Yaşamaya Dair
1 YASAMAK SAKAYA GELMEZ, BÜYÜK BİR CİDDİYETLE YASAYACAKSIN BİR SİNCAP GİBİ MESELA, YANI, YASAMIN DIŞINDA VE ÖTESİNDE HİÇBİR ŞEY BEKLEMEDEN YANI, BÜTÜN İŞİN GÜCÜN YASAMAK OLACAK. YAŞAMAYI CİDDİYE ALACAKSIN, YANI, O DERECEDE, ÖYLESİNE Kİ, MESELA, KOLLARIN BAĞLI ARKADAN, SIRTIN DUVARDA, YAHUT, KOCAMAN GÖZLÜKLERİN, BEYAZ GÖMLEĞİNLE BİR LABORATUARDA İNSANLAR İÇİN ÖLEBİLECEKSİN, HEM DE YÜZÜNÜ BİLE GÖRMEDİĞİN İNSANLAR İÇİN, HEM DE HİÇ KİMSE SENİ BUNA ZORLAMAMIŞKEN, HEM DE EN GÜZEL, EN GERÇEK ŞEYİN YASAMAK OLDUĞUNU BİLDİĞİN HALDE. YANI, ÖYLESİNE CİDDİYE ALACAKSIN Kİ YASAMAYI, YETMİŞİNDE BİLE, MESELA, ZEYTİN DİKECEKSİN, HEM DE ÖYLE ÇOCUKLARA FALAN KALIR DİYE DEĞİL, ÖLMEKTEN KORKTUĞUN HALDE ÖLÜME İNANMADIĞIN İÇİN, YASAMAK, YANİ AĞIR BASTIĞINDAN. 1947 (2) DİYELİM Kİ, AĞIR AMELİYATLIK HASTAYIZ, YANI, BEYAZ MASADAN BİR DAHA KALKMAMAK İHTİMALİ DE VAR DUYMAMAK MÜMKÜN DEĞİLSE DE BİRAZ ERKEN GİTMENİN KEDERİNİ
Bazı yazarlar neden boykot edilmeli?
📍İsrail Devleti'nin kurucu ideolojisi s*yonizm, siyasetten önce edebiyatta doğdu. 📍Theodor Herzl, 1897'de İsviçre'nin Basel şehrinde Birinci S*yonist Kongre'yi topladı ama s*yonist düşüncenin kökleri İngiliz, Fransız, Alman ve Rus edebiyatlarında en az bir asır öncesine uzanıyor. 📍"S*yonist kültür ve edebiyat olmasaydı, onları güçlendiren siyasi s*yonizm ve Hristiyan s*yonistler olmasaydı, belki de 14 Mayıs 1948'de İ*rail'in kuruluşunu görmeyecektik." 📍Y*hudi halkının tarihsel serüveni, S*yonist yazarlar tarafından ilerideki devlete hazırlık olarak kurgulandı; yaşanmış her olumlu ya da olumsuz olay, adeta bu devletin inşasında kullanılan birer tuğla gibi metinlere taşındı. 📍Bazı metinlerde Filistin halkı hayvan gibi tasvir ediliyor. 📍Modern İbranice'nin doğuşu da edebi projeydi. 📍Sadece Y*hudiler değil, Hristiyan s*yonistler de eserler kaleme aldı. Kaynak: aa.com.tr/tr/ayrimcilikha...
