Roman, 1800-1850 yılları arasında Monarşi'nin hüküm sürdüğü Fransa da küçük bir kasabada geçen ailenin trajik öyküsünü anlatıyor. Sosyal kontrol'un etkin olduğu bir toplumda yaşanılır.
Romanda, Charles, (doktor) Emma, (Charles'in eşi) Emma'nın aşkları Rodolphe ve Leon, bir de zengin aristokrat tüccarı Lherureux, eczacı Homais, Emma'nın babası Rouault var.
Ana iki karakter üzerinden bakıyorum. Emma ve Charles, iki ayrı dünyanın insanı, Emma ile Charles 'in kaderi Charles'in Emma'nın babasının çiftliğine doktor olarak hasta bakımı için gelmesiyle kesişir.
Charles Emma'yı ilk görüşte etkilenir, aşık olduğunu düşünür. Emma ise, kasaba hayatının bunaltısından kurtulmak için evlenmeyi kabul eder. Emma'nın ailesi orta halli bir aile, Emma duyguları yoğun bir kadın, Charles'in ilk eşi ölür, aslında duygusal derinliği olmayan mazbut bir adam desem yeridir.
Doktor Charles Emma'nın babasıyla arkadaş gibi olurlar, eşinin ölmesi nedeniyle biraz da acıma duygusuyla yaklaşır Emma'nın babası.
Emma'yı babasından ister, evlenirler. Berthe isminde kızları olur. Normal akışında hayat ilerler, Emma'nın mutsuzluğu başlar. Hatta Charles'e karşı çok soğuk ve sert tulumları girer, adam Emma ya aşık, hep alttan alan sakin bir karakter.
İlk zengin toprak sahibi Rodolphe ile tanışır, Rodolphe aslında hovarda birisi, zevkini seven, anı yaşayan bir tip. Emma bir taraftan ona tutkun, korku ve toplum baskısından dolayı geri durur, tutkular çok baskın ama bir şey yapamıyorlar. Tutkulu bir aşk, uzak tutan baskın bir kültür var. Bu elbette Emma ya acı veriyor. Sonunda Rodolphe terk edip gider.
İkinci olarak sevdiği Leon'la da grift bir aşk başlar, önce korkulu bir kabus gibi başlar, sonra Emma buna biraz daha yakınlık gösterir bununla ciddi bir aşk yaşar. Fakat zamanlar Emma