İnzivada mı? Nasıl bir inziva?
"Eve kapandım! Okuyor, yazıyor ve musiki dinliyorum."
"Ne zamana kadar devam edecek bir firar?"
Doğru söylüyordu, benimki inziva değil, firardı.
Kısa bir yolculuğa çıkarmak istiyorum sizi 21. Yüzyıldan pek de farkı olmayan 20. Yüzyılın buhran dönemine. Kitap aslında Joad ailesinin serüveni gibi gözükse de aslında bütün göçmenlerin serüvenini ele almaktadır.
Tarımda makine kullanımının yaygınlaşmasıyla fakirleşen çiftçilerin borç batağına nasıl sağlandığı, bankaların çiftçilerin topraklarına nasıl el koyduğunu, topraksız kalan çiftçilerin göçü ve göç ettiklerinde iş, barınma, ırkçılık gibi sorunlarla mücadelesini ele alıyor.
DİN
Kitap boyunca din olgusu baskın olarak Casy ve delirdiği düşünülen bir kadının üzerinden verilir. Casy aslında günahkar bir papazdır. Vaftiz ettiği kızlardan biriyle her defasında vaftiz sonrasında çayırda yatar. Bu çürümüş din adamı olgusu aslında Casy'i de zamanla rahatsız etmeye başladığı için papazlıktan vazgeçmiştir. Fakat ara ara gene de onun ruhunu daraltan bir şeylerden haberdardır.
Casy'nin düşünceleri aslında dikkat çekicidir. O adeta istersen din adamı ol gene de günaha bürünürsün imajını verir çünkü; şeytan (papaz da olsan) içindedir.
Casy bilinmezlik içindedir. Eski bir papaz olarak ruhunu kaybetmistir ve aramak için düşünce denizinde yitip gitmiştir.
"Ne günah diye bir şey var, ne de sevap diye! Yalnızca millet ne yapıyorsa o var..."
Papazlık aslında Casy'in ruhunu sıkıştırmıştır. Papazken çoğu hak istemeden de olsa elinden alınmıştır. Örneğin; o varken kimse hikâyeler anlatmıyor, anlatsa bile Casy gülemiyordu ya da canı küfretmek istese küfredemiyordu çünkü; toplumda ona biçilmiş bir rol vardı. O role uymak zorundaydı. Papazlıktan vazgeçince kısmi de olsada özgürlüğe kavuşmuştur.
Casy aslında ona öğretildiği kadarıyla bir din adamıydı, yapıştırmaydı bunu kitapta kendisi itiraf eder.
"Ben kutsal dediğim zaman ne demek istediğimi bile bilmiyordum."
BUHRAN YILLARI
20.
Gazap ÜzümleriJohn Steinbeck · Sel Yayınları · 202045,8bin okunma