Hiçbir şeye ebedi bağlanma. Her şey senden kopacaktır. Neye maliksin? Hiç. Neye malik olacaksın? Hiç. Bununla beraber her şey senindir, her şey insanındır. 
Yorumuma Muhteşem! Diyerek başlamak istiyorum çünkü bundan sonra yazacaklarım bu “Muhteşem” kelimesinin genişletilmiş hali olacaktır.
Suskunlar, yazarın yazdığı beşinci eser; benim ise yazardan okuduğum ikinci eserdir.
Postmodern bir anlayışla yazılmış tarih, felsefe, tasavvuf ve musiki eseridir. Eserde, küçük görünen bir sürü olay aslında ana temayı oluşturur. Arka planda ise musikinin 7 üstadının cinayeti anlatılır. Kitabın son bölümü olan “Segâh” bölümünde tüm sırlar çözülüyor ve zincirler birbirine bağlanıyor. Bu kadar karmaşık olayın çözümlenebilecek olması merak unsurunu had safhada tutmaktadır.
Olayların önemliliği kadar karakterlerde önemlidir.
•Eflatun, en önemli karakterlerden olup tasavvuf kimliğiyle ön plana çıkmaktadır.
•Davut, kötülere karşı iyiliğin savunucusudur. İyi olmanın ödülünü romanın sonunda almaktadır.
•Cüce Efendi, bana göre en ilginç karakterdir. Kötü bir karakter olduğu için roman sonunda cezalandırılır.
Suskunlar’ı okurken hep bir “acaba ne olacak?” Diye okudum. Yazar, okuyucu üzerinde merak unsurunu hep gözetmiş ve yüksek tutmuştur. O kadar sevdim ki söyleyeceğim güzel kelimelerin bu eser yanında sönük kalacağının bilincindeyim. Bundan dolayı sadece okuyun ,okuyun ve okuyun diyorum. Kitapla kalın