Semra Ok

Semra Ok
@1280_
Ilgaz'ın annesi
Emekli
Lise
Edirne
instagram @karabulut_ok
113 okur puanı
Mayıs 2021 tarihinde katıldı
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 70. kitabı
"Ruhan'a duyduğum aşk, kapısı içeriden kilitlenmiş, altından bir kafesti ve kalbim o kafesin içinde üzgün bir bülbül gibi çırpınıyordu." Yazar Alin Akyüz, gittiği bir sergide seksenlerinde Ruhi Sezer ile tanışır. Ruhi bey, hem ünlü Madam Marin mağaza zincirlerinin hem de oturduğu Apelya Apartmanı'nın sahibidir. Sergi sonrası bilinmedik bir telefon gelir Alin'e. Ruhi bey görüşmek istemektedir kendisiyle. Görüşmede bir defter uzatır Alin'e. Yazdıklarını okuyup romanlaştırmasını rica eder. Seneler evvel yazılanları ilk kez Alin okuyacaktır. Ve bir bir başlar sayfaları çevirmeye: Henüz çocukken terzi olan babası elinden tutup götürür Ruhi'yi Madam Marin'in şapkacı dükkânına. Getir götür işleri yaparken bir taraftan da Madam'ı izler, işin inceliklerini öğrenir, dikilen şapkaları adreslerine teslim eder. Bu siparişlerin sahiplerinden biri de varlıklı bir ailenin kızı olan Ruhan'dır. İlk gördüğü anda vurulur yabani menekşe kokulu Ruhan'a. O aşkıyla yanıp kavrulurken Ruhan nişanlanır bir başkasıyla. Madam tarafından Roma'ya gönderilir Ruhi. Orada moda üzerine eğitim almaya başlar. Ruhan'ı da giderken içinde götürür, bir an olsun onsuz nefes almaz. 6/7 Eylül olayları patlak verir. Madam Marin'in dükkânı dahil, birçok gayrimüslimin evi, dükkânı talan edilir. En yıkıcısı da, yıllarca dip dibe olduğu komşularının eli sopalı saldırgan güruhun içinde olmasıdır. Bir daha kendine gelemeyen Madam da Roma'ya gider, dükkânın anahtarlarını Ruhi'ye verir, Ruhi de elinde boş bir dükkânın anahtarlarıyla, ne yapacağını bilmeksizin ülkesine geri döner. Ne Beyoğlu bıraktığı Beyoğlu'dur, ne de Ruhi eski Ruhi'dir... Özlem Narin Yılmaz'ın Aşk Uğruna'dan sonra okuduğum ikinci romanı Kapıyı İçeriden Kilitledim. Birçok duyguyu bir arada yaşadım: üzüldüm, öfkelendim, utanç duydum. Tarihte derin
Kapıyı İçeriden KilitledimÖzlem N. Yılmaz · Ayrıntı Yayınları · 2017177 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅

