9/10
··
34 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 11:35
Tıp dehası Ignaz Semmelweis'ın hayatını yazmış Louis-Ferdinand Celine, ki aslında bu, yazarın tıp fakültesindeki bitirme teziymiş... daha sonrasında edebi bir dille basılmış. Çok ilginç, kadın doğumda 19. yüzyılın ortalarında lohusa humması denen bir salgın var ve ölüm oranları bayağı bir yüksek. %30-40 civarı bir risk var çoğu doğumhanede... kadınlar yok yere ölüyormuş. Doktorlar sürekli havadan, sudan ya da yenilen şeylerden deyip bir türlü çözüm getirememişler. Hatta mesele çan sesinden kaynaklanıyor, kadınların duygu durumunu etkiliyor demeye kadar gitmiş... Semmelweis ise bunu sindirememiş ve parçaları zaman içinde birleştirip sebebini bulmaya çok yaklaşmış ama üslubu ve dehası yüzünden asistanı olduğu hocalar tarafından kıskanılmış hatta nefret edilmiş. Daha mikroskobik keşifler ortada yok, mikrobun ne olduğu bile bilinmiyor. Buradan itibaren biraz spoiler olabilir. Semmelweis göremiyor ama art arda doğum yaptıran doktorların/ebelerin ellerini yıkamamasının yani dezenfekte etmemesinin bu enfeksiyon ve ölümlere sebep olduğunu öne sürüyor. Kıyametler kopuyor herkes onu suçluyor ve hatta görevinden alınıyor. Bu kadar basit bir gerçeği bile görememek... adam en son deliriyor tabii. Kendi çağında takdir edilmeyen yüzlerce dehadan sadece biri Semmelweis... Celine'in Nazi sempatizanı olduğunu öğrenince biraz şok geçirdim fakat sanat için okuyacağızdır mecbur. Gecenin Sonuna Yolculuk ve Taksitle Ölüm. Bunlar aklımda. Herkese iyi okumalar.
Edebiyat
SemmelweisLouis Ferdinand Celine · Jaguar Kitap · 2024212 okunma
Puan vermedi·690 syf.··
2026 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 00:28
Harry Potter 11 yaşımdan beri çok sevdiğim bir seriydi ama bir türlü kitaplarını okumamıştım ve okuduktan sonra da filmlerin ne kadar eksik olduğunu fark ettim. Birçok yan karakter yok, birçok ana karakterin derinliği yok, çoğu "haa ondaan..." diye aydınlanacağımız detay yok. Tabii ki filme her şeyi sığdırmak mümkün değil ama 'kitaplar ne kadar farklı olabilir ki' adlı savım geri döndürülemez bir şekilde çürütüldü. Kitap serisi ve karakterler bende filmlerde olduğunda çok çok farklı yerlere sahip oldular. Sevdiğim karakterleri daha çok sevdim ve anlayamadığım ilişkileri anladım (ör. ginny&harry, hermione&ron) spoiler içerebilir!! Yazar yanlışlıkla mutlu falan olursak diye savaş sonrasını beş satır yazmış neredeyse. Açıkçası sonrası için merak ettiğim tonlarca şey vardı. En basitinden golden trio 7. sınıfı sonradan okudu mu, hangi meslekleri seçtiler, savaş sonrası insanlar nasıl toparlandı, neler yaşandı , travmalarını nasıl atlattılar, nasıl mutlu oldular? 19 yıllık zaman atlaması baya insafsızcaydı bana göre...Mesela George Fred'in ölümüne ne tepki verdi? Lupin'in oğlu nasıl büyüdü? Grimmauld meydanı kimsesiz kalmaya devam mı etti? gibi gibi. Tabii ki tüm sorularım cevaplanamaz ama bir Voldemort tehlikesi olmadan, korku ve endişelerinden özgür karakterlerin mutluluklarını biraz daha görebilirdik. Bu kitap serisine o kadar alıştım ki başka kitap okumak bana çok garip gelecek bir süre sanırım....
Harry Potter ve Ölüm YadigarlarıJ. K. Rowling · Yapı Kredi Yayınları · 201628,8bin okunma
Reklam
NASIL YAŞANIR?