Filistin
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Küresel siyaset sahnesinde bugün haritalara baktığımızda gördüğümüz sınır çizgilerinin çok büyük bir kısmı, adil birer bölüşümün değil, sömürgeci imparatorlukların geri çekilirken bilerek yanlış attığı dikişlerin eseridir. İngiltere, Fransa, İspanya gibi emperyal güçler egemenlik alanlarını terk ederken arkalarında net, hukuki ve homojen sınırlar bırakmak yerine, pimi çekilmiş el bombaları andıran "Kasıtlı Çözümsüzlük" alanları imal etmişlerdir. Bu stratejinin temel amacı; yeni kurulan devletlerin enerjilerini birbirleriyle savaşarak tüketmesini sağlamak, bölgesel bir süper gücün doğuşunu engellemek ve her iki tarafı da kalıcı olarak Batılı bir hakeme ya da silah tüccarına muhtaç kılmaktır. Dünya üzerinde bu sinsi mühendislikle üretilmiş, günümüzde hâlâ kanayan ve küresel dengeleri sarsan en kritik sınır sorunlarını şu şekilde haritalandırabiliriz: 1. Güney Asya ve Uzak Doğu: İngiliz Sömürge Laboratuvarı İngiltere, sömürgelerinden çekilirken harita üzerinde cetvelle çizgi çekme ve etnik/dini unsurları birbirine düşürme konusunda en kusursuz sabıkaya sahip ülkedir. Keşmir Meselesi (Hindistan - Pakistan): 1947 yılında İngiltere alt kıtayı apar topar ikiye bölüp giderken, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ama yöneticisi Hindu olan Keşmir’in statüsünü ucu açık bıraktı. Bu bilinçli belirsizlik, iki komşu ülkeyi nükleer silahların gölgesinde üç büyük savaşa sürükledi. Sorun bugün hâlâ iki ülkenin kalkınma enerjisini emen kalıcı bir kara deliktir. Durand Hattı (Afganistan - Pakistan): 1893 yılında İngiliz diplomat Mortimer Durand tarafından çizilen bu sınır, Peştun etnik kökenine sahip halkı tam ortasından ikiye böldü. İngiltere bölgeyi terk ettikten sonra Afganistan bu sınırı hiçbir zaman tanımadı. Bugün Taliban yönetimi dahil tüm Afgan hükümetleri ile Pakistan
Tarih
Çınaraltı dergisi ve Türk milliyetçiliği (Pınar Tunç)
"Çınaraltı dergisi, 9 Ağustos 1941 - 9 Haziran 1948 yılları arasında yayınlanmış 161 sayı boyunca ağırlıklı olarak edebi, ilmi, iktisadi, dini ve tarihi alanlarda yetkin kişilerin görüşlerine sayfalarında yer vermiş veTürkçülüğü benimseyerek döneminin önemli ve uzun soluklu dergilerinden olmuştur." Kitabımda Çınaraltı dergisini derinlemesine inceledim ve ana konularından olan Türkçülük,milliyetçilik, Türk milliyetçiliği konularını ayrıntılarıyla anlattım. ( Kitabımı bütün dijital kitapçılardan tedarik edebilirsiniz.)
İ*rail sadece 7 Ekim'den itibaren 21.000 çocuğu ö.ldürdü. Açlık, susuzluk, ilaçsızlık, salgın hastalıklar, çadırlardaki soğuk ve sıcak koşullar, haşereler nedeniyle gerçekleşen vefatlar dahil değil. İ*rail hapishanelerinde akıbeti belli olmayan çocuklar dahil değil. Bombalanan bina enkazları altında kalarak vefat eden çocuklar dahil değil. Yetişkinler, yaşlılar dahil değil. 1948-2024 Ekim arası dahil değil. Sadece 7 Ekim'den itibaren...
Filistin
Vartan İhmalyan 1913'de Konya'da doğdu. 1944'de Robert Kolej'in mühendislik bölümünü bitirdi. 1948'de Fransa'ya gitti. Daha sonra da Macaristan, Polonya ve Çin'e... 1961'de Moskova'ya gelen İhmalyan, 1987'de ölümüne kadar orada yaşadı. "Benim iki anadilimden ilki Türkçe'dir" diyen İhmalyan'ın anılarını (Vedat Türkali ve Mete Tuncay'ın yapıt üzerine düşüncelerini yansıtan yazılarıyla birlikte) Türk okuruna sunarken, aynı zamanda onun, kitabının Türkiye'de yayınlanma dileğini de yerine getirmiş oluyoruz.
Edebiyat