Her duygu mahcubiyet taşır; ki sadece beden değil, bütün olarak bilinç de dahildir buna.⁶¹ Mahcubiyet, kendini koruma içgüdüsü veya seçilimin getirdiği biyolojik zorunluluklar gibi faydaya dayalı sebeplerle açıklanmak şöyle dursun, nesnesi pek de belli olmayan, ekseriyetle nedensiz bir kaygı olarak tezahür eder; mahcubiyet özü itibariyle "paniktir", yani deneyüstüdür. İster Racine'de olduğu gibi ehlileştirilmiş yabanıllık, ister doğuştan gelen bir ölçülülük olsun, içsel uygarlığımızda bulunan en nazik şeyi temsil eder. Her şeyden önce bir gizeme (bilhassa da duyguların en zengini ve en vakuru olan aşktaki gizeme) gösterilen saygıdır; Ötekinde, öz benliğimizin kendi kendisini tanıdığı o geceye özgü, nüfuz edilmez, gizemli unsura saygı gösterir. Mahcubiyet, budala bir samimiyetle güvenini sarstığımız takdirde sınırlarını ihlal etme tehlikesiyle karşı karşıya kalacağımız, ruhun işleyişine özgü bir tinsel haysiyetin önsezisidir. Bu gizemi, kelimeleri aşıp onları imalı kılan, ifade edilemeyenin hududu olarak betimlemiştik: Bu gizem nasıl ki telaffuz edileni, dile getirilemezin halesiyle çevreliyorsa, kişiyi de baştan aşağı sonsuzlukla kuşatır. Mahcubiyet, bu elle tutulamazın, bu tartıya gelmezin hassas kullanımıdır. Muhabbet beslemenin paradoksal cilvesi olan mahcubiyet, karşısındakini uzaklaştırırken kendine çeker ve beceriksizlik ile zarafetten, cüret ile utangaçlıktan oluşan o parlak albenisini bu tereddüde borçludur; dolayısıyla Leibniz'in deyimiyle motus primo primus (aslî ilk hareket) değil, aksine, doğaya aykırı bir ihtiyat, kendisini kendisinden koruyan bir yüreğin o nefis ölçülülüğüdür. Mahcubiyette, ironide olduğu gibi, bir zaman unsuru vardır. Duygularımız yoğunluklarına göre tertiplendiği ve zımni olanaklarca zengin oldukları için, tüm güçlerini bir hamlede
Alıntı
19:14
Sizinde bunaldığınız Aniden her şeyi bırakıp Şehri terk edesiniz geliyor mu? Yoksa tek bana mı oluyor bu 🙂‍↕️🙂‍↔️
Duygu ve Düşünce
Reklam
اِنَّ الْاِنْسَانَ خُلِقَ هَلُوعاًۙ(19) اِذَا مَسَّهُ الشَّرُّ جَزُوعاًۙ(20) وَاِذَا مَسَّهُ الْخَيْرُ مَنُوعاًۙ(21) (19) Gerçekten insan pek tahammülsüz bir tabiatta yaratılmıştır. (20) Başına bir fenalık geldi mi sızlanır durur. (21) Ama ona bir nimet nasip olursa kendisinden başkasını yararlandırmaz.