7/10
·432 syf.·
2026 14. kitabı
Roger-Pol Droit, 1949 Paris doğumlu, Fransız filozof, gazeteci, eğitmen ve yazardır. École Normale Supérieure de Saint-Cloud'da öğrenim görmüş. Felsefe alanında öğretmenlik yeterliliği derecesine, felsefe doktorasına ve araştırma yönetme yetkisine sahip. İlk makaleleri 1972 yılında, 23 yaşında henüz bir öğrenciyken Le Monde gazetesinde yayımlanmış. Berck ve ardından Honfleur liselerinde öğretmenlik yapmış. 1989'dan itibaren CNRS'te araştırmacı ve üniversite profesörü olarak görev almış. İlk olarak Hegel ve Marx Üzerine Araştırma ve Dokümantasyon Merkezi'nde, ardından Jean-Pépin Merkezi'nde çalışmış. Ayrıca Le Monde Des Livres, Les Échos, Le Point ve Clés yayınlarında köşe yazarlığı yapmaktadır. Droit’nın araştırmaları, Batı düşüncesinde "öteki"nin temsilleri üzerine odaklanmaktadır. Felsefeyle, edebi ve şiirsel yaratıcılığın kesişim noktasında yer alan alışılmışın dışında, oyunbaz ve kimi zaman şaşırtıcı görünen daha kişisel metinleriyle geniş kitlelerce tanınıyor. Bu tarzın ilk örneği, 24 dile çevrilen ve televizyona da uyarlanan "101 Gündelik Felsefe Deneyimi" adlı eseridir. Droit, bazıları geniş kitleler nezdinde büyük başarı yakalamış olan felsefe ve fikir tarihi üzerine 30’a yakın kitabın sahibi. "Düşünürlerin Eşliğinde (1998)", "Kızıma Dinleri Öğretiyorum (2000)", "101 Gündelik Felsefe Deneyimi (2001)", "Kızıma Felsefe Öğretiyorum (2004)", "Dostlar Arasında Küçük Felsefe Deneyimleri (2007)", "Kısa Felsefe Tarihi (2008)", "Felsefeyle Saadet Olmaz (2015)", "Yalnızca Bir Saatim Kalsaydı (2014)", "Filozoflar Nasıl Yürür? (2016)" ve son olarak "Alice Fikirler Diyarında (2025)" eserlerini yazmış. Droit, geçen yıl yayımladığı bu romanıyla felsefeyi her yaştan okura sevdirmek adına Lewis Carroll'ın klasik kurgusunu felsefi bir zemine taşımış. Harikalar Diyarı’nın yerini kavramların, mantık
Edebiyat
Alice Fikirler DiyarındaRoger-Pol Droit · Domingo Yayınları · 202631 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 55. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 21:04
#SonGün içerisinde kendi hikayesi de bulunan @ozancan_de ın derlediği, edebiyatımızın güçlü kalemlerinin bir araya geldiği ve son gün temalı hikayelerinin bulunduğu bir öykü seçkisidir. Her yazar son günü kendine göre yorumlarken okura da birbirinden güzel ve farklı türde okuma şöleni sunmuş. 19 yazar ve öyküleri kısaca; - Hizmet ettiği aileyi gerçekten sahiplenen bir yapay zekanın aile huzurunu bozan bireye bulduğu çözüm. - Herşeyi unutmadan önceki son günü sahnede karşılamak isteyen oyuncu. - Yaptığı leziz patatesli böreğe atılan iftiranın intikamını son Altın gününde alan ev hanımı. - İkizlerin bedenen birbirlerinden ayrılmadan önceki son anlarını - Son gün temalı öyküsüne yazacak ilhamı arayan ve tekrara düşen bir yazar. - ️Kaybettiği kız arkadaşı ile yaşama sebebini de kaybeden bir erkeği. - Kabul görmemiş, benimsenmemiş aile üyesinin son günü - ️İyi hissetme üzerine kurulu bir toplumda yasak olan duyguya kapılan bireyin son seansı. - Tedaviye başlamadan önce unutmak istenmeyen arkadaşa yazılan son mektup - Hastanede izine ayrılmak için son mesai bitimini bekleyen doktor ve kalmak ile gitmek arasında kalan hastanın son dakikaları - Bir annenin doğmamış bebeğinin son gününü ilk gününe çevirmesi - Balkan Harbinde Rumeli'de bulunan bir gazetecinin katıldığı son vampir avı - Nazi Almanyasında bir diktatör ve sevgilisinin son günü - Yıllar önce bulunan bir gömü ve lanetin son sürprizi - İlk düellosundan kaçan Cem'in son düellosunda yaşadıkları - İdama mahkum arkadaşını kurtarmak isteyen acemi dedektifin son saatleri - Adını ve yaşamı sorgularken Dünyanın son gününü yaşayan Songün'ü. - İçindeki boşluğu sanal ortamda doldurmaya çalışırken kayboluşun güncesini tutanı. - Doğup büyüdüğü asteroitte son gününe uyanan madenci ve kaybettiği anne yadigarı kolyenin sırrı Eğer
