9/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2026 27. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:47
𝕂𝕚𝕥𝕒𝕡 𝕐𝕠𝕣𝕦𝕞𝕦 Selçuk Baran'ın 15 yaşından başlayarak tuttuğu günlükler, gençlik heyecanlarından edebiyat üzerine düşüncelerine, aile hayatından yazarlık sancılarına kadar geniş bir dünyanın kapısını aralıyor. Onun diğer kitaplarını okumuş biri olarak 'Günlükler', diğer kitaplarını tamamlayan ve onu daha yakından tanımamızı sağlayan bir kaynak niteliğinde. Tıpkı kitaplarının arka bahçesinde gezinmek gibi. Severek okudum, günlük tarzı sevenlere tavsiyemdir.
Günlükler (1948-1989)Selçuk Baran · Can Yayınları · 202460 okunma
Parazitlerin Kaotik İktidarı
Puan vermedi·808 syf.··
2026 13. kitabı
·
32 günde okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2026 16:41
1948 Peru darbesi... General Manuel Arturo Odría Amoretti'nin başkanlığında, 27 Ekim 1948'de Arequipa'da gerçekleşen ve kendisi tarafından "Onarıcı Devrim" diye adlandırılarak, José Luis Bustamante y Rivero hükümetini indirerek yönetimi ele geçirdiği, "Ochenio" olarak bilinen 8 yıllık, Peru için militarizme dönüş, liberal ekonomik politikalar, APRA liderlerinin baskı ve zulmü ve kentli halk sınıfları üzerinde manipülatif popülizm anlamına gelen bu diktatörün yönetim sürecinin; baskılar altında, 1956'da genel seçimler düzenlemek zorunda kalarak ve başkanlık seçimlerini Manuel Prado Ugarteche'ye karşı kaybedişine tanıklık eden yazarımızın kaleminden dökülenlere şöyle bir bakınca, siyaset yapanlar ile siyasete maruz kalanlar arasında okyanusları aşan bir fark var mıydı? Bence yoktu. Evine ekmek götüremese de kerhane/meyhane yoluna uğramadan evine gitmeyenler ile para içinde yüzüp bir evi kerhane/meyhaneye döndüren insanlar. Aşağıdan yukarıya yukarıdan aşağıya aynı orantıda birbirine kuyu kazan, yüze gülen, zaaflar üzerinden entrikalar çeviren, eğitim seviyesi yüksek olsun olmasın zekiliği, kurnazlığı ve sinsiliği ile her şeyi kendi lehine çevirmenin yolunu bulabilenler ile bunların tuzaklarıyla pusulalarını şaşıranların, yaka silktiren ilişkileri. Güç ve maddiyata sahip olmanın verdiği konforla, olmayanları aşağılayanlar ve olmadığı için bu aşağılamaya katlanan mazlumların yanı sıra bu düzene ayak uyduran yalaka takımları... "Bakanlığın önerdiği ücret artışı gayet makul,", "Pereira işçileri ikna etsin, bu talepler listesi tartışması son bulmalı. Orada gergin bir ortam yaratılıyor ve gerginlikler ajitasyon için elverişli bir ortam doğurur.".... "Neyin uygun olduğunu ya da neyin olmadığını uzun zamandır bilmiyorum," ... "Tek bildiğim bana uyan ya da uymayan." sözlerin
Katedral'de SohbetMario Vargas Llosa · Can Yayınları · 2022156 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Dağların, asiliğin, bir ağıtın şairi..
10/10
·184 syf.·
2026 116. kitabı
"Seni, baharmışın gibi düşünüyorum, Seni, Diyarbekir gibi..." Diyarbakırlı olan şair, Doğu Anadolu coğrafyasının ve insanının kültürünü içine sindirerek büyümüştür. İlk şiirleri 1948- 1951 yıllarında yayımlanmış, öğrenim gördüğü gençlik yıllarında tutuklanmıştır. "Bu zindan, bu kırgın, bu can pazarı, Macera değil. Yaşamak, sade "yaşamak". Hasretinden Prangalar Eskittim kitabıyla yüreğinize dokunuyor Ahmed Arif. Okudukça şiirlerinin kalitesini anlıyorsunuz, laf kalabalığına ve saçma duygusallıklara yer yok. Bu kitap kaç kere okusanız da size her defasında farklı farklı duygular hissettiricek. Yüz yıl sonra da okunsa, değerinden hiçbir şey kaybetmeyecek. 'Cehennem yürekli bir yiğit' selam olsun sana...
Hasretinden Prangalar EskittimAhmed Arif · Metis Yayınları · 201748bin okunma
Ah benim Limon Ağacım, çok güzeldin.
