Türker Okullu

Türker Okullu
@1redread
9/10
·385 syf.··
Beğendi
·
2020 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2020 18:06
"Madam Bovary, kendini, içinde yaşadığı çevreden üstün gören, kocasıyle geçirdiği silik hayattan nefret edip daha ince bir yaşam isteğiyle kendini bir takım kuklalara, taşra çapkınlarına kaptıran kadının hikayesidir." diyor pek sevgili Nurullah Ataç. Haklı da, sanırım hiçbir yorum bu güzel ve çarpıcı romanı bu kadar güzel anlatamazdı. Madam Bovary, her şeyden önce yanlış bir evliliğin sonucunda naif bir aşk arayan saf duygulu bir kadının hikayesidir. Bir manastırda eğitim görmüş, fakir sayılamayacak bir babanın kızıdır. Kocası Charles ise bir doktordur. Madam Bovary yani Emma Bovary kocasıyla bir sevgi ve ilgi duyduğuna inanarak evlenmiştir ancak çok geçmeden kocasının da ilgisizligi yani ruhsal durumunu, duygularını ve isteklerini fark edemeyişinden dolayı büyük nir hayal kırıklığına uğrar ve bu hayal kırıklığı gittikçe nefrete dönüşür. Emma Bovary naif, hisli bir aşk istemektedir ancak insan sarrafı olamayışından ötürü kocasını aldattığı iki adam onun ruhsal durumunu daha da bozmuştur. Bunlardan birisi taşra çapkını Radolphe diğeri ise bir noter olan Léon'dur. Radolphe Emma Bovary'e gönül eğlendirmek için yakınlaşır ama Emma ise tüm saflığıyla bunun büyük bir aşk olduğuna kendisini inandırır. Çok geçmeden bu ilişki bir felaket olarak -en azından Emma için bir felaket- sona erer. Emma'nın sağlığı bir ands kötüleşir. Bu durumu zorlukla aşar. Léon ise bir noterdir. Radolphe'e kıyasla onun niyeti gönül eğlendirmek değil gerçekten de bir aşk olabilir ancak bunu tam bilemedim. Léon tutumlu, düzenli, planlı ve biraz da ürkek bir adamdır. Emma'nın aradığı aşkı ona bir türlü veremez. Charles'a gelecek olursak tamamiyle bir saflığın, güvenin ve belli edemese de karısına olan aşkın romandaki sarsılmaz karakteridir. Ancak ne yazık ki ne aşkı Emma için ilgi çekici olmuştur, ne
Edebiyat
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,8bin okunma
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
2020 32. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2020 12:07
Yoğunluktan dolayı anasayfamda kendimi bu kitaba başlamış olarak kaydetmişim ancak bugün bitirebildim. Elime aldığımda bir çırpıda okunan bir mektuptu. Franz Kafka'yı seven okurları bilir ki Kafka romanlarını, öykülerini ve diğer yazınlarını okunmak için yazan birisi değildir. Bu yüzden her yazdığı kitapta rahattır, dürüsttür ve her yazısı otobiyografik izler taşımaktadır. İncelemeye geçmeden önce şunu belirtmek isterim eğer Franz Kafka'yı okumaya başlayacaksanız ilk önce hayat hikayesini okuyun. İlk olarak Babaya Mektup eserini okuyun aksi takdir de sizler de Franz Kafka'yı anlamayanlar kervanına katılırsınız. Bir baba ve oğul çatışması. Aslında her baba ve oğul arasında bir çatışma vardır. Bu çatışmalar oğulun kişiligini kazanmak, özgürlüğünü kazanmak için verdiği savaşlarken babalar için de bir güç savaşıdır. Franz Kafka ve babası Hermann Kafka'nın çatışması demek istediğimin belki de en güzel ve özel örneğidir. Hermann Kafka güçlü, azimli, otoriter ve istediğini yapan bir adamdır ancak Franz Kafka babasının tam zıttı yönde bir kişidir. Zayıf, çelimsiz, özgüvensiz ve yaptığı her işte bir yanlış olduğuna inanan ve başardığı her işin aslında şans eseri olduğunu bir sonraki işinde çuvallayacağını hisseden daha doğrusu bir toplum baskısı hisseden birisidir. Mektubundaki şu kısım bu durumu çok daha iyi açıklamaktadır. " İlkokulun birinci sınıfını asla geçemem diye düşünüyordum, ama başardım, hatta dereceye bile girdi; ancak lise giriş sınavını asla kazanamam sandım lakin başardım; ama artık lise birinci sınıfta mutlaka sınıfta kalırım dedim; hayır, sınıfta kalmadım ve sürekli başardıkça başardım. Ancak bunların sonucunda bir güven doğmadı, tersine -senin aksi yüzünde bunun adeta kanıtını bulurdum- ne kadar çok başarırsam, işin sonunun o ölçüde kötü
Edebiyat
Babaya MektupFranz Kafka · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202254bin okunma

Türker Okullu

, bir kitap okudu
10/10
·57 syf.··
Beğendi
·
3 günde okudu
·
2020 32. kitabı
Franz Kafka
7.3/10 · 54bin okunma
Güneşin doğrudan ortasına uçmak gerekmez, ama güneşin arada bir vurduğu ve insanın azıcık ısınabildiği dünyanın temiz bir köşesine gidip sığınmak yeterlidir.
Edebiyat