Ubeydullah ile Remle çifti de, inançları uğruna çok sevdikleri vatanlarını bile terk etmişler, ama asla dinlerinden taviz vermemişlerdi. Üstelik hicret esnasında Hz. Remle hamile olduğu halde, o haliyle çıkmıştı bu zorlu yolculuğa. Burada ki fedakarlık gözlerimizi yaşartıyor. Ulaşımın çok zor olduğunu, yol emniyetinin de olmadığını bildiği halde, hamile haliyle yola çıkması, üzerinde düşünülmesi gereken bir erdemdi.
Bana nasıl baktı... Nasıl, nasıl baktı ya Rabbim... Ya sesi nasıl bir iltifat edasıyla doluydu. Ah bu kadınlık.. Bu sevdiği erkeği mutlu etmek ihtiyacı, nasıl beni harap ve perişan ediyor... Acaba onun mutluluğuna yeter miyim? Ve o benimle yetinir mi? Ve acaba onun tabii zor beğenir olan şair ve yüksekten uçan ruhu, beni takdire değer bulur mu? Onun tanıdığı ve özellikle zengin, seçkin, şairane hayal dünyasında yaşattığı güzelliklere göre benim bir önemim olur mu? Of, bütün bu şeyler, bu bilinmeyen şeyler...