"Coca-Cola gazozunun gerçek formülü esasında kokain içerirdi. Uyuşturucu karşıtı yasa için halk protestolarının başladı­ğı 1903 yılında bu madde formülden çıkarıldı."
Sayfa 193·Kitabı okuyor
Alıntı
Suat Hayri Ürgüplü (1903-1981). Şam’da doğdu. Son Osmanlı şeyhülislâmlarından Hayri Efendi’nin oğlu. Hukuk öğrenimi gördü. 1925-1929 arasında Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus değişimini denetleyen komisyonda çalıştı. 1929-1932 arasında İstanbul’da hakimlik yaptı. 1935’te milletvekili seçildi. 1943-1946 arasında gümrük ve tekel bakanlığı görevinde bulundu. 1952-1961 arasında Bonn, Londra, Washington ve Madrid’le büyükelçilik yaptı. 1961 de senatör oldu ve 1965’te partilerüstü bir hükümet kurmakla görevlendirildi. Kabinesi aynı yıl yapılan seçimler tamamlanıncaya kadar görevde kaldı. 1972’de aynı görev kendisine bir kez daha verildi, ama kabinede değişiklik yapması istenince istifa etti. 1971’de siyasetten uzaklaştı.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Fahri Korutürk (1903-1987). 1923’te Bahriye Mektebi’ni (sonradan Deniz Harp Okulu) bitirdi. Birçok elçilikte deniz ataşeliği yaptı. 1950’de amiral oldu. 1957’de Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. 1960’ta emekliye ayrılarak önce Moskova’ya sonra Madrid’e büyükelçi olarak atandı. 1968’de senatör seçildi. 1973-1980 arasında Türkiye’nin altıncı cumhurbaşkanı olarak görev yaptı.
Beşiktaş, 1903 yılında Serencebey'deki Osman Ferit Paşa Konağı'nda Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü olarak kurulmuştu. Çünkü sadece jimnastik yapmaları koştuğuyla gençlerin bir araya gelmelerine izin veriliyordu.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Ahmed el-Shamsy'nin ikinci bölümde ve eserin başka kısımlarında da (meselâ bk. s. 23, 59, 293) tekrarladığı bir iddia var; o da XIX. asrın başlarında âlimlerin, sonrasında canlandırılacak olan "eski" klasik eserlere “şaşılacak derecede" ilgisiz olduklarıdır. 8Yazara göre bunun sebeplerinden biri XI-XIX. asırlara hakim olan "metinsel skolastisizm", yani medresenin ve ilmiyenin öne çıkardığı kitaplara, onların usul ve muhtevasına mutlak körükörüne) bağlılık (bir tür şerh-haşiye edebiyatı), ikincisi de "epistemolojik ezoterizm", yani "hal ilmi" olan, derunî-iç tecrübeye dayanan tasavvufun kitabı ve okumayı reddeden yahut önemsizleştiren bir karaktere bürünmesidir. 8 Yazar güzel ve doğru örnekler de veriyor. Meselâ "1900'lerin başına kadar İbn Teymiye'nin çok sayıda yazısının [risâlesinin?] neredeyse hiçbiri neşredilmemişti" (s. 271); "Taberi'nin IX. yüzyılda telif ettiği Kur'an tefsiri 1890'larda hiç bilinmiyordu, ancak metin yeniden keşfedilip 1903'te neşredildiğinde klasik tefsirlerin mükemmel örneklerinden biri haline gelmiştir" (s. 356)."s.67
Sayfa 67 - Dergâh Yayınları·Kitabı okuyor
Tenis kadınlar arasında daha da yaygın bir spor olur. Tenis kulüpleri daha küçüktür, daha ucuza yönetilirler ve golf kulüplerinden daha iyi yerlerde konumlanmışlardır. Özel kız okullarında tenis eğitimi verilir; karışık çiftler maçları evlenecek yaşa gelmiş gençlerin birbirleriyle tanışması için harika bir fırsattır. Kadın tenisi kısa süre içinde Wimbledon'da kendine yer edinir ve "küçük mucize" Lottie Dod orada on beş yaşında, teklerde beş şampiyonluğundan ilkini kazanır. Hokey oyuncusu, golfçü, patenci ve olağanüstü bir okçu olan Lottie Dod çağdaş zamanlarda, spor alanındaki ilk kadın kahraman olur. Kaldı ki alışılmadık bir profil çizer ve orta sınıf kızlar için bir model olarak görülmez. İngiltere'de, Fransa'da, Almanya'da ve ABD'de serbest mesleklerle uğraşanlar ve işinsanlarının seçkin tabakası tenisi gerçek anlamda evlilikle ilgili bir pazara dönüştürür. Bir genç kız için, kortta iyi oynamaktansa zarif ve çekici olmak daha önemlidir. "Birçok Fransız hanımı tenis oynuyor" "ama onlar arasında iyi oynayana ender rastlanıyor." diye yazar 1903 tarihli İngilizce bir kılavuzda. Kadınlar hâlâ elbiseli, şapkalıdır, uzun kollu bluzlar giyerler. Oyunun gerekliliklerinden ziyade başka hedefler belirler onların giyimini. Kadın tenisi öyle bir başarı kazanır ki, erkekler kimi zaman bu sporu yapmaktan rahatsız olurlar: "Bu oyun tembellere, zayıflara uygun, ama kürekçilikle ya da daha soylu sporlarla uğraşan erkeklerse çimlerin üstünde tenis oynamaktan utanırlar" diye yazar, 1878 tarihli Harvard öğrenci gazetesinde. Aslında tenis bir kadının zinde ve sağlıklı olduğunu gösterecek kadar bedensel güç, hareketlilik gerektirir, ama onun doğurgan ve dekoratif kimliğini değiştirecek kadar değil.
Düzeltilen, Çalıştırılan, Yetkinleştirilen Beden/İşlenen Beden 19. Yüzyılda Jimnastikçiler ve Sporcular/Kadınlarda Spor·Kitabı okudu