Sevgini "həyatın kiçik əzablarından biri" olaraq dəyərləndirən Vinsent bunun çox qiymətli olduğunu düşünür və məktublarında qardaşına da aşiq olmağı arzulayırdı. İnsanlara zaman-zaman "cəhənnəmdə imiş" duyğusunu yaşatsa da, eşqin içində başqa çox şeylər olduğunu, ən gözəlini sevmək və sevilməklə birlikdə, qarşılıqsız sevginin belə heç sevməməkdən və sevilməməkdən daha yaxşı olduğunu düşünürdü. Nə qədər əzab da versə, insan həyatında sevgiyə yer verməlidir: "Sən də aşiq ol", - deyirdi Teoya. Məktubunda Keye olan sevgisi ilə bağlı qərarını belə ifadə edirdi:
"Onu o qədər uzun zaman sevəcəyəm ki, sonunda o da məni sevəcək".
Otuz yaşındaki Dp birine aşık olduğunu ve evlenmeyi düşündüğü sırrını kendisine açtığında, Schopenhauer kendisini tutamayıp ona şöyle söyledi: "Genç arkadaşım, evlenme! Uyarıma kulak ver. Evlenme! Bilim, hem karın hem sevgilin olsun. O zaman kendini daha iyi durumda bulacaksın." Aşk vurgunu avukata kadın sevgisini bildiğini, hasta babasına bakıcılar bakarken annesinin nasıl eğlendiğini anlattı. Genç adamın, onun öğütlerini önemsemediği anlaşılınca, en azından zengin bir kadınla evlenmesini, Brüksel ve Hamburg'da zengin kadın bulabileceğini söyledi. Schopenhauer'ın evliliğin kötülüğüne karşı uyarısından üç yıl sonra Dp, zengin olmayan aşığı Anna Wepfer'le 1853'te evlendi. Schopenhauer, yaptığı bu ahmaklığı havarisine karşı kullanmadı. Evli avukat, 1857'den itibaren Schopenhauer'ı düzenli olarak ziyaret etti ve ölümüne kadar da ilişkisini koparmadı.
Schopenhauer'ın felsefe ağı, asla on iki havariyi kendine çekemedi ama ona bakılırsa, müritler ve misyonerler olarak adlandırdığı havarilerinin sayısı sekizi bulmuştu. Hiçbir zaman yanına bir Pavlus çekmediği gibi Yahuda'nın da ilgisine mazhar olmamıştı.
Bu belgeyi 1853 yılının Ocak ayında İzmir’e gelen, aynı yılın Mart ayında Merzifon'a geçen, bir yılı aşkın süreyle orada dil öğrendikten sonra, 1854 yılının Haziran ayında Kayseri'ye gelen ve yaklaşık, Türkiye'de 51, Kayseride 49,5 yıl misyonerlik görevi yaptıktan sonra Eylül 1903 tarihinde Türkiye’den ayrılan Wilson Amos Farnsworth yazmıştı. Farnsworth'ün bu belgenin 1876 yılına kadar olan kısmını Kayseri’de, sonraki kısmını da Amerikaya döndükten sonra yazdığı ve 4 Nisan 1904 tarihinde tamamladığı anlaşılıyordu.
Courbet sadece bir kez özel olarak çıplak erkekle ilgilenmiştir; buna karşılık, çok farklı yaklaşımlarla çıplak kadın konusunu sık sık yeniden ele alacaktır; aynı zamanda Ingres'in Türk Hamamı'nı da satın alan Türk diplomatı Halil Şerif Paşa için yaptığı iki resim bile birbirinden çok farklıdır. Dünyanın Başladığı Yer kadınlık organının neredeyse klinik bir saptamasıdır. Oysa adına pekâlâ "Şatafat, Dinginlik ve Şehvet" de denebilecek Uyku bambaşkadır. Resimde uzanmış yatan sevici âşıklar erotik yazın ve sanattaki erkek düşlerinin topos'udur (yer, alan). Kaldı ki, şehevi biçimde birbirine sarılmış bu eşsiz bedenleri yansıtabilmek için (1853 tarihli o şişman yıkanan kadından ne kadar da farklıdırlar!), Courbet, estetik kuralların yasakladığı kıllara da işaret ederek, düz ve özenli nü tarza yaklaşır; buna karşılık, şatafatlı ve saldırganca çağdaş olan aksesuarlar daha kabartılı biçimde, ama belirgin küçük fırça darbeleriyle işlenmiş ve neredeyse sanrılı bir etki yaratan renksel bir yoğunluk ortaya koymuştur.
Beden Üstünde Kesişen Bakışlar/ Sanatçıların Bakışı/Gerçekliği Düşlemek·Kitabı okudu
Astrofiziğin ortaya çıkışı ve gelişmesi spektral analizin doğuşuyla mümkün olmuştur. Konu üzerinde ilk defa Newton çalışmıştır.
-1842'de Christian Doppler (1803-1853) yıldızların spektrumunu inceleyerek oldukça önemli bir prensip belirledi. Bazı yıldızların spektrumunun kırmızıya doğru kaydığını ve bu yıldızların bizden uzaklaşmakta olduklarını, bazı yıldızların spektrumunun ise mora kaydıklarını ve bu yıldızların ise bize yaklaşmakta olduklarını tespit etti.