Puan vermedi·400 syf.··
2026 68. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 02:41
Limon Ağacı'nı sevdim, çok sevdim. Şimdi size bunun nedenlerini ve kitabın konusunu genel hatlarıyla özetleyeceğim. Sevme nedenlerimden ilki araştırma tarzında yazılmaktansa roman tarzında yazılıp yer yer araştırma tadını da vermesi. İsrail-Filistin çatışmasını siyasi liderler, savaşlar ve diplomatik süreçler üzerinden değil, bu çatışmanın merkezinde kalan insanların hayatları üzerinden anlatması. Ama yazarın çok kapsamlı bir araştırma süzgecinden geçtiğini de görebiliyordum okurken, yani roman zaten deyip yalnızca olaya odaklanmaktansa sıkça bilgi veriyor. Karakterlerimiz de Filistinli Bashir Khairi ile İsrailli Dalia Eshkenazi. (Dalia, Dalin'le benzer geldi, bu aralar Filistin'le ilgili her şeyde kendimden detay buluyorum. Algıda seçicilik mi yahut işaret mi anlayamıyorum.) Bashir'in ailesi 1948'de Ramla'dan ayrılmak zorunda kalırken, Dalia'nın ailesi Avrupa'da yükselen antisemitizmden kaçarak İsrail'e yerleşiyor ve tesadüf eseri aynı eve taşınıyor. Kitap, bu iki farklı göç ve yerinden edilme deneyimini karşılaştırmalı biçimde ele alırken çatışmanın her iki tarafındaki tarihsel hafızayı da görme imkânı sunuyor sizlere bu çok güzel. Yani bilmiyorum benim için sanırım bilgi vermesi hep çok hoşuma gitti oysa amacım artık bilgi almaktansa bağımsız bir şeyler okumaktı ama hoşuma giden tafaf ise tarihi genel çerçeveye alabilmiş olması oldu. Bakın. Osmanlı İmparatorluğu'nun son döneminden başlayarak İngiliz Mandası yıllarına, İsrail Devleti'nin kuruluşuna, 1948 savaşına ve sonraki gelişmelere kadar uzanan geniş bir tarihsel süreçten bahsediyorum. Yani aslında okurken karakterlerin yaşadıklarını yalnızca kişisel trajediler olarak değil, bölgenin siyasi ve toplumsal dönüşümlerinin bir sonucu olarak değerlendirebiliyorsunuz bu da size kişisel olarak siyasi bir pencere açıyor.
Limon AğacıSandy Tolan · Pegasus Yayıncılık · 20227,8bin okunma
10/10
·99 syf.··
Beğendi
·
2026 219. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 19:58
Şimdi ağzımdan garip bir söz kaçıracağım! Eserimi, kumar hakkında bu zamana kadar yazılmış bir çok eserlerle mukayese etmeden söylüyorum: Dünyada (Dostoyevski)den itibaren, bu mevzuda yazılmış nice piyes ve roman okudum. Fakat hiçbirinin, kumar ejderhasını tam yakalayıp sımsıkı çevreleyebilmiş olduğuna inanamadım. Aman, sakın “İşte buna ben muvaffak oldum!” dediğimi sanmayınız! Demek istediğim şu ki, bir türlü yazılamayan, dibine ulaşılamayan ve daima satıhlarında dolaşılan bu cehennem ikliminin, bu âciz eserimle ben de derinliğine dalamamış bulunuyorum ama, dalınması gereken bir derinliği olduğunu ve o mıntıkanın bakir kaldığını haber vermek cesaretini gösterebiliyorum; gerisi, dâvanın başı ve sonu, ilk ve son söz burada değil, orada, sahnede... Necip Fazıl Kısakürek / 1948
Hayata Dair
Parmaksız SalihNecip Fazıl Kısakürek · Büyük Doğu Yayınları · 2017665 okunma
Puan vermedi·104 syf.··
Beğendi
·
2026 76. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 14:12
LÜZUMSUZ ADAM-SAİT FAİK ABASIYANIK,104 sayfa Yazarın 1948 yılında yazdığı bu kitabında 14 öykü bulunmaktadır.Kitap,toplum içinde silik,yalnız,içe dönük,kendi dünyasında yaşayan,tabiri caizse etliye sütlüye karışmayan “küçük insanları” anlatmakta.Hikayelerdeki karakterlerin büyük çoğunluğu yalnızlık duygusu içindeki insanlardır.Kalabalıklar içinde ama insanlarla bağ kuramayan,kaçmak isteyen aynı zamanda da karşı tarafa sevgi duymak isteyen insanlar.Yazar bu duyguları çok güzel işlemiş öykülerinde. Kitaba adını veren ve aynı zamanda ilk öykü olan “Lüzumsuz İnsan” tüm öykülerin özeti gibi… Kitaba ismini veren "Lüzumsuz Adam" karakteri (Mansur Bey), 7 yıldır İstanbul'un dar bir mahallesinden dışarı çıkmamış, günlerini hep aynı şekilde geçiren yalnız biridir. Günlerini kahvehanelerde, meyhanelerde ve sokaklarda yürüyerek geçiren tam bir “aylak".Toplumun gözünde bir baltaya sap olamamış, "lüzumsuz" biridir. Ancak Sait Faik, bu lüzumsuzluğu bir acizlik olarak değil; modern hayata, toplumsal kalıplara, paranın ve statünün getirdiği sahteliğe karşı sessiz bir direnç, bir özgürlük alanı olarak işler. Hikayelerin hepsi İstanbul’da geçtiği için yazar bize adeta bir İstanbul nostaljisi yaşatmakta. Şehrin kokusu, kahvehanelerdeki tütün dumanı, meyhane gürültüleri ve sokak sesleri, hikâyelerin arka planı olmaktan çıkıp adeta birer kitap karakteri gibi gerçeğe dönüşmektedir.Eski Yeşilçam filmlerini izler gibi o sahneler okuyucunun gözleri önünden birer film şeridi gibi geçmekte.Benim aynen öyle oldu…
Lüzumsuz AdamSait Faik Abasıyanık · Kırmızı Kedi Yayınevi · 202510,4bin okunma