Semra Ok

, bir kitap okudu
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2021 70. kitabı
Özlem N. Yılmaz
8/10 · 177 okunma
10/10
·157 syf.··
Beğendi
·
2021 69. kitabı
Kuzey rüzgârlarının estiği, estikçe denizini hırçınlaştırdığı, sıklıkla kopan fırtınayla tüm yaşamın felce uğradığı yarımadada, Gerence adında bir teknede yaşayan Adile ve babası sonradan ikinci evi olacak çekçekiyle kasabanın atıklarını toplamaktadır. Sert rüzgârların ve denizin esintisinden kabuklaşmış vücuduyla kasaba halkı tarafından dışlanan, hor görülen Adile "yaşamsuyu"nu nerden aldığı bilinmez, sağır ve dilsiz ahraz bir çocuk dünyaya getirir. Adını İsrafil koyduğu çocuk da, kasaba halkı tarafından kendisi gibi lanetli ilan edilir. Kendini bilmezlerin "İfrit"leştirdiği Adile gibi arkadaşsız büyüyen İsrafil, karşısına çıkan gök renginde köpek Mavi'yle yaralarını sarar, yalnızlığını giderir. Aile mirası kasabanın atıklarını toplamaya devam eder. Mavi'yle birbirini iyileştirdiğini gören Adile, daha fazla lanetini bulaştırmamak için oğluna, kendi kabuğuna çekilir. İşte bugünlerde çıkar karşısına talaş kokulu Marangoz Yusuf. Yârenlik eder Mavi ve İsrafil'e, anlattığı hikâyelerle çoğaltır iken onları karşı adadan iki kaçak dahil olur hayatlarına: Marika ve Papaz Vasili. Bu iki yabancıya uzattıkları yardım eli kasabalının tepkisine neden olur. Ateşe çalar her bir yanları. O ateşte yanar kül mü olurlar, işte cevaplar iğne oyası gibi işlenmiş kitapta. Yusuf'un fakirhanesinde mis gibi kokan çayın eşliğinde yenilen boyozun lezzetinde; üstlerine çiseleyen yağmur tanelerindeki lavanta çiçeğinin sakinliğinde; o topraktan bu toprağa savrulmuş "aynı denizin çocukları"nın gözyaşlarının hüznünde; kırlangıç çığlığında giden bir geminin peşinden uçan göçmen kuşların kanatlarında taşıdığı acının renginde; Marika'nın masallarını resmeden İsrafil'in heyecanını hissettiren bir roman tadında Ahraz... Gözlerin gördüğü, kulakların işitmediği koyulukta... "Doğa ve kültürün uyumla
AhrazDeniz Gezgin · Sel Yayıncılık · 20125,7bin okunma
Puan vermedi·168 syf.··
Beğendi
·
2021 68. kitabı
24 yaşında, tıp fakültesini dereceyle bitirmiş olan doktor Bomgard, zorunlu hizmeti için, Eylül 1917'de, Moskova'dan uzak N. Bölgesi denilen yere gönderilir. Gittiği yerde başka doktor olmayan Bomgard, 2 hemşire ve 1 de sağlık çalışanıyla göreve başlar. Tüm bilgisi teoriden ibarettir. Gün gelir 100'e kadar hasta kabul eder. Her baktığı hastadan edindiği tecrübe zamanla pratik olarak da geliştirir doktorumuzu. 1917 Ekim Devrimi'nin ayak seslerinin duyulduğu, "kadercilik" ve batıl inancın hüküm sürdüğü, zorlu iklim şartlarında buz gibi bir hastanede gencecik idealist doktorun ruh halini düşünebiliyor musunuz? Zorlu bir sınav verir Bomgard. Tüm müdahalelerine rağmen elinden kayıp giden hastalarının ardından çektiği acıdan, "neden tıp fakültesine gidip mezun oldum sanki" diye isyan etse de zaman zaman, ücra bir kasabada köylü halka şifa dağıtmanın haklı övüncünü yaşar. 1918'de artık tecrübeli doktor olan Bomgard, şehirde donanımlı bir hastanede göreve başlar. Ama "Yine de iyi oldu o bölgede bulunmam. Cesur bir insan haline geldim. Artık hiç korkmuyorum. Tedavi etmediğim ne kaldı ki? Var mı kalan bir şey?" diye de duygularını dile getirir. Kendisi de tıp fakültesi mezunu olan Rus yazar Bulgakov o kadar güzel yazmış ki kitabı, yabancısı olduğumuz terimler bile kitabın tadından bir şey eksiltmiyor. Hele içine kattığı kıvrak zekâsıyla konuşturduğu "mizah yeteneği takdire şayan. Siyasi hicivlerle yazdıkları resmi çevrelerden tepki görüp aforoz edilen yazarın 1930'a doğru yapıtlarının yayımlanması fiilen yasaklanmış. Ama o vazgeçmemiş. Ölümüne dek başyapıt niteliğinde eserler üretmeye devam etmiş. 1925-1926 yılları arasında dönemin tıp dergilerinde tefrika edilmiş 9 bölüm başlığı altındaki hikâyeler oldukça yüreğe dokunan türden, arada güldürse ve tebessüm ettirse de. Kendisi
Edebiyat
Genç Bir Doktorun AnılarıMihail Bulgakov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202332bin okunma