O sadece sevmişti, aşk kelimesinden belirsiz, önemli hissedilen en büyük anlamına kadar sevmiş, ölümlere kadar sevmişti; fakat onu istemenin bile büyük bir suç olduğunu görerek hayatta sevdikleri tarafından sevilenler de olduğunu düşününce ah ediyordu.
Mahremiyetsiz, samimiyetsiz, yapmacık yapmacık bir taklitten, soğuk sarı bir taklitten ibaret bir hayat. Her görüştüğünle muhteşem bir yarış, bir mücadele, bir düşmanlık... Hiçbir el sıkamazsın ki mümkün olsa seni bir çukura itmeyeceğine emin olasın. Hiçbir ses işitmezsin ki senin yokluğunda en hain, en haksız bir alayda, bir ayıplamada bulunmayacağına emin olasın. İkiyüzlülük, alay, kendini beğenme, bencillik... Bu aç kurdun elinde bütün yüzler morarmış, bütün gözler bulanmış, herkesin başarısı öbürlerinin ayaklar altında ezilmesiyle gerçekleşecek gibi bir çekememezlik, bir kin, kimse kimseyi beğenmez.