7/10
·360 syf.··
2026 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 18:40
Toplam 40 bölümden oluşan bu kitap her bölümde farklı bir filozof ve onun düşünce tarzını kronolojik sırayla ele alıyor. Benim gibi nereden başlayacağını bilmeyenler için iyi bir felsefeye başlangıç kitabı olmaya aday. Ben okurken bi yandan da hangi filozofun eseriyle devam etmeliyim diye düşünüyordum. Benim en çok ilgimi çeken iki kısım 19. bölüm Pembe Gerçeklik ve 32. bölüm Yuuh!/Yaşasın! : 19. bölüm Pembe gözlükler takıyorsanız, görsel deneyiminizin her yönü renklenecektir. cümlesi ile başlıyor. Bu bölümü okuduktan sonra bir süre ahlak kavramı ve doğru kavramı üzerine düşündüm. 32. bölüm ise Birinin anlamsıza konuştuğunu bilmenizin bir yolu olsa, ne güzel olurdu değil mi? Sorusu ile başlıyor. Bu bölüm okuduktan sonra kısıtlı ömrümde hangi düşünceler üzerinde kafa yormalıyım, hangi fikirler doğru veya yanlış olduğu üzerinde düşünmeye değer ve hayatımda nelere öncelik vermeliyim üzerine bir süre düşündüm.
Felsefe
Felsefenin Kısa TarihiNigel Warburton · Alfa Yayıncılık · 20208,3bin okunma
7/10
·144 syf.··
2026 48. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 22:39
Selamlar. Georgi Gospodinov'dan okuduğum ikinci kitap bu öyküleri oldu. Tanıştığım Bahçıvan ve Ölüm kitabını beğensem de bu kitabını ortalama buldum. Belki de benim çok öykülerle haşır neşir olmadığımdandır, bilemiyorum. Öncelikle, Ve Her Şey Aya Büründü 139 sayfa olmasına rağmen bir oturuşta bitirilebilecek kitaplardan. Yazarın kalemi, samimi bir üslupla, doğal bir sohbet havasında kendini gösteriyor. O yüzden zor kitapların ardından rahatlıkla okuyabileceğiniz bir eser. İçerisinde 19 öykü karşılıyor bizi. Ölümün, sevginin, baba özleminin, yalnızlığın, özlemin var olduğu öyküler bunlar. Bu öyküler içerisinde 'Baba Edinme' adlı öyküyü bir çok sevdim. Hikâye, anlatılan duygu, o özlem çok güzel geçti bana. Onun dışında çok da beğendim dediğim bir öykü olmadı maalesef. Özgün bir kalem, farklı bakış açısıyla yazılmış öyküler ve samimi bir üslup seviyorsanız seversiniz bence. Altını çizdiğim, çok beğendiğim cümleler olsa da genel anlamda mutlaka okuyun dediğim bir kitap olmadı benim için. Yine de keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Ve Her Şey Aya BüründüGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 2026133 okunma
Reklam
8/10
·134 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 21:41
Sait Faik Abasıyanık 'ın Son Kuşlar kitabını #hikayeler iyileştirir kitap kulübü ile Haziran ayında okuduk. Son Kuşlar kitabı doğanın insanoğlu tarafından tahrip edilmesini ,geri dönüşü olmayan bazı değerleri de kaybetmeyi anlatıyor. Yazar doğa,deniz ve balıkçılık tutkusu olan biri . Gelecek ile ilgili kaygıları olan biri her öyküsünde insanların bencilliğinden doğayı nasıl tahrip ettiklerini anlatmış. Bu kitapta toplam 19 öykü var. Herbiri birbirinden güzel öyküler. İyi okumalar dilerim.
