1
yıllar yıllar önceydi
akşamlar gaz lambasıydı
ışık sarı bir sessizlik
.
ben ödev defteriydim
annem
hem silgi hem kalem
2
bir zamanlar
kar pencereye vururken
.
üşüyen ellerimi değil
ellerimin içindeki çocuğu
ısıtırdı annem
3
yıllar önceydi
boyum kapı pervazında
çentik çentik yükselirken
ev aynı evdi
.
büyüyen ben
küçülen annem
4
o zamanlar
sokak akşama kalırdı
ben oyuna
-Ey Peygamber!- Yüz çevirirlerse de ki: “Sizi Âd ve Semûd’un -başına gelen- yıldırım gibi bir yıldırıma(°) -/âfete- karşı uyarıyorum!” Hani elçiler onlara önlerinden ve arkalarından gelerek(°°) “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin!” dedikleri zaman, -onlar- “Rabbimiz -peygamber göndermek- isteseydi elbette melekleri gönderirdi.(°°°) Onun için biz sizinle gönderilen şeyleri inkâr ediyoruz!” demişlerdi. Âd kavmine gelince, yeryüzünde haksız yere kibirlenmiş ve “Bizden daha kuvvetli kim var!”(°°°°) demişlerdi. Onlar, kendilerini yaratan Allah’ın, onlardan çok daha kuvvetli olduğunu görmediler mi? Onlar, ayetlerimizi inkâr ediyorlardı. -Bu nedenle- biz de onlara dünya hayatında alçaklık azabını tattıralım diye o tozu dumana katan günlerde(°°°°°) soğuk bir rüzgâr(°°°°°°) göndermiştik. Ahiret azabı elbette daha çok rezil edicidir. Onlara yardım da edilmez.