Protestantism also spread in Korea. In 1960 one in twenty Koreans identified as Protestant. By 2010 that number was one in four. In 2020 Korea was home to five of the world’s largest churches, the largest of which, Yoido Full Gospel Church, began in 1961 and was believed to have 800,000 members in 2018.
Tekin Alp (Moiz Cohen, Munis Tekinalp) (1883-1961). Musevi bir aileden gelme. Selanik’te hukuk öğrenimi gördü. 1905’te gazetelerde yazıları çıkmaya başladı. 1908’de İttihat ve Terakkiye katıldı. 1912’de İstanbul’a geldi. İstanbul Üniversitesinde hukuk ve iktisat dersleri verdi, ama yaşamını esas olarak tütün ticareti yaparak kazandı. Farklı bir kökenden gelmesine karşın önde gelen bir Türk milliyetçisi ve Türk milliyetçiliği, pan-Türkizm ve ulusal ekonomi alanlarında çok sayıda yazısı olan bir yazar.
Reklam
Şemsettin Günaltay (1883-1961). Darülmuallimin-i Aliye’de (Yüksek Öğretmen Okulu) ve İsviçre’de öğrenim gördü. Öğretmenlik yaptı. İttihat ve Terakkiye katıldı. 1914’te İstanbul Üniversitesİ’nde Türkçe ve İslâm tarihi profesörü oldu. Ulum-ı Edebiye Fakültesi dekanlığına getirildi. 1915’te siyasete atılarak mebus seçildi. Mütareke döneminde öğrencileri ulusal direniş yanlısı protesto gösterilerinde yöneterek sivrildi. İstanbul’da yeraltı direniş örgütlerinde çalıştı. 1923-1954 arasında milletvekilliği yaptı. 1949- 1950’de başbakanlık görevinde bulundu. 1960 darbesinden sonra Kurucu Meclis üyesi, bir yıl sonra da senato üyesi oldu. Siyasi kariyerinin yanısıra bilimsel çalışmalarını da sürdürdü ve İslâm’ın modern bir yorumunu yapan çok sayıda eser yayınladı.
Suat Hayri Ürgüplü (1903-1981). Şam’da doğdu. Son Osmanlı şeyhülislâmlarından Hayri Efendi’nin oğlu. Hukuk öğrenimi gördü. 1925-1929 arasında Türkiye ile Yunanistan arasında nüfus değişimini denetleyen komisyonda çalıştı. 1929-1932 arasında İstanbul’da hakimlik yaptı. 1935’te milletvekili seçildi. 1943-1946 arasında gümrük ve tekel bakanlığı görevinde bulundu. 1952-1961 arasında Bonn, Londra, Washington ve Madrid’le büyükelçilik yaptı. 1961 de senatör oldu ve 1965’te partilerüstü bir hükümet kurmakla görevlendirildi. Kabinesi aynı yıl yapılan seçimler tamamlanıncaya kadar görevde kaldı. 1972’de aynı görev kendisine bir kez daha verildi, ama kabinede değişiklik yapması istenince istifa etti. 1971’de siyasetten uzaklaştı.
VE NAMAZ 1961’de kaleme alınmış bir not: «Bugün ne halde miyim? 1961 yılının Mayıs ayında?.. Söyliyeyim? Dostlarıma «zahit» görünmek değil de -Allah saklasın-düşmanlarıma «softa» görünmek ve yeni bir nefret vesikası vermek için söyliyeyim... Biraz da, en büyük hayâ mevzuu olan namazın, sırasında nasıl bir ilâna medar olabileceğini göstermek için haykırayım: Her gün, o günün beş vaktini, zamanında edâdan başka, ayrıca iki günlük kaza namazı kılıyorum. Bu senenin Ramazanında, kazalarımı, bir gün ilâvesiyle üç güne çıkardım. 1957 hapsinden beri tuttuğum ve üstüne «İptilâ Defteri» yazdığım, kocaman bir defterim var... Hapishane notlariyle dolu... Bu defterin sonuna, bülûğa erdiğim tarihten bugüne kadar, her seneyi ay ay gösteren bir tablo ekledim. Bu tabloda geçmiş yılların devre devre kılınabilmiş eda namazlarını, ay ay, mavi mürekkeple karaladım. Kaza namazlarını da kırmızı mürekkeple... Böylece, Allah nasip ederse, mavi mürekkeple ileriye doğru, kırmızı mürekkeple de geriye doğru giden devrelerime yetişecek, Efendi Hazretlerini tanıdığım zamana varacak, oradan da bülûğ zamanıma ulaşacağım. Ömrüm olursa, ondan sonra, tek vakit borcum kalmamış olarak edâlara devam... Defterde, belki maviden çok kırmızı görünecek ama, ne yapayım?.. Allaha ahdim var: – Her gün, en aşağı şu kadarına ahitliyim... Allah ve kul hakkı olarak üzerimde ne kadar borç varsa, bunların hepsini ödetmeden canımı alma... Allahla beraber bütün inananları şahit tutuyor ve onlardan duama ortak olmalarını diliyorum. Namaz, Efendimden aldığım feyizle, benim için her işin başı, her oluşun temeli, dinin direği... Onsuz hiçbir şey konuşamam; ne konuşur, ne konuştururum.
Cemal Gürsel (1895-1966). 1. Dünya Savaşı’na katıldı. 1918 de Filistin’de İngilizlere esir düştü. Bir yıl sonra özgürlüğüne kavuştu. Önce İstanbul’a döndü, kısa bir süre sonra Anadolu direniş hareketine katıldı. Kurtuluş Savaşı’ndan sonra Harp Akademisi’nde eğitimini tamamladı. 1946’da generalliğe yükseldi. 1958’de Genelkurmay Başkanlığı’na atandı. 3 Mayıs 1960’ta öneri ve uyarılarda bulunan bir mektubu yüzünden DP hükümeti tarafından emekliye sevk edildi. 27 Mayıs 1960 darbesinin başına getirildi ve darbeden sonra Milli Birlik Komitesi başkanlığını üstlendi. 1961 seçiminden sonra tabii senatör oldu. 26 Ekim 1961’de dördüncü cumhurbaşkanı seçildi. 1966’da görevini sürdürürken, yedi ay komada kaldıktan sonra öldü.
Reklam
Reklam