Yüzyıllarca süre zavallı Türk, gaddar sultanların ökçeleri altında ezilmiş, galip geldiği zamanlarda fethettiği beldelerde bile kötü idarelerin perişanlığından ve acz ve gafletten mağlup zilleti çekmeye mahkûm bırakılmıştı. Bütün hayatında bir kürek mahkûmu sefaleti ile beli bükülmüş, uğursuz baskı zinciri ile sürüklenerek tek bir nefes alamamış, tek bir gün görememişti.
Nihayet son savaşın feci hezimeti onu bütün bütün kırdı, bütün bütün yıktı. Hiçbir milletin görmediği kahredici medetsizlikler, yırtıcı çaresizlikler göğsüne yığıldı. Öyle belalar ki en metin, en dayanıklı milletleri hemen yıkarlar ve mutlaka ezerlerdi. Türk'ü de pençeleri altında baş aşağı ve hayatsız bıraktılar; harap ve kahrolmuş yere serdiler. Artık tükenme ve dağılma mutlak ve muhakkaktı...
İşte doğar doğmaz etrafına harikalar ve mucizeler saçan güneş gibi sen o zaman bu karanlık içinde doğdun; ve ancak o zamandır ki başında bir kahraman görünce tarihin kaydetmediği büyüklükleri hiç yoktan ortaya koyacak bir tabiatta yara- tılmış Türk kendini sana kavuşunca buldu. En kuvvetli milletleri yıkmış, harap etmiş bir savaş ve mağlubiyetten sonra bir işaretinle tekrar canlandı; bir emrinle tekrar dikildi ve nefes alamayacak sanılırken tekrar savaşa başlayarak muzaffer oldu.
Yokluktan varlıklar çıkardın. Dahiyane usüllerinle düşmanı avucunun içinde kıstırarak ezdin ve mahvettin. İşte Türk bu ilahi zaferinle vücut buldu ve senin sayende yaşıyor. Bizi kurtaran sensin ve bugünkü Türk'ü tam olarak sen yarattın.
En hakikî ve en sade anlamıyla bir mucizenin üstün eseri olan bu kurtuluş ve zaferi ileriki nesillerin hafızasına işlemek ve tespit arzusuyla yazdığım bu romanın ilk sahifesine perestişkârın ve minnettarın bir yazar sıfatı ile takdis makamında senin yüceltilmiş ismini yazmaklığıma izin ver sevgili
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İngilis katolikləri, yəhudiləri və işçilər XIX əsrdə səs vermək hüququna malik idilər. XX əsrin ikinci onilliyinə qədər qadınların səsvermə imtiyazı yox idi və yalnız 1928-ci ildə kişilərlə bərabər səsvermə hüququ əldə etdilər... Fransız qadınlar, kişilərdən yüz əlli il sonraya, 1945-ci ilə qədər səs verə bilmədilər; İsveçrədə qadınlar 1971-ci ilə qədər səs verə bilmədilər.
İsyan neden 1936'da patlar? 1929'da ABD'de başlayıp kısa sürede dünyayı saran büyük buhran ( 20 yüzyılın en büyük ekonomik krizidir). Filistin ekonomisini de boğaza sokar. 1928'de ABD ve Kanada'nın artan Yahudi göçüne karşı koyduğu kota, Hitler’in Alman yahudilerine uyguladığı baskılarla birleşince , 1930'larda Almanya ve Avrupa'da Filistin'e göçler bir anda ikiye katlanır. Öyle ki 1931'de 174.000 olan yahudi nüfus 1936'da 382 bine yükselir; yani sadece 5 yıl içinde manda topraklarındaki yahudi oranı; yüzde 19'dan %28'e çıkar. Kaynakları sınırlı olan Filistin, böylesine hızlı bir nüfus artışını kaldırabilecek durumda değildir. 1935'te yahudilerin elindeki toprak parçası, yüzde beşi kadardır; ama problem, bu toprakları etkili dikili alanların %10'unu teşkil etmektedir. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 15-16-17 Dipnot)
“Türk dili, dillerin en zenginlerindendir. Yeter ki bu dil şuurla işlensin. Ülkesini, yüksek istiklalini korumasını bilen Türk milleti, dilini de yabancı diller boyunduruğundan kurtarmalıdır.”
Mustafa Kemal Atatürk
1 Kasım 1928
Cumhuriyet`in önünde, savaştan yara bere içinde çıkmış ve işgücünü savaşlarda yitirmiş ülkeyi kurtuluşa erdirme sorumluluğu vardı. 1923'ten 1930'a kadar liberal piyasa ekonomisi denendi. Sanayileşmeyi destek için çıkarılan Teşvik- i Sanayi Kanunu, kalkınmaya da yoksulluğun yenilmesine de çare olmadı. Zaten dünya, ABD'de 1929da başlayan ekonomik krizle sarsılmaktaydı. Ünlü ekonomist Keynes'e göre, dizginsiz kapitalizmin uçuruma sürüklediği toplumu, "piyasanın gizli eli" değil, devletin ekonomiye müdahalesi kurtarabilirdi. Başkan Roosevelt, "New Deal" politikasını hayata geçirerek, devlet yatırımları ve tüketimin arttırılması yöntemiyle krizden çıkışı sağladı. 1917de kurulan Sovyet Sosyalist Cumhuriyet Birliği ise 1928'den itibaren kalkınma planlarıyla sanayileşmekteydi.