NE YAPTIĞINI BİLİYORUM ALINTI 13
"Yanında naneli şeker ya da sakız yoktur değil mi?" diye sordu. Başımı salladım. "Neyse, sonra alırım. Hem zaten dişlerimi fırçalamam da lazım." "Neden?" "Boş ver." deyip bana sarıldı
Sayfa 200 - Yabancı Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
“Hey daha işimiz bitmedi!” diye bağırdı adam. Sherlock, “Buna duygusal bir şekilde tepki vermemeliyim,” diye fısıldadı. Düşünüyordu: 1 .önce hedefin dikkatini dağıt. 2.Sonra yumruğu engelle. 3.Sol yanağa çapraz yumruk. 4 . Adamı altüst et. 5 .Şaşkın bir yumruk savuracak. 6.Dirsek bloğunu ve vücut duruşunu uygula. 7 .Ve vücut vuruşunu uygula. 8 .öldürücü solu engelle. 9 .Sağ çeneyi zayıflat. 10.Şimdi çatlat. 11 .Çatlak kaburgaları kır. 12 .Karın boşluğuna zarar ver. 13 .Çeneyi tamamıyla çıkar. 14 .Diyaframa topuk tekmesi. özetle; çınlayan kulaklar, çatlak çene, üç çatlak, dört kırık kaburga, diyaframda iç kanama. - Fiziksel iyileşme 6 hafta. - Psikolojik iyileşme 6 ay. - Kafanın arkasına tükürme yeteneği etkisiz kılındı.
Sayfa 627
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şri Bhagavăn konuştu
11. Kederlenmeyecek kişiler için kederleniyor ve bilgece sözler söylüyorsun. [Oysa ki] bilge kişiler ne yaşayanlar ne de ölüler için kederlenirler. 12. Aslında benim olmadığım, senin ve bu kralların olmadığı bir zaman hiç olmadı; bundan sonra da hepimiz bütün zamanlarda var olacağız. 13. Ölümlü bedenimizin ruhu nasıl çocukluk, gençlik ve yaşlılık çağında dolaşırsa, ruh da yeni bir beden arar, bu konuda bilge kişi kuşku duymaz. 14. Ey Kaunteya, duyular dünyasından sıcaklık ve soğukluk, zevk ve acı gibi şeyler gelir. Bunlar gelip geçicidir, bunlara değer verme, ey Bharata! 15. Ey büyük insan, bilge kişi için zevk de acı da birdir; ikisi de onu etkileyemez. O kişi ölümsüzlüğe lâyıktır. 16. Gerçek olmayan asla yoktur ama gerçek olan hep vardır; bu ikisinin gerçeği, onu görebilen kişilerce kavranmıştır, 17. Şunu bil ki herkesin içinde bulunan öz ölümsüzdür; hiç kimse ona bir son veremez. 18. Ölümlü olduğu söylenen bu bedenler, aslında dayanıklı, yok olmaz ve ölümsüzdür, o nedenle savaş ey Bharata! 19. Birisi öldüren diye diğeri de ölen diye düşünse, ikisi de doğru düşünmüş olmaz; çünkü o ne öldürür ne de öldürülür. 20. O doğmamıştır, ölmez, bir şeyden olmamıştır ve hiçbir şeye dönüşmez. O daimidir, ölümsüzdür, kadimdir; o, beden ölse bile öldürülemez. 21. Pārtha, onun doğmamış ve ölümsüz olduğunu, hep var olan, hiç yok olmayan olduğunu bilen kişi, nasıl olur da onun öldürülebileceğini veya ölebileceğini düşünür? 22. Bir insanın eski elbiselerini bırakıp yenilerini giymesi gibi, ruh da ölümlü bedeni bırakır ve yeni bir bedene girer. 23. Silahlar onu kesemez, ateş onu yakamaz; sular onu ıslatamaz, rüzgârlar onu kavuramaz. 24. Bu kesilmez, yanmaz, ıslanmaz ve kavrulmaz olan şey süreklidir, her yere gider, sabittir ve ölümsüzdür. 25. Bu görünmez ve kavranmaz, bunun her zaman
Sayfa 39·Kitabı okudu
LEVHA: 13 Haziran 1990
Hayran Hanımların Akşehir’deki evi... Bahçeye ve sokağa bakan odaların arasında bir oda varmış... Ben Kaya Balaban ile o orta odadayım... Kapı çalınıyor ve Hayran Hanım açmaya gidiyor... Kapıda, ak saçlı ve sevimli bir ihtiyar; yanında kocaman bir keçi veya koyun... “Ben Nasreddin Hocayım; Salih Mirzabeyoğlu’na Tilki Günlüğü için himmet etmeye geldim!” diyor... Bunu söylerken, elindeki iple oynuyor ve yanık bir sesle, mahcup ricacı... Hayran Hanım, “o şimdi meşgul!” demesine rağmen, Nasreddin Hoca yalvarır gibi ısrar ediyor... Üzerinde, yakasız hakî renkte bir gömlek ve ceket var... 60-65 yaşlarında... Ve ben, iri yarıyım; üzerimde de, efe kıyafeti!..
Levha: 13 Haziran 1990, ″NASREDDİN HOCA’NIN HİMMETİ″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Rüyalar
LEVHA: 13 Haziran 1990
Cezbediliyorum... Acaba cin mi?.. Uzun, uzun, çok uzun sürüyor... Cin olduğu zannıyla devamlı “Lâ havle” çekiyorum ve Üstadımla Abdülhakîm Arvasî Hazretlerinden himmet istiyorum... Hayran Hanım’ın ağlayan sesini duyuyorum... Cinin ona zararı dokunmasın diye, onun için de himmet istiyorum ve “Lâ havle” çekiyorum!..
Levha: 13 Haziran 1990, ″ÜSTADIMLA DÖRT YOLDA″ başlıklı bölüm, İBDA Yayınları
Rüyalar
Peygamber Efendimiz -sallallâhu aleyhi vesellem- bizzat 29 gazveye katılmıştı. Bunların 16 tanesinde fiili olarak hiçbir çatışma çıkmadı, karşı tarafla anlaşmalar yapıldı. 13 gazvede ise fiilî çatışmaya girmek mecbûriyetinde kaldı ve bunların toplamında müslümanlardan yaklaşık 140 kişi şehîd oldu, düşmanlardan da yaklaşık 335 kişi öldü.
Sayfa 128 - Erkam Yayınları, İstanbul 1434 / 2012·Kitabı okuyor