taraftan da Yerevan'daki enstitüde restore ettiği eski aile İncil'indeki "Hrant uyanmak bilmiyor" cümlesindeki sırrın da cevabını arıyor: 1915 yılında, Karadeniz kıyılarında kendi halinde yaşayan Ermeni ailesinin, bir sabah "savaş başladı" çığlıkları arasında jandarmalar tarafından alınırken ailesi, bahçedeki ahırın arkasına saklanan Anahid ve Hrant'a aittir bu sır. Cevap bulmak için de, acılarla yoğrulmuş, sürgünlere tanıklık etmiş coğrafyamızda yolculuğa çıkarken Helen; yurtsuzluğun, kimliksizliğin "kuşaklar arasındaki" gözyaşlarını da okuyucuyla birlikte akıtıyor içine. Özgün adı Hier sind Löwen (Burada Aslanlar Var)'ın çevirisi Zehra Aksu Yılmazer'e ait olan Bana Evimizi Anlat Anahid, aidiyet duygusunu bir kez daha sorgulattırıyor insanoğluna... "Ölü Ermeni çocukların fotoğraflarıyla büyüdüm ben. Sara bir ara kafayı onlara takmıştı. Kahvaltı masasında bana hayatta kalan Ermenilerin anılarını okurdu. Sonra bu fasıl aniden kapandı. Başka bir konu. Baska bir sergi. Buraya gelirken bana ana babasının ailesinin bir fotoğrafını verdi, beni akrabalarını bulmakla görevlendirdi. Öldürülen büyükannesinin adını taşıması benim suçum değil. Akrabalarını buldum ama ilgilenmiyor artık."
Bana Evimizi Anlat, AnahidKaterina Poladjan · Nebula Kitap Yayınları · 202033 okunma

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·236 syf.··
2021 13. kitabı
Katerina Poladjan
7.6/10 · 33 okunma
Reklam