Son GünKolektif · Doğan Kitap · 20268 okunma
9/10
·664 syf.··
2026 21. kitabı
Merhaba kitapseverler dostlarım. Sizlere @yavaslakitapkulubu ile okuduğum #janeeyre ile buradayım. Yıllardır gözümü korkutan bu eseri iyi ki birlikte okuduk. Gelelim kadere… Gelelim yaşanılanlara… Gelelim Jane Eyre’ye… Annesi ve babasını küçük yaşta kaybetmiş,dayısı ve yengesine emanet edilmiş, dayısı ölürken de eşinden hayatının sonuna kadar Jane’ye göz kulak olması ve büyütmesi için söz almış. Yengesi ise Jane’i yatılı okula göndermiş. Altı yıl öğrenci iki yıl öğretmen olarak kaldığı bu yurttan kendine yeni bir yol çizerek ayrılmış. Bu yolda yaşadıklarını büyük bir merakla okuduk. Yeri geldi sevindik yeri geldi büyük bir üzüntü duyduk. Bütün kitabı size yazmak isterdim ama bu kadarı kafii :) Hala okumadıysanız bir şans verin. Siz de iyi ki okumuşum diyeceksiniz. biraz yazardan biraz da kitabımızın türünden bahsedip yorumuma son vereceğim. Jane Eyre 19. yüzyıl İngiltere’sinde her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen #janeeyre bir çoklarca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul edilir. yazar ise İngiliz edebiyatının önemli isimlerinden Charlotte Bronte’dir. dönemin ön yargılarından kaçınmak için ilk etapta Currel Bell erkek ismi ile yayımlamıştır. Edebi tarzı ise kendi ayakları üzerinde durabilen, özgür kadın karakter yaratarak erken dönem #feministedebiyatı klasikleri arasında yer almıştır. #sedosokudu
Jane EyreCharlotte Brontë · Koridor Yayıncılık · 202042,2bin okunma
Puan vermedi
Oblomov, ilk bakışta tembellik üzerine yazılmış bir roman gibi görünse de aslında insanın hayat karşısındaki kararsızlığını, alışkanlıklarının esiri oluşunu ve hayallerle gerçekler arasındaki uçurumu anlatan çok güçlü bir eserdir. Romanın yazarı Ivan Gonçarov, yalnızca bir karakter yaratmaz; aynı zamanda bir dönemin ruhunu da gözler önüne serer. Romanın başkahramanı İlya İlyiç Oblomov, günlerinin büyük bölümünü yatağında geçiren, sürekli planlar kuran ama bunları hayata geçirmeyen bir aristokrattır. Yapılması gereken işleri bilir, hatta çoğu zaman doğru olanı da görür; fakat harekete geçmek konusunda büyük bir isteksizlik içindedir. Bu nedenle Oblomov yalnızca bir karakter değil, zamanla bir kavrama dönüşmüştür. Rusçada "Oblomovluk" denilen durum, insanın düşüncelerle yaşayıp eyleme geçememesini ifade eder. Kitabı okurken insan zaman zaman Oblomov'a kızıyor. Çünkü önünde fırsatlar var, onu seven insanlar var, hayatını değiştirebilecek imkânlar var. Buna rağmen sürekli erteliyor, bekliyor ve oyalanıyor. Fakat roman ilerledikçe ona kızmaktan çok acımaya başlıyorsunuz. Çünkü aslında Oblomov kötü biri değil; aksine dürüst, temiz kalpli ve kimseye zarar vermeyen bir insan. Onun asıl sorunu, yaşamın akışına katılacak enerjiyi ve iradeyi kendinde bulamaması. Romandaki en dikkat çekici karakterlerden biri de Oblomov'un arkadaşı Andrey Stolz'dur. Stolz çalışkanlığı, hareketliliği ve hayata bağlılığı temsil eder. Oblomov ise durağanlığı ve pasifliği temsil eder. Yazar bu iki karakter üzerinden iki farklı yaşam anlayışını karşı karşıya getirir. Bir tarafta sürekli üreten ve ilerleyen insan, diğer tarafta huzur arayan ama bu huzuru giderek atalete dönüştüren insan vardır. Romanın duygusal yönünü ise Oblomov ile Olga Sergeyevna arasındaki ilişki oluşturur. Olga, Oblomov'un
Oblomovİvan Gonçarov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202149,9bin okunma
Reklam
Reklam