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
8/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 68. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 18:26
Halid Ziya Uşaklıgil’in ilk romanı olan Sefile, 19. yüzyıl İstanbul'unun arka sokaklarındaki yoksulluğu, çaresizliği ve toplumun dışına itilen bir genç kızın trajik öyküsünü gerçekçi bir bakış açısıyla ele alır. Eser, babasını küçük yaşta kaybeden Mazlume adlı iyi niyetli bir genç kızın hayatta kalma mücadelesini anlatır. Annesinin hastalanıp vefat etmesiyle tamamen yalnız ve korumasız kalan Mazlume, bir süre sefalet içinde yaşar, hatta dilencilik yapmak zorunda kalır. Bu çaresiz günlerinde karşısına Mihriban Hanım çıkar. Mihriban Hanım ona yardım eli uzatıyor gibi görünse de aslında kızı İkbal ile birlikte ahlaksız bir hayat sürmektedir. Mazlume, sığındığı bu evin bir fuhuş yuvası olduğundan habersizdir. Bu ortamda Mihriban Hanım'ın kızı İkbal ile yakın arkadaş olur. Ancak Mihriban Hanım, evi sürekli ziyaret eden eğitimli ve varlıklı İhsan Bey'i gözüne kestirir ve İkbal'i onunla evlendirerek hayatlarını düzene sokmayı planlar. Olaylar, İkbal ile İhsan Bey arasında bir aşk başlasa da İhsan Bey'in zamanla Mazlume ile de yakınlaşmasıyla karmaşık ve trajik bir hal alır. Annesinin vefatıyla dengesi bozulan İhsan Bey, iki kadın arasında kalır. Gerçeği öğrenen ve zaten hasta olan İkbal, bu ihanete dayanamayarak hayatını kaybeder. Romanın ilerleyen bölümlerinde olaylar daha da trajik bir hal alır; Mazlume, sefalet ve aşkın getirdiği yıkımların ortasında sürüklenir. Halid Ziya Uşaklıgil
SefileHalid Ziya Uşaklıgil · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20221,866 okunma
Puan vermedi·480 syf.··
2026 473. kitabı
Emma, Jane Austen’ın toplumsal sınıf ayrılıkları, evlilik kurumu ve insan karakterinin zaafları üzerine kurguladığı, mizah ile zekânın harmanlandığı klasik bir başyapıttır. Roman, çevresindeki insanların hayatlarına müdahale etmeyi, onları birbirine yakıştırmayı ve romantik meseleleri yönetmeyi bir görev bilen, zeki, kendine güvenen fakat kendi hatalarına karşı kör olan Emma Woodhouse’un hikayesini merkezine alır. Austen, 19. yüzyıl İngiliz taşra toplumunun dar kalıpları içinde yaşayan kahramanının, kendi yanlış kararları ve bencilliğiyle yüzleşerek nasıl bir olgunlaşma süreci geçirdiğini, keskin bir gözlem gücü ve ironik bir dille anlatır. Toplumsal statü, kibir ve gerçek sevginin ne olduğu üzerine kurulu bu eser, Austen’ın kusursuz karakter analizleriyle okuyucuyu hem gülümseten hem de karakter gelişimi üzerine derinlemesine düşündüren zamansız bir başyapıttır.
EmmaJane Austen · Can Yayınları · 201814,2bin okunma
8/10
·144 syf.··
2026 29. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 21:26
Daha önce adını hiç duymadığım, hiç tanımadığım bir yazarın kitabını rastgele seçerek okumak istedim ve bu kitaba rastladım. Kitabı ilk gördüğümde adı ilgi çekici geldi. Kitap klasik bir aşk, ayrılık, özlem hikayesi. Genel olarak güzel şans verilesi bir kitaptı. Yazar annenin evladı için çektiği acıları çok derinlemesine işlemişti ki takdir etmek mümkün. Kitabın çok anlamsız bulduğun noktası şu "tuzlu su". Yazar hanım hiç gözyaşı dememiş de tuzlu su demiş hep. Açıkçası bu benim pek hoşuma gitmedi, yazarın farklı bir şey yapmak isteği ile yanlış bir hamle yaptığını düşünüyorum. Ağlamak insanı bir ihtiyaç ve ihtiyacı suyun içine karıştırılmış tuz anlamı vererek anlamsızlaştırmış yazarımız. Kitabın ilk başlarında Murat'ın Esrayı kıskanması ve Esra'nın bağımsız olma isteğiyle sınırlarından kurtulma çabasını çok sevdim. Ben kitabın ileri taraflarında bağımsız ve güçlü bir kadın olarak tek başına yaşamaya devam eden bir Esra bekliyordum fakat hemen yeni birine şans veren Esra ile karşılaştım, bunu da anlayabiliyorum hayat böyledir zaten. Esra'nın oğluna kavuşması sahnesini onca duygusallıktan sonra biraz yetersiz buldum. Çünkü tam 19 yıl beklenmis bir hayatın akışı yarım sayfaya sığmamalı bence. Kavuştukları sahnede Aydın'ın da kesinlikle olması gerektiğini düşünüyorum ayrıca. Çünkü sadece Esra'nın oğlu kaybolmamıştı, Aydın'ın da çocuğuydu ve bütün acıyı Esra çekiyor gibi gösteriliyordu bence. Okunmaya değer bir kitap, bir şans verin yeni yazarlar tanıyın derim.
S'aklımdasınYasmin Korkut · Az Kitap · 20202 okunma
Reklam
Reklam