Din
Monolog - 19
Düşüncelerim ve hislerim, ruhumun dışavurumu. Hayatıma dair hiçbir şey göründüğü gibi değil; her şey hissettiğim gibi, hatırladığım gibi
Felsefe
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
AYDIN'IN KARACASU İLÇESİ'NDE ŞİİR VE MÜZİK DİNLETİSİ TERTİP EDİLDİ... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 26 Haziran 2026 Cuma günü, saat.21.00'de;Karacasu Kültür Merkezi Karacasu-Aydın adresinde, Egeli Araştırmacı ve Yazarlar Birliği ile Karacasu Belediyesi yöneticileri tarafından ''Şiir ve Türkü Dinletisi'' tertip edilmiştir. Etkinlikte yer alacak şairlerin isimleri aşağıdaki şekildedir, Ali Tuluk-Mehmet Aslan-Ali Yıldırımer-Nazmi Çimenci-Selami Arıkan-Mehmet Gökçe-Yücel Kalaycı. Proğramın müzik kısmında ise Mehmet Dağal-Hüseyin Ongün ve Ferudun Başaran sahne alacaktır. İsteyen herkes bu etkinliği, ücretsiz olarak izleyebilir. **************************************************************************************************** MERT M. YAZAR BODRUM'DA OKUYUCULARI İÇİN KİTAPLARINI İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 4-15 Temmuz 2026 tarihleri arasında ''Turgutreis Meydanı-Bodrum'' adresinde açılacak olan ''YAY-DER Bodrum Kitap ve Edebiyat Festivali'' sırasında Şikago Basın Kulübü Üyesi olan yazar Mert M. Yazar 4-6-7-13-15 Temmuz 2026 tarihlerinde, 19.00-24.00 saatleri arasında okuyucuları için ''Vankay Öyküleri'' isimli kitabı başta olmak üzere yeni yazmış olduğu 3 ayrı kitabını daha okuyucuları için imzalayacaktır. Yazar yaşamını yılın belli zamanlarında Bodrum-İstanbul ve Şikago'da yaşayarak geçirmektedir, fırsat buldukça da çeşitli kitap fuarlarına iştirak etmektedir. **************************************************************************************************** YAZARLAR VE ŞAİRLER DE KIRKPINAR’DA OKUYUCULARI İÇİN KİTAPLARINI İMZALAYACAK... KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 7 Temmuz 2026 Cuma günü başlayacak olan 662. Tarihi Kırkpınar Yağlı Güreşleri Festivali 9 Temmuz Pazar günü son bulacak, bu yıl Trakyalı yazarlar ve şairler de
A'RÂF SÛRESİ
Buyuruldu ki:) “Ey Âdem! Sen ve eşin cennette yerleşip dilediklerinizden yiyin. Ancak şu ağaca yaklaşmayın! Sonra zalimlerden olursunuz.” ﴾19﴿ Derken şeytan, kapalı olan avret yerlerini birbirine göstermek için onlara fısıldayıp kafalarını karıştırdı ve “Rabbiniz size bu ağacı sırf melek olursunuz veya ebedî yaşayanlardan olursunuz diye yasakladı” dedi. ﴾20﴿ Onlara, “Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim” diye de yemin etti. ﴾21﴿ Böylece ikisini de ayartmış oldu. Ağacın meyvesini tattıklarında ayıp yerleri kendilerine göründü. Ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara, “Ben size o ağacı yasaklamadım mı ve şeytanın size apaçık bir düşman olduğunu söylemedim mi?” diye seslendi. ﴾22﴿ Dediler ki: “Ey rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz, bize acımazsan mutlaka ziyan edenlerden oluruz!” ﴾23﴿ Allah, “Birbirinize düşman olarak inin! Sizin için yeryüzünde bir süreye kadar yerleşme ve faydalanma vardır” buyurdu; ﴾24﴿ “Orada yaşayacaksınız, orada öleceksiniz ve oradan diriltilip çıkarılacaksınız” dedi. ﴾25﴿ Ey Âdem oğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise yarattık. Takvâ elbisesi, işte o daha hayırlıdır. Bunlar Allah’ın âyetlerindendir. Umulur ki düşünüp öğüt alırlar. ﴾26﴿ Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne babanızı ayıp yerlerini birbirine göstermek için elbiselerini soyarak cennetten çıkardığı gibi sizi de aldatmasın. Çünkü o ve yandaşları, sizin onları göremeyeceğiniz yerden sizi görürler. Şüphesiz biz şeytanları inanmayanların yoldaşları yaptık. ﴾27﴿
Reklam
Reklam